İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14585 Karar: 2025/5398 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14585 K.2025/5398

8. Ceza Dairesi 2024/14585 E. , 2025/5398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/148 E. 2021/439 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 62. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14585 E. , 2025/5398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/148 E. 2021/439 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 62. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14585 E. , 2025/5398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/148 E. 2021/439 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 62. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli ve 2020/148 Esas, 2021/439 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 43, 62, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 05.05.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/30291 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58100 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanık hakkında incelemeye konu 21/07/2018 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçuna ilişkin kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28/09/2018 tarihli kararı takiben, denetim süresi içinde yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi nedeniyle İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 19/12/2019 tarihli ve 2019/41688 İİDK sayılı yazısı ile dosyanın kapatılmasını müteakip, yine incelemeye konu 08/09/2019 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçuna ilişkin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 17/12/2020 tarihli ve 2019/198053 soruşturma, 2020/1454 birleştirme numarası ile İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/159604 soruşturma, 2018/5119 sayılı dosyası ile birleştirme kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda, sanığın denetim süresi içinde yükümlülüklere uymamakta ısrar ettiğinden ve aynı neviden suç işlediğinden bahisle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş ise de; Sanığın incelemeye konu 08/09/2019 tarihli eyleminin, İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 19/12/2019 tarihli ve 2019/41688 İİDK sayılı yazısı ile dosyanın kapatılması kararından önce işlenmiş olması nedeniyle, sanığın suç işlemesi nedeniyle denetim dosyasının bu tarihte kapatılması gerektiği dikkate alınmaksızın ayrıca denetime uymadığı gerekçesiyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşma sebebi olabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 21.07.2018 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2018 tarihli ve 2018/159604 Soruşturma, 2018/5119 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz süresinin gösterildiği, kararın hükümlüye 12.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği, B. Hükümlünün, 16.11.2018 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evrakını birleştirilmesine karar verildiği, ayrıca erteleme süresi içerisinde 08.09.2019 tarihinde uyuşturucu madde kullanması ve denetimli serbestlik tedbirini ihlal etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2020 tarihli ve 2018/159604 Soruşturma, 2020/10296 Esas, 2020/8069 sayılı iddianamesi ile İstanbul Anadolu 62. Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı, C. İstanbul Anadolu 62. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli, 2020/148 Esas, 2021/439 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 05.05.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. D. 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan, "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da; 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesinin (a) bendinde belirtilen "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi" şartının gerçekleşmesinden yani dava açma şartının gerçekleşmesinden sonra işlenen 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde belirtilen aynı nitelikteki eylemin de artık 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiğidir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Hükümlü hakkında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 21.07.2018 tarihli eylemi nedeniyle 28.09.2018 tarihinde 5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair verilen kararı takiben, hükümlünün hem yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi hem de 08.09.2019 tarihinde aynı nev'iden suçu işlemesi nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.02.2020 tarihli iddianame ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine konu 21.07.2018 tarihi haricinde, erteleme kararının kesinleşemesi öncesi 16.11.2018 tarihlerinde de uyuşturucu madde kullandığı gerekçesiyle suç tarihi olarak 21.07.2018 ve 16.11.2018 tarihlerini kapsayacak şekilde kamu davası açılması üzerine, Mahkemesince hükümlünün bir suç işleme kararının icrası kapsamında, hem 08.09.2019 tarihinde suç işleyerek erteleme kararını ihlal ettiği, hem de yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca hükmedilen cezada arttırım yapılmasına karar verilmiş ise de, Dosya kapsamına göre, hükümlünün İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.02.2020 tarihli iddianamesine konu 21.07.2018 tarihli suçu ve yine hükümlünün 16.11.2018 tarihli İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28.09.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair verilen kararının kesinleşemesinden öncesinde işlediği eylemi, suç tarihi olarak kabul edilerek; hükümlünün 08.09.2020 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi ve denetim süresi içerisinde yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi nedeniyle kamu davası açıldığı, bu halde kamu davasının açılmasının ertelenmesi sonrasında hükümlü tarafından aynı nev'iden sadece 08.09.2020 tarihli suçun işlendiği anlaşılmakla, hükümlünün, 08.09.2019 tarihli ihlal niteliğindeki eylemi işlemesinden sonra, İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce ısrar nedeniyle 19.12.2019 tarihinde dosyanın kapatılmasına karar verilerek İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, dolayısıyla, bu halde hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde yer alan zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, Mahkemesince sadece temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul Anadolu 62. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli, 2020/148 Esas, 2021/439 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla