İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14474 Karar: 2025/1157 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14474 K.2025/1157

8. Ceza Dairesi 2024/14474 E. , 2025/1157 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/848 E., 2021/668 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 28

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14474 E. , 2025/1157 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/848 E., 2021/668 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 28

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14474 E. , 2025/1157 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/848 E., 2021/668 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2021 tarihli kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2 nci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği hükmün, istinaf edilmeksizin 02.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 08.05.2023 tarihli ve 2022/10043 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57165 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2021 tarihli ve 2019/848 esas, 2021/668 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 6545 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup anılan maddenin 5. fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki, 8. fıkrasında, “Bu Kanunun; a)188'inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b)190'ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki ve 9. fıkrasında ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler ile, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklinde açıklamaya yer verildiği, Dosya kapsamına göre, sanığın evvelce 28/12/2015 tarihinde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu kanaati ile Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/03/2016 tarihli ve 2016/125 esas, 2016/78 sayılı kararıyla mahkumiyetine, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 08/04/2016 tarihinde kesinleştiği, ancak denetim süresi içerisinde adı geçen sanığın incelemeye konu 17/04/2019 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediğinden bahisle sanık hakkında Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/06/2022 tarihli ve 2022/163 esas, 2022/351 sayılı kararıyla hükmün açıklanmasına karar verildiği, Bu itibarla, sanığın incelemeye konu 17/04/2019 tarihli ikinci eyleminin, Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/04/2016 tarihinde kesinleşen, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi gereğince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 31/03/2016 tarihli kararının 5 yıllık denetim süresi içinde işlenmiş olması nedeniyle bu kararın ihlali olarak değerlendirileceği ve 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı nedeniyle ihlal olarak nitelilendirilen ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Hükümlü hakkında, 17.04.2019 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde kullanma suçundan yapılan soruşturma sonunda, suçundan yapılan soruşturma sonunda, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2019 tarihli ve 2019/37316 Soruşturma, 2019/8175 Esas, 2019/7176 sayılı iddianamesi ile Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2. Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2021 tarihli ve 2019/848 Esas, 2021/668 Karar sayılı kararı ile, hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. 3. Dosya arasında bulunan Büyükçekmece 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2016/125 Esas, 2016/78 Karar sayılı kararının incelenmesinde; A. Hükümlünün 28.12.2015 tarihinde işlediği uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2016 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Büyükçekmece 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2016/125 Esas, 2016/78 Karar sayılı kararı ile hükümlünün eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek, sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8-a maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 08.04.2016 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. 4. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin sekizinci fıkrasında "Bu Kanun'un; a) 188. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanuni bir zorunluluk olduğu, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191/5.maddesinde "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" düzenlemesinin yer aldığı, Somut olayda, hükümlü hakkında daha önceden 28.12.2015 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2016 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda Büyükçekmece 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli kararı ile hükümlünün eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. Maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 08.04.2016 tarihinde kesinleştiği, 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca kanuni zorunluluk nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 17.04.2019 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, hükümlü hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olduğundan, sanığın 17.04.2019 tarihli eylemini, Büyükçekmece 7. Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 08.04.2016 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/5. Maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip Büyükçekmece 7. Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2021 tarihli ve 2019/848 Esas, 2021/668 Karar sayılı kararı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla