İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14565 Karar: 2025/3849 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14565 K.2025/3849

8. Ceza Dairesi 2024/14565 E. , 2025/3849 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/223 E. 2017/170 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti KARAR : Değişen suç vasfı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Karşıyaka

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14565 E. , 2025/3849 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/223 E. 2017/170 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti KARAR : Değişen suç vasfı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Karşıyaka

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14565 E. , 2025/3849 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/223 E. 2017/170 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti KARAR : Değişen suç vasfı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2015 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3-5. ve 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2016 tarihli, 2015/361 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararı ile değişen suç vasfı değerlendirilerek 5237 sayılı Kanunu'nun 191/1, 62. ve 53. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasına, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. madde uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın 30.08.2016 tarihli eyleminin ihbarı ile hüküm açıklanarak Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2017 tarihli ve 2017/223 Esas, 2017/170 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanunu'nun 191/1, 62. ve 53. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 22.06.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/28694 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57859 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "5320 sayılı Kanun'a 18/06/2014 tarihinde 6545 sayılı Kanunun 85. maddesi ile eklenen geçici 7. maddesinde, "(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında hâlen denetimli serbestlik veya tedavi kararı uygulananlar bakımından Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde bu tedbirlerin uygulanmasına devam olunur. (2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. (3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur" şeklinde yer alan düzenleme ile 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 Kanun’un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesinde, “Bu Kanunun;...188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklinde, aynı maddenin 5. fıkrasında, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklinde ve 9. fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca, 28/06/2014 itibarıyla uyuşturucu madde ticareti suçundan yapılan yargılama esnasında suçun münhasıran anılan Kanun'un 191. maddesinde tanımlanan "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçunun kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesindeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi zorunlu olup, bu düzenlemenin amacının, soruşturma aşamasında suçun “uyuşturucu madde ticareti yapma” olarak kabul edilmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden dava açılmış olan sanık hakkında kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin sağlanması olduğundan, bu durumda 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesindeki genel kurallar değil, 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesindeki özel hükümlerin uygulanması gerektiği, buna göre de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesindeki kuralların geçerli olacağı anlaşıldığından, sanığın ancak kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi veya tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hallerinde hüküm açıklanabileceği, İncelenen dosya kapsamındaki suçun anılan düzenleme sonrasında, 14/12/2014 tarihinde işlendiği, dolayısıyla sanık hakkında yapılan yargılama sonunda 5320 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, esasen suç tarihi itibarıyla bunun olanaklı olmadığı, dolayısıyla verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının genel hükümler dahilinde verildiğinin kabulü gerekeceği ancak denetim süresi içerisinde işlenen suçun kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçunun olmasının gerektiği gözetilmeksizin, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/03/2016 tarihli kararının 17/03/2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde 30/08/2016 tarihinde işlediği başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçu gerekçe gösterilmek suretiyle, hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 14.12.2014 tarihli uyuşturucu madde ticareti suçundan yapılan soruşturma sonunda, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2015 tarihli ve 2015/11075 Soruşturma, 2015/4138 Esas, 2015/419 sayılı iddianamesi ile Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 188/3-5 ve 53. maddeleri uyarınca kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2016 tarihli ve 2015/361 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararı ile, hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. madde uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın 30.08.2016 tarihli başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçunun ihbarı ile hüküm açıklanarak Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2017 tarihli ve 2017/223 Esas, 2017/170 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanunu'nun 191/1, 62. ve 53. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 22.06.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. B. Olay tarihinde sanığın içinde bulunduğu aracın durdurulmak istenmesi ile araçtan atıldığı belirtilen poşette 29 fişek esrarın ele geçirilmesi karşısında; suça konu uyuşturucu maddenin miktarı, ele geçirildiği yer, zaman, sanık savunmaları, yapılan idrar tahlilinde uyuşturucu madde metabolitine rastlanmaması ve dosya içeriğine göre; sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği ancak kanun yararına bozma istemine bu hususun konu edilmediği anlaşılmakla suç vasfına yönelik kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına oy birliğiyle TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Uyuşturucu ticaretinden yargılanan sanığın eylemi kullanmak için bulundurma olarak nitelendirilip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş; denetim süresinde işlediği başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçu gerekçe gösterilerek hüküm açıklanmıştır. Aracından atılan poşette 29 fişek esrar ele geçmiş, idrar tahlilinde madde çıkmamıştır. Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istemiştir.

Hukuki İlke: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması yalnızca denetim süresi içinde işlenen bir kullanma suçuyla (satın alma, kabul, bulundurma veya kullanma) açıklanabilir; kimlik bilgilerini kullanma gibi farklı bir suç açıklama gerekçesi yapılamaz. Ayrıca maddenin miktarı, ele geçiriliş biçimi ve idrarda madde bulunmaması eylemin ticaret olduğuna işaret etmektedir.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemine konu edilmeyen suç vasfı sorunu (kullanma yerine ticaret) tespit edildiğinden, bu yönde kanun yararına bozma istenip istenmeyeceğinin takdiri için dosya Adalet Bakanlığına TEVDİ edilmiştir.

Dava Strateji Notu: Geri bırakılan hükmün ancak yeni bir kullanma suçuyla açıklanabileceği; kimlik bilgisi kullanma gibi ilgisiz suçların açıklama gerekçesi olamayacağı savunulmalıdır; ayrıca fişek sayısı ve idrar sonucu vasıf tartışmasında belirleyicidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla