Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14252 E. , 2024/4951 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/91 Esas, 2018/870 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARIBA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14252 E. , 2024/4951 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/91 Esas, 2018/870 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARIBA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli, K2018/91 Esas, 2018/870 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 192 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 ncimaddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 12.12.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/150498 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/150498 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın 27.11.2017 tarihli eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20.01.2018 tarihli ve 2018/2592 sayılı iddianamesi ile " ... İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/1101 sayılı Soruşturma sonunda şüpheli hakkında aynı suçtan dolayı cezalandırılması için kamu davasının açıldığı, yargılamanın İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/91 esasına kayıtlandığı, 6545 sayılı kanunun 68 maddesi ile değiştirilen TCY sının 191/6 maddesinde de“ Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez..” hükmü bulunmasına göre; hakkında verilen kamu davasının açılması ertelenmesi kararı sonrasında hakkında dava açılan şüphelinin dava açıldıktan sonra 27.11.2017 tarihinde tekrar yukarıda anlatıldığı şekilde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 maddesi kapsamında kalan suçu işlediği delillerden anlaşıldığından ... " şeklindeki gerekçe ile kamu davası açılması üzerine sanığın mahkûmiyetine karar verilip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, İzmir 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2018 tarihli ve 2017/677 Esas, 2018/226 sayılı Kararı incelendiğinde, iddianamede belirtilenin aksine sanık hakkında açıldığı iddia olunan İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/956 sayılı dosyasının ... ve ... oğlu ... adına açıldığının anlaşılması üzerine dava şartının oluşmadığı ve sanık hakkında öncelikle 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2 nci maddesine göre işlem yapılması gerektiğinden bahisle durma kararı verildiği, diğer taraftan; Sanığın, önceki 10.02.2017, 30.01.2017 ve 19.01.2017 tarihli eylemleri ile ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 2017/2814, 2017/1020 ve 2017/1558 sayılı kamu davasının ertelenmesi kararlarınında itiraz süresi ve merciine ilişkin bilgilerin yer almadığı gerekçesiyle sanığın anılan tarihli uyuşturucu kullanma eylemlerinin bir arada toparlanarak yine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 2022/3270 sayılı kamu davası açılmasının erteleme kararı verilmiş ise de, 02.11.2017 ve 27.11.2017 tarihli eylemlerininde yer aldığı yeni ve ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. B. Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası, 232 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 291 inci maddesi uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, başka bir suçtan dolayı İzmir Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunan ve duruşmaya katılan sanığın yüzüne karşı verilen 04.12.2018 tarihli kararda, ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de karara itiraz edebileceği hususu gösterilmediğinden, kanun yolu bildiriminin eksik olduğu ve sanığın yanıltıldığı, bu nedenle anılan kararın da kesinleşmediği anlaşılmıştır. C. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu kararın olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.