İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14607 Karar: 2025/5509 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14607 K.2025/5509

8. Ceza Dairesi 2024/14607 E. , 2025/5509 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/681 E. 2018/192 K SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Suça sürüklenen çocuk hakkında Akşehir 2.Asliye Ce

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14607 E. , 2025/5509 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/681 E. 2018/192 K SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Suça sürüklenen çocuk hakkında Akşehir 2.Asliye Ce

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14607 E. , 2025/5509 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/681 E. 2018/192 K SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Suça sürüklenen çocuk hakkında Akşehir 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2018 tarih, 2017/681 Esas, 2018/192 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 31/3, 62 ve 51. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 13.03.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/33836 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60252 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." şeklindeki, yine 191/3. maddesinde yer alan"Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4. maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki düzenlemeler ile, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir" şeklindeki düzenleme nazara alındığında; Somut olayda, 12/03/1999 doğumlu ve suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yapılan tebligatların suça sürüklenen çocuğun velisi sıfatı ile ... adına çıkartıldığı; çağrıya ilişkin ilk tebligatın 15/02/2017 tarihinde, uyarı yazısına ilişkin tebligatın ise 20/03/2017 tarihinde bizzat ...'e tebliğ edildiği; 20/03/2017 tarihli tebliğ tarihi itibariyle 18 yaşını dolduran suça sürüklenen çocuğun reşit olması nedeniyle tebligatın velisi yerine bizzat kendisine yapılması gerektiğinden yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu hâliyle 5237 sayılı Kanunun 191/2 maddesi gereğince kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar şartının somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla; mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek, sanık hakkında geçerli tebligat işlemleri yapılıp denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 25.11.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2017 tarihli ve 2016/4254 Soruşturma, 2017/9 Karar numaralı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazında suça sürüklenen çocuk hakkında ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yapılan tebligatların suça sürüklenen çocuğun velisi ... adına çıkartıldığı, çağrı yazısının 15.02.2017 tarihinde, uyarı yazısına 20.03.2017 tarihinde bizzat ...'e tebliğ edildiği, suça sürüklenen çocuğun başvuruda bulunmaması sebebi ile dosyası kapatılarak Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2017 tarihli ve 2016/4254 Soruşturma, 2017/873 Esas, 2017/759 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2018 tarihli ve 2017/681 Esas, 2018/192 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 31/3, 62 ve 51. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 13.03.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. B. 03.07.2005 tarihli ve 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu'nun 15/A. ve 27. maddeleri, 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A maddesi ile 03.07.2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 47. maddesine dayanılarak hazırlanıp 05.03.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği'nde çağrı yazısının sanığın velisi adına düzenlenip velisi adına tebliğe çıkarılacağına dair bir hüküm bulunmadığı, yürürlükten kaldırılan ve 18.04.2007 tarihi ile 05.03.2013 tarihi arasında uygulanan önceki Yönetmeliğin 121.maddesinde bulunan bu yöndeki hüküm de sözü edilen 05.03.2013 tarihinde yürürlüğe giren yeni Yönetmelik'te yer almadığı için çağrı yazısının, suça sürüklenen çocuk adına düzenlenip tebliğe çıkarılması yerine, suça sürüklenen çocuğun velisi sıfatı ile babası adına düzenlenip tebliğe çıkarılması ve babasına tebliğ edilmesi şeklinde gelişen işlemlerinin, usulüne uygun olmaması nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet hükmü kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2018 tarihli ve 2017/681 Esas, 2018/192 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla