İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14569 Karar: 2025/3838 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14569 K.2025/3838

8. Ceza Dairesi 2024/14569 E. , 2025/3838 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/3436 Değişik iş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun ya

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14569 E. , 2025/3838 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/3436 Değişik iş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun ya

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14569 E. , 2025/3838 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/3436 Değişik iş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.12.2022 tarihli ve 2022/3436 Değişik İş sayılı kararı ile, şüpheli hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda verilen "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" dair karara yönelik itirazın "kabulüne" kesin olarak karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/1224 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58172 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Ankara 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 22/12/2022 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk bakımından kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi halinde denetim süresinin 3 yıl olması gerektiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" başlıklı 191/2-3. maddesinin; "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir." ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun " Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" başlıklı 19. maddesinin de; "Çocuğa yüklenen suçtan dolayı Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından erteleme süresi üç yıldır." şeklinde olduğu; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 06/04/2022 tarihli ve 2021/18644 esas, 2022/4371 karar sayılı ilamı ile ;"...5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinde "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171'inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." hükmünün kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna münhasır olarak düzenlendiği, somut olayda 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 19. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi halinde, erteleme süresinin 5 yıl olacağı gözetilmeden itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma isteminin kabulüne...." şeklinde de belirtildiği üzere, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek bulundurmak ve kullanmak suçundan suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi halinde, erteleme süresinin 5 yıl olacağı gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. 29.01.2006 doğumlu, suç tarihinde 18 yaşını bitirmemiş olan şüpheli hakkında, 12.10.2022 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2022 tarihli ve 2022/227894 Soruşturma, 2022/5119 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/2. maddesi uyarınca "beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine", aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca "bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" karar verildiği, karara şüpheli müdafiinin itiraz ettiği, B. Mercii Ankara 9. Sulh Ceza Hakimliğinin kanun yararına bozma istemine konu 22.12.2022 tarihli ve 2022/3436 Değişik İş sayılı kararı ile, erteleme süresinin "3 yıl" olması gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulüne, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. C. Dosya kapsamına göre; Ankara 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.12.2022 tarihli ve 2022/3436 Değişik İş sayılı kararı ile şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 3 yıl olması gerektiğinden bahisle itirazın kabulü ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29.11.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 171. (Değişik madde: 06.12.2006 - 5560 sayılı Kanun 21. md) maddesinde; "(1) Cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık sebebinin varlığı halinde, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir. (2) (Değişik fıkra: 17.10.2019-7188 sayılı Kanun/19 uncu md) Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, Cumhuriyet savcısı, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen, kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine karar verebilir. Suçtan zarar gören veya şüpheli, bu karara 173 üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir. (3) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebilmesi için, a) Şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkûm olmamış bulunması, b) Yapılan soruşturmanın, kamu davası açılmasının ertelenmesi halinde şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi, c) Kamu davası açılmasının ertelenmesinin, şüpheli ve toplum açısından kamu davası açılmasından daha yararlı olması, d) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı ve Cumhuriyet savcısı tarafından tespit edilen zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. (4) Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde kamu davası açılır. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. (5) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. (6) (Ek fıkra: 17/10/2019-7188 S.K./19 uncu md) Bu madde hükümleri; A) Suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar, b) Kamu görevlisi tarafından görevi sebebiyle veya kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlar ile asker kişiler tarafından işlenen askerî suçlar, c) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, hakkında uygulanmaz." düzenlemesine yer verilmiş olup, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun (5395 sayılı Kanun) kamu davasının açılmasının ertelenmesi başlıklı 19. maddesi ise; " Madde 19 - (Değişik madde: 06.12.2006 - 5560 sayılı Kanun 39 uncu md) (1) Çocuğa yüklenen suçtan dolayı Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından erteleme süresi üç yıldır. (2) (Ek fıkra: 17.10.2019-7188 sayılı Kanun 33 üncü md) Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hapis cezasının üst sınırı, on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından beş yıl olarak uygulanır." şeklindedir. 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinde "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." hükmü yer almaktadır. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumu ceza adalet sistemimize ilk defa 5395 sayılı Kanun ile girmiştir. Kurum, 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle 5271 sayılı Kanun'un 171/2. maddesinde düzenlenerek, uygulama yönünden yetişkinleri de kapsayacak şekilde genişletilmiştir. En son değişiklik 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7188 sayılı Kanun) ile yapılmış, yeni düzenleme ile kurumun kapsamının genişletilmesinin yanısıra etkin bir şekilde uygulanabilmesine yönelik hükümler getirilmiştir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi; hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunan failin, kişiliği ve üzerine atılı suçun önemi göz önünde bulundurularak, açılması gereken davadan, belirlenecek bir süre boyunca göstereceği iyi hal dikkate alınarak vazgeçilmesidir. Şüpheli erteleme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suçun işlenmesi halinde ise, şüpheli hakkında kamu davası açılır. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumu ceza muhakemesinin dava açılmadan sonlanmasını sağlayarak, suça sürüklenen çocuğun lekelenmesini ve ceza muhakemesindeki olumsuz süreçlerden etkilenmesini engelleyebilmesi nedeniyle önemli bir çözüm yöntemidir. Tüm bu düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda; 5395 sayılı Kanun'un, suça sürüklenen çocuklar hakkında özel bir kanun olup öncelikle uygulanması gerektiği, 5395 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer alan açık düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi halinde, erteleme süresinin "3 yıl" olacağı, erteleme süresinin 3 yıl olarak kabul edilmesinin suça sürüklenen çocuk yönünden lehe olduğu, 5395 sayılı Kanun'un değişik 19. maddesindeki 3 yıllık erteleme süresi yürürlükte iken bundan sonra yapılacak düzenlemelerde açıkça bir düzenleme bulunmadığı takdirde erteleme süresinin suça sürüklenen çocuklar için 3 yıl olarak uygulanması gerektiği, tıpkı 5271 sayılı Kanun'un 171 ve 231. maddelerinde erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması sürelerinin 5 yıl olarak belirlenmesine rağmen bu sürelerin çocuklar için 3 yıl olarak uygulandığı konusunda bir tereddüt olmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesindeki erteleme süresi 5 yıl olarak belirlenmiş iken suça sürüklenen çocuklar için ayrıca bir süre öngörülmediğinden 5395 sayılı Kanun'da ki 3 yıllık erteleme süresinin uygulanması gerektiği, çocuğun üstün hukuki yararı da gözetilerek kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresinin 3 yıl olarak kabulü gerektiği, somut olayda; mercii Ankara 9. Sulh Ceza Hakimliğinin itirazın kabulüne ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılmasına dair kararının Kanun'a uygun olduğu belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla