Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14439 E. , 2025/705 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14439 E. , 2025/705 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2020 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Nizip 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli kararı ile erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 17.03.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.03.2023 tarihli ve 2022/17240 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40801 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi sebebiyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, sanık hakkında işlediği tüm suçlara ilişkin yeniden tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden, durma kararı verilerek gereği için dosyanın ilgili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1.Hükümlü hakkında, 09.08.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 14.11.2019 tarihli, 2019/4055 Soruşturma Numaralı, 2019/159 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın hükümlüye 14.12.2019 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, hükümlünün erteleme süresi içerisinde 05.04.2020 tarihinde tekrar uyuşturucu madde ile yakalandığı, uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi ve 04.05.2020 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmesi üzerine soruşturma dosyasının da birleştirildiği, erteleme kararının kaldırılarak Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2020 tarihli ve 2019/4055 Soruşturma, 2020/1318 Esas, 2020/1159 sayılı iddianamesi ile Nizip 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 09.03.2021 tarih, 2020/644 Esas, 2021/255 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62, 51. maddeleri uyarınca hükümlünün erteli 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 17.03.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. 2.Hükümlü hakkında Nizip Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14.11.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40 ıncı maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin hükümlüyü yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği gibi, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği, erteleme kararı usulûne uygun şekilde kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağı gibi müdürlük tarafından yapılan işlemlerin hukuken geçersiz olacağı, sanığın tüm eylemlerinin erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceği, inceleme konusu davada 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının gerçekleşmediği, erteleme kararının usulsüz olarak verilmesi nedeniyle kesinleşmediği gözetildiğinde, hükümlünün kanun yararına bozma istemine konu 09.08.2019 tarihli eylemi ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine esas alınan 05.04.2020 ve 04.05.2020 tarihli tüm eylemlerin, erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceği, buna göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar hükümlü tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edileceğinden ve 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olacağından, Nizip 3. Asliye Ceza Mahkemesince, hükümlünün tüm eylemlerinin birlikte değerlendirlmek suretiyle hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından; bu hususun yerine getirilmeksizin mahkemesince doğrudan mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi sonucu itibariyle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Nizip 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2020/644 Esas, 2021/255 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2025 tarihinde karar verildi.