İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14368 Karar: 2024/9164 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14368 K.2024/9164

8. Ceza Dairesi 2024/14368 E. , 2024/9164 K. "İçtihat Metni" MAHKEME- KARAR : 1.İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2018/490 Esas, 2020/140 Karar sayılı kararı 2. İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2018 tarihli ve 2018/627 Esas, 2018/646 Karar sayılı kararı SUÇ : Kullanmak için uyuşturu

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14368 E. , 2024/9164 K. "İçtihat Metni" MAHKEME- KARAR : 1.İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2018/490 Esas, 2020/140 Karar sayılı kararı 2. İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2018 tarihli ve 2018/627 Esas, 2018/646 Karar sayılı kararı SUÇ : Kullanmak için uyuşturu

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14368 E. , 2024/9164 K. "İçtihat Metni" MAHKEME- KARAR : 1.İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2018/490 Esas, 2020/140 Karar sayılı kararı 2. İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2018 tarihli ve 2018/627 Esas, 2018/646 Karar sayılı kararı SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2018/490 Esas, 2020/140 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 01.07.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2018 tarihli ve 2018/627 Esas, 2018/646 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 07.01.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40828 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,18.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40828 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1) İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2020 tarihli ve 2018/490 Esas, 2020/140 sayılı kararının incelenmesinde, sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 03/06/2018 tarihli eylemi nedeniyle 14/07/2018 tarihli iddianame ile açılan davada; sanığın 06/01/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını müteakip yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi üzerine İstanbul Anadolu 5. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davada ısrar şartının gerçekleşmemesi nedeniyle durma kararı verilmesi gerekirken 09/09/2014 tarihli eyleminden beraat kararı verilmiş ise de, 03/06/2018 tarihli eylemin 5 yıllık erteleme süresi içinde işlendiği gerekçesiyle İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2020 tarihli ve 2018/490 Esas, 2020/140 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan kanunun 51/1. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş ise de, sanığın 09/09/2014 tarihli eylemi nedeniyle beraat kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi nedeniyle incelemeye konu 03/06/2018 tarihli eylemin ilk suç olacağı, bu nedenle sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmek üzere durma kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet kararı verilmesinde, Kabule göre de, 26/09/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesinleşmesinden önce işlenmesi nedeniyle zincirleme suç hükümleri uygulanmak üzere Beykoz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/483 esas sayılı dosyası ile birleştirme kararı verilmemesinde, 2) İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/12/2018 tarihli ve 2018/627 Esas, 2018/646 sayılı kararının incelenmesinde ise sanığın aynı suçtan 19/08/2018 tarihli eylemi nedeniyle 09/11/2018 tarihli iddianame ile açılan davada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan kanunun 51/1. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, 19/08/2018 tarihli eylemin 26/09/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında önce olduğu, dolayısıyla Beykoz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/483 Esas sayılı dosyası kapsamında zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2018/490 Esas, 2020/140 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; A.Şüpheli hakkında 03.06.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2018 tarihli, 2018/118276 Soruşturma, 2018/29564 Esas, 2018/20690 sayılı iddianamesi ile hakkında daha önceden gerçekleştirdiği eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının ihlal edilip dava açılması sebebiyle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 23.01.2020 tarihli ve 2018/490 Esas, 2020/140 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 01.07.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. 2.İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2018 tarihli ve 2018/627 Esas, 2018/646 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; A.Şüpheli hakkında 19.08.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2018 tarihli, 2018/181366 Soruşturma, 2018/42864 Esas, 2018/30102 sayılı iddianamesi ile hakkında daha önceden gerçekleştirdiği eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının ihlal edilip dava açılması sebebiyle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B.İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 12.12.2018 tarihli ve 2018/627 Esas, 2018/646 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 07.01.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Dosya arasındaki İstanbul Anadolu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2017 tarihli ve 2016/497 Esas, 2017/224 Karar sayılı kararının incelenmesinde; Şüpheli hakkında, 09.09.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2015 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, şüphelinin 05.10.2014 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararı kaldırılarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2015 tarihli iddianamesi ile düzenlenen kamu davasında yapılan yargılama sonucunda İstanbul Anadolu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2017 tarihli ve 2016/497 Esas, 2017/224 Karar sayılı kararı ile sanığın tedavi gereklerini ihlal etmede ısrar şartının gerçekleşmemesi gerekçesiyle 09.09.2014 tarihli atılı suçtan dolayı beraat kararı verildiği, kararın 13.06.2017 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. Dosya arasındaki Beykoz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2019/483 Esas, 2019/524 Karar sayılı kararının incelenmesinde; Şüpheli hakkında, 29.06.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2018 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, soruşturmanın devamında erteleme kararının kaldırılarak şüphelinin 29.06.2018, 21.10.2018 ve 17.02.2019 tarihli eylemleri ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinden bahisle Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2019 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında Beykoz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2019/483 Esas, 2019/524 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 12.04.2022 tarihli ve 2021/479 Esas, 2022/1074 Karar sayılı kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. 3.Dava dosyaları kapsamında somut olayların incelenmesinde; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi uyarınca, "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı kanun yoluna başvuru süreleri yanıltmaya sebep olmayacak şekilde itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, ancak usulüne uygun biçimde verilmiş, kesinleşmiş ve ihlali nedeniyle kamu davası açılmış olan "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararından daha sonraki eylemler nedeniyle de 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca da doğrudan kamu davası açılıp hüküm kurulabileceği, somut olayda şüpheli hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 09.09.2014 tarihli eylemi nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararının ihlal edildiği iddiasıyla açılan kamu davasında İstanbul Anadolu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2017 tarihli ve 2016/497 Esas, 2017/224 Karar sayılı beraat kararı verildiği ve bu karar ile kanun yararına bozma istemine konu dava dosyalarındaki 03.06.2018 ve 19.08.2018 tarihli eylemlere ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılmasının dayanağın ortadan kalktığı, eylemlerin tarihleri itibarıyla usulüne uygun bir biçimde verilmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmadığından dava şartının da gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Bu eylemlerden sonra ise Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının verildiği ve ihlali neticesinde yapılan yargılama neticesinde Beykoz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2019/483 Esas, 2019/524 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu ve anılan biçimde kesinleştiği anlaşılmıştır. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre dava şartı olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmektedir. Bu açıklamalar ışığında kanun yararına bozma istemlerine konu 03.06.2018 ve 19.08.2018 tarihli eylemler Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geldiğinden ve inceleme konusu davalar yönünden Beykoz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2019/483 Esas, 2019/524 Karar sayılı mahkumiyet hükmü nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmesi mümkün olmayacağından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "düşme" kararı verilerek Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerekecektir. Açıklanan sebeplerle Beykoz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2019/483 Esas, 2019/524 Karar sayılı dava dosyasının akıbetinin araştırılıp, tamamının aslının ve onaylı örneğinin denetime olanak verecek biçimde dava dosyaları arasına getirilerek hükümlünün hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile mahkumiyet hükümleri kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2018/490 Esas, 2020/140 Karar sayılı kararı ile İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2018 tarihli ve 2018/627 Esas, 2018/646 Karar sayılı kararının sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMALARINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla