İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14314 Karar: 2024/6354 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14314 K.2024/6354

8. Ceza Dairesi 2024/14314 E. , 2024/6354 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/132 Esas, 2021/506 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR:Mahkumiyet KANUN YARARIBA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılı

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14314 E. , 2024/6354 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/132 Esas, 2021/506 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR:Mahkumiyet KANUN YARARIBA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılı

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14314 E. , 2024/6354 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/132 Esas, 2021/506 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR:Mahkumiyet KANUN YARARIBA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2021 tarihli ve 2020/132 Esas, 2021/506 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın 51 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine dair kararının istinaf edilmeksizin 07.07.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.02.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/25976 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/25976 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesinde yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda sanık hakkında 15.10.2018 tarihinde işlenen uyuşturucu madde kullanma suçundan daha önce Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.07.2019 tarihli ve 2019/327 Esas, 2019/375 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği ve bu kararın 05.09.2019 tarihinde kesinleştiği, mevcut incelenen dosyanın suç tarihinin 20.11.2019 olması ve söz konusu suçun Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.07.2019 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi sebebiyle, ayrı bir soruşturma ve kovuşturmaya konu edilemeyeceği gözetilerek mahkemesince açılan kamu davasında düşme kararı verilip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet hükmünün kurulmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 20.11.2019 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2020 tarihli ve 2020/5859 soruşturma, 2020/2218 Esas, 2020/1582 sayılı iddianamesi ile Ankara Batı 2.Asliye Ceza Mahkemesine 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, B.Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.05.2021 tarihli ve 2020/132 Esas, 2021/506 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın 51 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine dair kararının istinaf edilmeksizin 07.07.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. C. Dosya arasında bulunan Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.07.2019 tarihli ve 2019/327 Esas, 2019/375 Karar sayılı evrakının incelenmesinde ise sanığın 15.10.2018 tarihli eylemi nedeniyle Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2019 tarihli iddianamesine istinaden yapılan yargılama sonunda Mahkemece sanığın, değişen suç vasfıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 191 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 05.09.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. D. Dava dosyasının incelenmesinde; 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6545 sayılı Kanun) 68 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin sekizinci fıkrasında "Bu Kanun'un; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanuni bir zorunluluk olduğu, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" düzenlemesinin yer aldığı, Somut olayda, sanık hakkında daha önceden 15.10.2018 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2019 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.07.2019 tarihli ve 2019/327 Esas, 2019/375 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 05.09.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kanuni zorunluluk nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 20.11.2019 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olduğundan, sanığın 20.11.2019 tarihli eylemini, Ankara Batı 4.Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 05.09.2019 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "düşme" kararı verilip Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2021 tarihli ve 2020/132 Esas, 2021/506 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla