Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14453 E. , 2025/1015 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/969 E. 2022/1525 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Kamu davasının durması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2020 tarihli
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14453 E. , 2025/1015 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/969 E. 2022/1525 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Kamu davasının durması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2020 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1-6, 53 ve 58. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli ve 2022/969 Esas, 2022/1525 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, kararın 07.10.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 30.03.2023 tarihli ve 2022/29558 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40725 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçundan verilen 04/11/2021 tarihli mahkûmiyet hükmünün, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 05/05/2022 tarihli ve 2021/3053 Esas, 2022/1639 Karar sayılı ilâmı ile, dosya içerisinde şüphelinin idrar örneğinin alınmasına ilişkin Cumhuriyet savcısı tarafından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 75. maddesi kapsamında verilmiş yazılı bir talimat bulunmadığı gibi Cumhuriyet savcısı görüşme tutanağında da Cumhuriyet savcısının imzasının bulunmadığı nazara alınarak, atılı suçtan usulüne uygun olarak 5271 sayılı Kanun'un 75. maddesi kapsamında verilmiş yazılı talimat ya da Hâkimlik kararının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinden bahisle bozulmasını müteakip, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/09/2022 tarihli kararı ile, anılan Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilâmında kullanılan aynı gerekçelerle kovuşturma şartı gerçekleşinceye kadar kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 05/05/2022 tarihli bozma ilâmı uyarınca 5271 sayılı Kanun'un 75. maddesi kapsamında verilmiş yazılı talimat ya da Hâkimlik kararının bulunup bulunmadığı araştırılarak, bulunması hâlinde sanığın yeniden mahkûmiyetine karar verilmesi; bulunamaması hâlinde ise 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesinde hâkimin ancak hukukun izin verdiği yöntemlerle elde edilen delilleri dikkate alabileceğinin hüküm altına alındığı gözetilip, hukuka uygun elde edilmeyen söz konusu delilin sanığın mahkûmiyetine esas alınamayacağı ve elde edilmesinde yapılan hukuka aykırılıkların da sonradan giderilmesinin mümkün bulunmadığı nazara alınarak, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 24.03.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2020 tarihli ve 2021/6593 Soruşturma, 2021/2980 Esas, 2021/2433 sayılı iddianamesi ile Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2021/600 Esas, 2021/2370 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, B. Kararın sanık tarafından istinaf edilmesi ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 05.05.2022 tarihli ve 2021/3053 Esas, 2022/1639 Karar sayılı kararında dosya kapsamında 5271 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca karar alınmaması ve 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmaması gerektiğinden bozma kararı verilmiştir. C. Bozma kararı sonrası Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 28.09.2022 tarihli ve 2022/969 Esas, 2022/1525 Karar sayılı kararı ile 7271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının durmasına ve dava dosyasının Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesime karar verilerek, karar 07.10.2022 tarihinde kesinleştiği, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 18.10.2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır. D. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında aynı eylemden dolayı Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli kararı ile kamu davasının durmasına, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 18.10.2022 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği gözetildiğinde, muhakeme evrelerinden geriye dönülmezlik ilkesi gereği kovuşturmaya yer olmadığı kararının hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla; usul ekonomisi ilkesi gereği her iki kararında birlikte değerlendirilmesinin uygun olacağı gözetildiğinde, kovuşturmaya yer olmadığı kararına ilişkin kanun yararına bozma yoluna isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 11.02.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Uyuşturucu madde kullanma suçundan verilen mahkûmiyet, idrar örneğinin CMK 75 kapsamında yazılı talimat veya hâkim kararı olmadan alındığı gerekçesiyle bölge adliye mahkemesince bozulmuş; ilk derece aynı gerekçeyle kamu davasının durmasına karar vermiş, ancak Cumhuriyet Başsavcılığı kovuşturmaya yer olmadığı kararı vermiştir. Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istemiştir.
Hukuki İlke: CMK 75 kapsamında yazılı talimat ya da hâkim kararı olmadan alınan idrar örneği hukuka aykırı delildir ve hâkim ancak hukukun izin verdiği yöntemlerle elde edilen delilleri dikkate alabilir; ayrıca durma kararından sonra kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi muhakeme evrelerinden geriye dönülmezlik ilkesine aykırıdır.
Uygulama Sonucu: Durma kararından sonra verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının hukuka aykırı olduğu belirlenip, usul ekonomisi gereği her iki kararın birlikte değerlendirilmesi için görüş alınmak üzere dosya Adalet Bakanlığına TEVDİ edilmiştir.
Dava Strateji Notu: Uyuşturucu kullanma dosyalarında idrar örneğinin savcı talimatı/hâkim kararı olmadan alınması beraat sonucu doğurabilecek hukuka aykırı delildir; müdafi bu delil elde etme kusurunun sonradan giderilemeyeceğini vurgulamalıdır.