Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13735 E. , 2024/9952 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2162 E., 2020/1114 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik isti
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13735 E. , 2024/9952 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2162 E., 2020/1114 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2018 tarihli kararı hakkında sanık ve müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 04.11.2020 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, aynı suçtan Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/195 Esas, 2018/946 Karar sayılı dava dosyasında verilip kesinleşen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsubu ile cezanın neticeten 11 ay 7 gün hapis cezası olarak infazına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Sanık müdafinin temyiz isteği, kararın yerinde olmadığına, aleyhe hususları kabul etmediklerine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz isteği, beraatine karar verilmesine, olmadığı takdirde hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Olayın intikal şekli, sanığın aşamalardaki savunmaları, ekspertiz raporları, tahlil sonuçları, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, aşağıda belirtilen bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ve sanığın adli sicil kaydı ve Mahkemece yapılan kabule göre, sanığın temyiz incelemesine konu 03.07.2015 tarihli eylemi ile temyiz dışı 05.06.2015 tarihli eylemi nedeniyle iki ayrı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından temyiz incelemesine konu 03.07.2015 tarihli ... ile temyiz dışı 05.06.2015 tarihli eylemlerin zincirleme suç oluşturduğu kabul edilerek hüküm kurulduğu belirlenerek yapılan incelemede: Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre, uygulamada sıklıkla karşılaşılması nedeniyle, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararının esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi kapsamında ... cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı neviden işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Bu açıklamalar ışığında somut dava dosyası incelendiğinde; sanığın temyiz dışı 05.06.2015 tarihli eylemi nedeniyle Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/195 Esas, 2018/946 Karar sayılı dava dosyasının soruşturma aşamasında 28.07.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, hapis cezasının temyiz edilmeksizin 20.11.2018 tarihinde kesinleştiği, ayrıca sanık hakkında temyiz incelemesine konu 03.07.2015 tarihli eylemi nedeniyle de 30.09.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, temyize konu davanın söz konusu erteleme kararının ihlali neticesinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece öncelikle, sanık hakkında temyiz dışı 05.06.2015 tarihli eylemi nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen dava dosyasının aslı veya onaylı örnekleri getirtilip, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz mercii ve süresi ile ihtaratlarının usulüne uygun olup olmadığı, bu kararın sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği denetlenerek erteleme kararının usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmişse tarihi belirlenmelidir. Zira, sanık hakkında birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği anlaşılmakta olup açıklandığı üzere bunlardan usulüne uygun olarak ilk kesinleşen erteleme kararı esas alınmalıdır. Sanık hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları içinden ilk önce usulüne uygun olarak kesinleşen erteleme kararı tespit edilip hangisinin hukuki sonuç doğurmaya esas alınması gerektiği belirlendikten sonra, her iki erteleme kararının verilme tarihleri dikkate alındığında temyiz inceleme konusu 03.07.2015 tarihli ... ile temyiz dışı 05.06.2015 tarihli eylemin erteleme kararları verilmeden ve kesinleşmeden önce işlenmiş olduğu, bu iki eylemin yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre tek suç olarak kabul edilerek hüküm kurulması gerektiği nazara alınmalıdır. Bu itibarla, temyiz inceleme konusu eylemi nedeniyle sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 3. ve 61. maddeleri kapsamında ... cezanın belirlenmesi sırasında takdiren alt sınırdan uzaklaşılabileceği göz önünde bulundurulmalı, bu şekilde şekilde sonuç ceza tespit edildikten sonra temyiz dışı 05.06.2015 tarihli eylemi nedeniyle yapılan yargılama neticesinde kesinleşmiş hapis cezası mahsup edilip sonuç ceza tespit edilmelidir. Açıklanan hususlar nazara alınmadan, sanık hakkında, temyize konu 03.07.2015 ve temyiz dışı 05.06.2015 tarihli eylemlerinin tek suç olduğu göz ardı edilerek, zincirleme suça konu olduğu tespitiyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.11.2020 tarihli ve 2018/2162 Esas, 2020/1114 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/4. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde karar verildi.