Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13718 E. , 2024/9977 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/970 E., 2021/1620 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istina
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13718 E. , 2024/9977 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/970 E., 2021/1620 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.01.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.01.2020 tarihli kararı hakkında sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 09.06.2021 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz isteği, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının ve sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Olayın intikal şekli ve zamanı, suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesine ilişkin kolluk görevlileri tarafından tutulan tutanak, sanığın müdafii huzurunda alınan aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen uyuşturucu madde çeşidi ve miktarı, ekspertiz raporu, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki sanık hakkında uyuşturucu madde ticaretinden hüküm kurulması gerektiğine dair bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde ise aşağıda belirtilen bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesinde, 188. veya 190. maddelerde tanımlanan suçlardan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun 191. madde kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilmesi hükme bağlanmış, 191/9. maddesinde ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümlerinin uygulanacağı..." belirtilmiştir. Dolayısıyla sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle Mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/8. maddesi uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 191/2-3 maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veya 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi çerçevesinde karar verilen "Tedavi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri" ve "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararlarının kesinleşmesinin 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra "Kamu Davası Açılmasının Ertelenmesi" kararı verilmesini engellemeyeceği de gözetilerek; 1. Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" veya 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu kararların ihlali niteliğinde görülüyorsa, bu suç 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi gereğince soruşturma ve kovuşturma nedeni yapılamayacağından düşme kararı verilip ilgili Cumhuriyet Savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, 2. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" veya 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesine göre verilen "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı" yoksa veyahut yargılama konusu suç 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi gereğince verilmiş "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri" kararının ihlali niteliğinde değilse, 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi gereğince "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı" verilmesi gerektiğinin gözetilmesi, 3. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" veya 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi gereğince "hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı" verilmiş ve bu kararların ihlali nedeniyle açılan davalardan mahkûmiyet kararı verilmiş ise bu fiil doğrudan soruşturulması ve kovuşturulması gereken suç olacağından, Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.06.2021 tarihli ve 2020/970 Esas, 2021/1620 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/4. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde karar verildi.