Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14510 E. , 2025/3383 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/668 E., 2019/246 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14510 E. , 2025/3383 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/668 E., 2019/246 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ve 2018/668 Esas, 2019/246 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında mahkumiyetine karar verildiği, hükmlünün süresinden sonra istinaf talebinde bulunması üzerine 26.04.2019 tarihli ek karar ile istinaf talebinin süre yönünden reddine karar verildiği, hükümlünün ek kararı istinaf etmesi ile ... Bölge Adliye Mahkemesinin 15.01.2021 tarihli ve 2018/668 Esas, 2019/246 Karar sayılı kararı ile ek karar yönünden istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddine, asıl karar yönünden hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği bu itibarla ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli kararı bölge adliye mahkemesince esastan incelenmediği, sadece süresinden sonra yapılan temyiz talebine ilişkin 26.04.2019 tarihli ek kararının istinaf incelemesine tabi tutulduğu, 28.03.2019 tarihli karara karşı kanun yararına bozma başvurusunun mümkün olduğu anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2022 tarihli ve 2022/20074 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54035 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, 1- Şüpheli hakkında, 15/08/2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı ... Cumhuriyet Başsavcılığının 13/02/2018 tarihli ve 2017/7143 soruşturma, 2018/77 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, anılan kararın usulüne uygun olarak 20/02/2018 tarihinde tebliğ edildiği, karara karşı 15 günlük itiraz süresi geçmesi ve kesinleşmesi beklenilmeden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 13/02/2018 tarihinde ... Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne infaz edilmek üzere gönderildiği, şüphelinin çağrı ve uyarı yazılarının tebliğine rağmen başvuruda bulunmadığının ihbar edilmesi üzerine, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 12/06/2018 tarihli ve 2018/4492 soruşturma, 2018/1273 Esas, 2018/1011 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı somut olayda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/02/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderildiğinden, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı cihetle, anılan karar kesinleşemeden ... Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına başlandığı anlaşılmakla, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilmesi gerektiği cihetle yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki düzenleme ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, anılan Kanun'una göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” şeklindeki şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği; ... Denetimli serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkarılan çağrı yazısının şüphelinin doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapıldığı, tebliğin usulsüz olduğu, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde, isabet görülmemiştir " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 15.08.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2018 tarihli ve 2017/7143 Soruşturma, 2018/77 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın 20.02.2018 tarihinde hükümlüye tebliğ edildiği, kararın tebliği ve kesinleşmesi beklenmeden 21.02.2018 tarihinde infazı için ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2018 tarihli ve 2018/4492 Soruşturma, 2018/1273 Esas, 2018/1011 Karar sayılı iddianamesi ile ... 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ve 2018/668 Esas, 2019/246 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve 15.01.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. D. Hükümlü hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı dikkate alındığında, dosya kapsamına göre; 13.02.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 20.02.2018 tarihinde hükümlüye tebliğ edilerek tebliği ve kesinleşmesi beklenilmeden infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne 13.02.2018 tarihinde gönderilmesi üzerine, ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün anılan çağrı yazılarının hükümlüye 21.02.2018 tarihinde tebliğ edildiği, hükümlünün başvurmaması üzerine, yeniden tebliğ edildiği ve başvurunun yapılmaması ile dosyasının kapatılarak hakkında kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, henüz kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karar kesinleşmeden denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanılamayacağından, müdürlükçe çıkarılan tebligatların hukuki sonuç doğurmayacağı, bu nedenle kovuşturma şartı olan ısrar şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek denetimli serbestlik tedbirinin infazının beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21/2. maddesi gereği tebliğ edildiği anlaşılmış olup; aynı Kanun'un 10/2. maddesinin “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata aynı Kanun'un 23. maddesinin bir ila sekizinci fıkraları ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16/2. maddesine hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin; sanık hakkında çağrı yazısının tebliğinin doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre usulsüz yapıldığının anlaşılması karşısında; usulsüz olarak yapılan çağrı işlemine istinaden denetim dosyasının kapatıldığı anlaşıldığından, eksik araştırma sonucu yazılı biçimde tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının devamına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ve 2018/668 Esas, 2019/246 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde karar verildi. ...