İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/13691 Karar: 2024/9608 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13691 K.2024/9608

8. Ceza Dairesi 2024/13691 E. , 2024/9608 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2944 E., 2020/2297 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahk

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/13691 E. , 2024/9608 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2944 E., 2020/2297 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahk

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/13691 E. , 2024/9608 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2944 E., 2020/2297 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un, 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile altıncı fıkrası, 43 üncü maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İstanbul Anadolu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2019 tarihli 2018/438 Esas ve 2019/420 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. C. Sanığın istinaf talebi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 05.11.2021 tarih, 2019/2944 Esas, 2022/2297 Karar sayılı kararı ile ilk derece hükmü kaldırılarak 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümleri uygulanmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; pişman olduğuna, artık uyuşturucu madde kullanmadığına, kararın bozulmasını talep ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre, dava konusu olaylar, sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçlarını işlediği iddiasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında uyuşturucu madde kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 191 maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de, verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında uyuşturucu kullandığı ve bu suçu daha önce hakkında verilen erteleme süresi zarfında işlediği, bu sebeple 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, denetimli serbestlik tedbiri infazı esnasında suç işlediğinden bahisle kovuşturma şartının ortadan kalkmış olması nedeni ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8 .maddesi gereğince davanın düşmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesinin düşme kararının açıkça dayanaktan yoksun bulunduğu, sanığın üzerine atılı suçu işlediği tüm dosya kapsamından sabit görülmekle sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal nedeniyle kaldırılarak kamu davası açıldığından bahisle, 12.03.2018-26.03.2018-26.03.2018 tarihlerinde inceleme konusu bu suçlar nedeniyle doğrudan 04.07.2018 tarihinde kamu davası açıldığının belirtildiği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında sanığın daha önce 03.10.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ancak, sanığın tedbirin gereklerine uygun davranmadığının anlaşılması üzerine, erteleme kararı kaldırılarak iddianame düzenlenerek açılan kamu davasında İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği, ancak UYAP sorgulamasında ve dosya arasında sanık hakkında, daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği, tebliği ya da kesinleşme tarihine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği ve bu evrakın incelenen dosya arasında da bulunmadığı anlaşılmakla, Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hüküm, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinden, söz konusu dosyanın aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına konulması gerektiği ve incelemeye konu 10.04.2018 tarihli ... nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılmış ise de, 03.10.2015 tarihli ... yönünden kesinleşen söz konusu dosyanın tamamının aslı ya da onaylı örneği dosya arasına alınarak, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği incelenip temyize konu suç yönünden dava açma koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılarak, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği de gözetilip sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 05.11.2020 tarih, 2019/2944 Esas, 2020/2297 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla