Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14443 E. , 2025/1615 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/564 E. 2021/703 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2021 tarihli ve 2021/564
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14443 E. , 2025/1615 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/564 E. 2021/703 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2021 tarihli ve 2021/564 Esas, 2021/703 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 62. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddesi gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 27.04.2021 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 14.03.2023 tarihli ve 2022/9226 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve KYB-2023/38900 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın 25/10/2010 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi ile ilgili hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasını müteakip, anılan tedbire süresinde uymadığından bahisle infaz kayıtlarının kapanması sonucu yapılan yargılama sonunda, İzmir (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/02/2014 tarihli kararı ile hakkında 6.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi akabinde, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde değişiklik yapıldığı gerekçesiyle uyarlama yargılaması sonucu sanık hakkında 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2 maddesi uyarınca zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de, 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan, "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki hükmü dikkate alındığında, sanık hakkında daha önceden tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulandığı ve hakkında hükmolunan cezanın kesinleşmesinden sonra yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği gözetilmeden, sanık hakkında zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve denetim süresi içerisinde sanığın suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 25.10.2010 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2010 tarihli iddianamesi ile İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. İzmir (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 30.06.2011 tarih ve 2010/2019 Esas, 2011/1071 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına karar verildiği, itiraz edilmeksizin 05.07.2011 tarihinde kesinleştiği, C. Hükümlünün denetimli serbestlik tedbirine uygun davranmaması nedeniyle İzmir (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.02.2014 tarihli ve 2013/861 Esas, 2014/179 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanunu’nun 191/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, temyiz edilmeksizin 16.05.2014 tarihinde kesinleştiği, D. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 65. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun'un Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince hükümlü hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik talebin kabulü ile İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2017 tarih ve 2016/881 Esas, 2017/88 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 65. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 19.04.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. E. Hükümlünün denetim süresi içerisinde 29.08.2017 tarihli uyuşturucu madde kullanma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. maddeleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddesi gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. F. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanun'u ile Bazı Kanun'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddede yer alan düzenleme; "(1)Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında halen denetimli serbestlik veya tedavi kararı uygulananlar bakımından 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi hükümleri çerçevesinde bu tedbirlerin uygulanmasına devam olunur. (2)Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 5237 sayılı Kanun'un 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. (3)Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191'inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur." şeklinde olup, İncelenen dosya kapsamına göre; Kanun yararına bozmaya konu edilen 25.10.2010 tarihli bu suç nedeniyle 30.06.2011 tarihli kararla hakkında doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan hükümlünün, yükümlülüklerini ihlal ettiğinin sabit görülmesi halinde, 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/3. maddesinin uyarınca yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibarıyla, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, uygulanma koşulu bulunmadığı halde, hükümlü hakkında 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi çerçevesinde 09.02.2016 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi kararı Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma istemi hükmün açıklanarak mahkumiyet kararı verilmesine yönelik olduğundan öncelikle İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2017 tarih ve 2016/881 Esas, 2017/88 Karar sayılı kararına karşı bu nedenle kanun yararına bozma isteğinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Hükümlü hakkında 2010 tarihli kullanma eylemi için önce tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış, sonra bu tedbir ihlal edilip adlî para cezası kesinleşmiş; 6545 sayılı Kanun sonrası uyarlama yargılamasında geçici 7/2 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, denetim ihlali üzerine de hükmün açıklanmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istemiştir.
Hukuki İlke: Daha önce hakkında denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanan kişi, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesindeki zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamına giremez; bu kişiler bakımından geçici 7/3 uyarınca yargılamaya devam edilerek 191. madde çerçevesinde karar verilmesi gerekir.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi açıklanan hükme yönelik olsa da, asıl hatanın önceki geri bırakma kararında bulunduğu tespit edildiğinden, bu karara karşı kanun yararına bozma istenip istenmeyeceğinin takdiri için dosya Adalet Bakanlığına TEVDİ edilmiştir.
Dava Strateji Notu: Bir sanığa daha önce tedavi/denetimli serbestlik uygulandıysa geçici 7/2 zorunlu geri bırakma yolu kapalıdır; müdafi, uygulanması gereken doğru fıkranın (geçici 7/3) belirlenmesini isteyerek hatalı geri bırakma zincirini kırabilir.