Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13673 E. , 2024/9411 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2213 E., 2021/2236 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen k
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13673 E. , 2024/9411 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2213 E., 2021/2236 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 20.02.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanunun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. B. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2019 tarihli ve 2018/107 Esas, 2019/115 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası,53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ve 1.250 TL adli para cezasına karar verilmiştir. C. Kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 3. Ceza Dairesinin 03.11.2021 tarih, 2019/2213 Esas, 2021/2236 Karar sayılı kararı ile değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında verilen cezanın hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayini kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; dava konusu olay, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay günü saat 19.30 sıralarında İzmir Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Şube Müdürlüğü'ne bağlı motorsikletli timinde görevli polis memurlarının olağan denetimleri sırasında Ballıkuyu Mahallesi ... Caddesi 1056 Sokak üzerinde tanık H.A'nın kullandığı ticari taksinin bekleme yaptığı, polis memurlarının taksiyi takibe aldıkları, aracın yanına bir erkek şahsın yaklaştığı, polis memurlarının motorunun sesini duyan taksiye yanaşan şahsın geri çekildiği ve yere birşey attığı, taksinin yolcu koltuğunda oturan erkek şahsın şoför penceresi tarafından kolunu salladığı ve sağ ön koltuktaki bu şahsın koltuğa bir şeyler saklamaya çalıştığının görülmesi üzerine araç dışında bulunan sanık ...'nın yakalandığı, çevrede yapılan araştırmada aracın yan tarafından yaklaşık 1 metre uzaklıkta araçla sanık ...'nın arasında yerde şeffaf poşet içerisinde uyuşturucu madde olduğu değerlendirilen maddenin ele geçirildiği, aracın sağ ön koltuğunda oturan şahsa araçtan inmesi gerektiği söylenerek araçtan indirildiği, şahsın taksi şoföründen 200 TL para üstünü istediğini söylediği, taksi şoförünün şahsın kendisine 30 TL para verdiğini beyan etmesi üzerine rızasıyla araç içerisinde yapılan aramada bir adet 200 TL, bir adet 20 TL ve bir adet 10 TL paranın iç içe buruşturularak sağ ön koltuk altına atılmış halde bulunduğu, sanık ...'nın soruşturma aşamasında uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu kabul etmesi, polis memurlarını görünce üzerinde taşıdığı uyuşturucu maddeyi yere atması, uyuşturucu almak isteyen araçtaki tanık M.A isimli şahsın da parayı vermek istediği sırada polislerin gelmesi üzerine parayı buruşturarak koltuğun altına atması, tutanak tanıkları ve ticari taksi şoförünün beyanı ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında sanığın uyuşturucu maddelerini satmak için bulundurduğu gerekçesiyle sanığın eyleminin sabit olduğundan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Olay günü motosikletli timde görevli polis memurunun tanık H.A'nın kullandığı ticari taksinin şoför tarafından bir şahsın bulunduğu, hızla araca yaklaştıkları sırada aracın dışında bekleyen şahsın araçtan uzaklaştığı, araçta yolcu olarak bulunan tanık M.A'nın şoför penceresi tarafından kolunu salladığı ve sağ ön koltuğa bir şeyler sakladığının görülmesi üzerine sanığın yakalandığı, duran araca yaklaşık 1 metre uzaklıkta şeffaf poşet içerisinde uyuşturucu maddeler ele geçirildiği, tanık M.A'nın sürücüden 200,00 TL para üstünü alamadığını söylemesi üzerine tanık H.A'nın aracı kontrol edildiğinde sağ ön yolcu koltuğu alında buruşturulmuş vaziyette bir adet 200,00 bir adet 20,00 1 adet 10,00 TL olmak üzere 230,00 TL'nin ele geçirildiği, sanığın yakalama anında yerde bulunan uyuşturucu maddenin kendisine ait olmadığını beyan ettiği, ilk derece mahkemesince sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın suça konu uyuşturucu maddeyi içmek amacıyla satın aldığını sorguda beyan etmiş olması, taksi şoförü tanık H.A uyuşturucu madde satışına ilişkin bir beyan duymadığını, alıcı konumunda bulunan tanık M.A'nın sanıktan uyuşturucu madde satın almadığını, Diyarbakır'dan tanıdığı için araçla giderken görünce aracı durdurup sanıkla konuştuğunu, alışverişe ilişkin zabıt mümzi tanıkların tutanak içeriğine göre net bir bilgilerinin olmaması karşısında sanığın üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediğine dair şüpheden yoksun kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden yakalanan uyuşturucu miktarı dikkate alındığından, sanık hakkında kurulan hükmün kaldırılarak kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasında, 188 inci veya 190 ıncı maddelerde tanımlanan suçlardan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun 191 inci madde kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilmesi hükme bağlanmış, 191 inci maddenin dokuzuncu fıkrasında ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümlerinin uygulanacağı..." belirtilmiştir. Dolayısıyla sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi çerçevesinde karar verilen "Tedavi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri" ve "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararlarının kesinleşmesinin 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra "Kamu Davası Açılmasının Ertelenmesi" kararı verilmesini engellemeyeceği de gözetilerek; 1) Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" veya 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararının ihlali niteliğinde görülüyorsa, bu suç 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince soruşturma ve kovuşturma nedeni yapılamayacağından düşme kararı verilip ilgili Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, 2) Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre verilen "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı" yoksa 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı" verilmesi gerektiğinin gözetilmesi, 3) Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince "hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı" verilmiş ve bu kararların ihlali nedeniyle açılan davalardan mahkûmiyet kararı verilmiş ise bu suç doğrudan soruşturulması ve kovuşturulması gereken suç olacağından yargılamaya devam olunarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi çerçevesinde bir hüküm kurulması, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 3. Ceza Dairesinin 03.11.2021 tarih, 2019/2213 Esas, 2021/2236 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanunu'nun 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.