İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14599 Karar: 2025/4449 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14599 K.2025/4449

8. Ceza Dairesi 2024/14599 E. , 2025/4449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/25 E., 2018/129 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet B

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14599 E. , 2025/4449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/25 E., 2018/129 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet B

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14599 E. , 2025/4449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/25 E., 2018/129 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2018 tarihli ve 2017/25 Esas, 2018/129 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/1.,62., 53. ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunlularına ve mükerrerliğe karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 20.03.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/18571 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60211 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanığın 05/06/2014 tarihli eylemi hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/11/2014 tarihli ve 2014/118927 soruşturma, 2014/913 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uygun davranmamakta ısrar ettiğinden bahisle inceleme dışı İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/59 esas sayılı dosyasına dava açılmasını takiben 03/02/2016 tarihinde tekrardan suç işlemesi üzerine, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince incelemeye konu kamu davasının açıldığı, İnceleme dışı İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/59 esas, 2016/540 sayılı kararı ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği, anılan kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 01/03/2017 tarihli ve 2017/190 esas, 2017/386 sayılı kararı ile ''...Sanığın olaysal değerlendirme kısmında belirtildiği şekilde suç tarihinde uyuşturucu maddeyi kullanmak maksadı ile bulundurmak suçunu işlediği sabit olmakla birlikte, sanığın istinaf incelemesine konu suçu İstanbul Anadolu 12. Sulh Ceza Mahkemesinin 03/12/2013 tarih ve 2013/294 - 1157 Esas Karar sayılı dosyasından verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazı sırasında işlediği anlaşıldığından, 6545 sayılı yasanın 68. maddesi ile değiştirilen TCK 191/5. fıkrasında öngörülen "erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, 4. fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeni ile sanık hakkındaki kamu davasının TCK 191/5 ve CMK 223/8. maddesi 1.cümlesi uyarınca düşmesine...'' şeklindeki gerekçe ile yeniden yargılama yapmak suretiyle düşmesine karar verildiği cihetle, İncelemeye konu İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/25 esas sayılı dosyasının, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince açıldığı gözetildiğinde, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09/11/2020 tarihli ve 2020/4033 esas, 2020/7060 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, bu durumda artık sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliği ortadan kalkmış olduğundan, bundan sonra sanık hakkında verilecek ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden soruşturma dosyalarının birleştirilmesini temin amacıyla durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüphelinin 27.11.2012 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak içi uyuşturucu madde bulundurma suçu sebebi ile açılan kamu davasında İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2012 tarihli ve 2013/294 Esas, 2013/1157 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, kararın 18.02.2014 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, B. Şüphelinin 05.06.2014 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak içi uyuşturucu madde bulundurma suçu sebebi ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2014 tarih, 2014/118927 Soruşturma ve 2014/913 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, şüphelinin 23.07.2015 tarihli eylemi ihlal kabul edilerek açılan kamu davasında İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2016 tarih, 2016/59 Esas, 2016/540 Karar sayılı kararı ile v 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. maddeleri uyarınca sanığın 10 ay hapis cezasına karar verildiği, kararın istinaf incelemesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2017 tarih ve 2017/190 Esas, 2017/386 Karar sayılı kararı ile eylemin sanığın 27.12.2012 tarihli eylemi sebebi ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin ihlali niteliğinde olduğu belirtilerek kamu davasının düşmesine karar verildiği, C. Şüpheli hakkında, 03.02.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2017 tarihli ve 2016/100504 Soruşturma, 2017/1756 Esas, 2017/1544 sayılı iddianamesi ile İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2018 tarih, 2017/25 Esas, 2018/129 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. maddeleri uyarınca sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği, kararın 20.03.2018 tarihinde kesinleştiği,. Anlaşılmıştır. D. İnceleme konusu dava dosyasında, kamu davasını açılmasının ertelenmesine konu 05.06.2014 tarihli eyleme ilişkin, sanığın 27.11.2012 tarihli eylemi sebebi ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin ihlali olması sebebi ile düşme kararı verildiğinden 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının gerçekleşmediği, bu durumda artık sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliği ortadan kalkmış olduğundan, bundan sonra sanık hakkında verilecek ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden soruşturma dosyalarının birleştirilmesini temin amacıyla durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi sonucu itibariyle yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2018 tarihli ve 2017/25 Esas, 2018/129 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla