Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14410 E. , 2024/8533 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/536 Esas, 2017/1159 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.0
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14410 E. , 2024/8533 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/536 Esas, 2017/1159 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2017 tarihli ve 2017/536 Esas, 2017/1159 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay 8 hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün 26.08.2018 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/37615 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/37615 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Somut olayda, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29/02/2016 tarihli ve 2016/7304 soruşturma, 2016/137 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla 04/03/2016 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35. maddesinin 3. fıkrası gereğince serbest olmayan sanığa tebliğ edilen kararın kendisine okunup anlatılması gerektiği, somut olayda ise kararın sanığa anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığı ile "okumak/almak suretiyle" tebliğ edildiği, ancak anılan düzenleme uyarınca tebliğ edilen kararın sanığa anlatıldığına dair bir bilginin yer almaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın sanığa tebliğ işleminin usule aykırı olduğu, diğer yandan söz konusu kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltılarak usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı nazara alındığında, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. B.Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası, 232 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 291 inci maddesi uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, başka bir suçtan dolayı Eskişehir Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve duruşmaya katılan sanığın yüzüne karşı verilen 10.07.2017 tarihli kararda, ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de kararı istinaf edebileceği hususu gösterilmediğinden, kanun yolu bildiriminin eksik olduğu ve sanığın yanıltıldığı, bu nedenle anılan kararın da kesinleşmediği anlaşılmıştır. C.Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.11.2024 tarihinde karar verildi.