Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14592 E. , 2025/4454 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/123 E., 2020/787 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14592 E. , 2025/4454 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/123 E., 2020/787 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2020/123 Esas, 2020/787 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarıca cezanın ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 27.11.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/25444 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57910 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın inceleme konusu dosya haricinde 31/03/2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkûmiyetine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2016 tarihli ve 2015/838 Esas, 2016/172 sayılı kararının 09/03/2016 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içerisinde 15/02/2019 tarihinde kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama neticesinde hükmün açıklanması ile sanığın mahkûmiyetine dair Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/03/2021 tarihli ve 2020/565 Esas, 2021/240 sayılı kararının istinaf edilmesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 27/06/2022 tarihli ve 2021/1183 Esas, 2022/1843 sayılı kararında yer alan, "...Sanığın 15/02/2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunun, yargılama konusu suç nedeni ile 6545 S.K. ile eklenen 5320 S.K.'nun 7/2. maddesi gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali mahiyetinde olduğu, soruşturma ve kovuşturma konusu edilemeyeceği, düşme kararı verilmesi gerektiği halde mahkumiyet kararı verildiği belirlenmekle, ilk derece mahkemesi tarafından Bakırköy 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/123 Esas 2020/787 Karar sayılı ve 19/11/2020 tarihli hükmü açısından, istinaf edilmeden kesinleşmiş olması nedeniyle bu hükmün kanun yararına bozma talebine konu edilmesi için mahkemesine bildirimde bulunulmasına,..." şeklindeki açıklamalar ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi sonrasında, anılan karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için ihbarda bulunulduğu, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 65. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki, 5237 sayılı Kanun'un 191/5. fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki ve 9. fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 07/10/2019 tarihli ve 2019/2219 Esas, 2019/6135 Karar sayılı ilâmında da kabul edildiği üzere, ilk suçtan dolayı 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesi kapsamında verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlendiği iddia edilen ikinci suça ilişkin yargılama yapan mahkemesince, ilk suça ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı veren mahkemeye birleştirme talepli ihbarda bulunarak her iki eylemin birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, somut olayda, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2016 tarihli kararının, sanığın denetim süresi içerisinde tekrar suç işlemesi sebebiyle açıklanarak sanığın Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/03/2021 tarihli karar ile mahkûmiyetine hükmedilmesi ve anılan kararın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiğinin anlaşılması sebebiyle, gelinen aşamada her iki dosyanın birleştirme imkânının bulunmadığı cihetle, zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli niteliğindeki eylemin müstakil bir suç oluşturmayacağından bahisle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 15.02.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından yapılan soruşturma sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2019 tarihli ve 2019/43198 Soruşturma, 2019/2369 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, hükümlünün denetim süresi içerisinde tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2020 tarihli ve 2019/43198 Soruşturma, 2020/862 Esas, 2020/578 sayılı iddianame numarası ile, hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Bakırköy 41. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 41. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.11.2020 tarihli ve 2020/123 Esas, 2020/787 Karar sayılı kararı ile, hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarıca cezanın ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 27.11.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, B. Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2016 tarihli ve 2015/838 Esas, 2016/172 Karar sayılı kararının incelenmesinde: Hükümlünün 31.03.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2014 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2016 tarihli ve 2015/838 Esas, 2016/172 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 09.03.2016 tarihinde kesinleştiği, Bakırköy 41. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.12.2020 tarihli mahkumiyet kararının ihbarı ile hüküm açıklanarak Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 2020/565 Esas, 2021/240 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verildiği, mahkumiyet kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 27.06.2022 tarihli ve 2021/1183 Esas, 2022/1843 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği, anlaşılmıştır. C. 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 9. fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında, Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2016 tarihli ve 2015/838 Esas, 2016/172 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesine göre verildiği, hükümlünün 15.02.2019 tarihli eylemini zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 15.02.2019 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. Mahkemesince "düşme" kararı verilip ihbarda bulunulması gerekmekte ise de; Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2016 tarihli ve 2015/838 Esas, 2016/172 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, kanun yararına bozma talebine konu mahkumiyet kararının ihbarı ile hükmün açıklandığı, kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 27.06.2022 tarihli ve 2021/1183 Esas, 2022/1843 Karar sayılı düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği gözetilerek yeniden ihbarda bulunulmayıp yalnızca düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bakırköy 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2020/123 Esas, 2020/787 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2025 tarihinde karar verildi.