İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14610 Karar: 2025/4817 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14610 K.2025/4817

8. Ceza Dairesi 2024/14610 E. , 2025/4817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1562 Değişik İş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 25.10.2022 tarihin

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14610 E. , 2025/4817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1562 Değişik İş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 25.10.2022 tarihin

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14610 E. , 2025/4817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1562 Değişik İş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 25.10.2022 tarihinde hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 53. maddeleri uyarınca iddianame düzenlendiği, İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2022 tarihli ve 2022/659 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile iddianamenin iadesine karar verildiği, iade kararına 04.11.2022 tarihli itirazın, İstanbul Anadolu 16.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ve 2022/1562 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/31526 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60208 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; “6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi ile kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak suçundan başlatılan soruşturmada, Cumhuriyet Savcısı tarafından 5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, Cumhuriyet Savcısının, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyaracağı, kişinin, erteleme süresi zarfında, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ve uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde hakkında kamu davası açılacağının hükme bağlandığı, Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 44/3. maddesinin "Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır." şeklinde olduğu, Somut olayda, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen 04/10/2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararın kesinleşmesini müteakip, kararda hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına yönelik İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkarılan çağrı yazısının 21/01/2022 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği, çağrı yazısı üzerine şüphelinin müdürlüğe başvurduğu, 28/01/2022 tarihinde Denetimli Serbestlik Süreci Yükümlü Ön Bilgilendirme Formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, hastanenin 29/04/2022 tarihli raporunda şüphelinin sevk tarihinden itibaren 5 gün içinde hastaneye başvurmadığının ve tedavi programına uymadığının bildirilmesi üzerine uyarılmasına karar verildiği, 18/05/2022 tarihli uyarı yazısının, şüphelinin denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat ettiğinde bildirdiği en son adresine 27/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği, ancak şüphelinin 10 gün içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmemesi üzerine gönderilen ikinci uyarı yazısının 21/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği, ancak şüphelinin 10 gün içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmediği, Bu şekilde kendisine tebliğ edilen 28/01/2022 tarihinde Denetimli Serbestlik Süreci Yükümlü Ön Bilgilendirme Formu üzerine, sevk tarihinden itibaren 5 gün içinde hastaneye başvurmadığının bildirilmesine dair hastanenin 29/04/2022 tarihli raporunun birinci ihlâl kabul edilmek suretiyle, 18/05/2022 ve 21/06/2022 tarihlerinde tebliğ edilen uyarı yazılarına rağmen şüphelinin kendisine yüklenen yükümlülüklere ve uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle kovuşturma şartı gerçekleştiğinden, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25/10/2022 tarihli ve 2021/5008 soruşturma, 2022/69121 esas, 2022/52461 sayılı iddianamenin iadesine yönelik İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2022 tarihli ve 2022/659 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 09.03.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 04.10.2021 tarihli ve 2021/50038 Soruşturma, 2021/6335 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme kararında itiraz kanun yolu, mercii ve süresinin gösterildiği, kararın şüpheliye 25.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlanıldığı, 07.01.2022 tarihli ve 2021/7878 DS sayılı çağrı yazısının usulüne uygun şekilde 21.01.2022 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra şüphelinin müdürlüğe başvurduğu, 28.01.2022 tarihinde Denetimli Serbestlik Süreci Yükümlü Ön Bilgilendirme Formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, hastanenin 29.04.2022 tarihli raporunda şüphelinin sevk tarihinden itibaren 5 gün içinde hastaneye başvurmadığının ve tedavi programına uymadığının bildirilmesi üzerine uyarılmasına karar verildiği, 18.05.2022 tarihli uyarı yazısının, şüphelinin denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat ettiğinde bildirdiği en son adresine 27.05.2022 tarihinde tebliğ edildiği, ancak şüphelinin 10 gün içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmemesi üzerine gönderilen ikinci uyarı yazısının 21.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, ancak şüphelinin 10 gün içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmediği, 18.05.2022 ve 21.06.2022 tarihlerinde tebliğ edilen uyarı yazılarına rağmen şüphelinin kendisine yüklenen yükümlülüklere ve uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle kovuşturma şartı gerçekleştiğinden, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25.10.2022 tarihli ve 2021/5008 Soruşturma, 2022/69121 Esas, 2022/52461 sayılı iddianamenin İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2022 tarihli ve 2022/659 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile iadesine karar verildiği, iddianamenin iadesi kararına yapılan itirazın incelenmesinde İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ve 2022/1562 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. C. 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesinde, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." ve dördüncü fıkrasında "Kişinin, erteleme süresi zarfında; 1. Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, 2. Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, 3. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki düzenlemelere ve Yargıtay içtihatlarına göre; 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra, fakat 10.11.2021 tarihli ve 31655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesinden önce kapatılmış infaz dosyalarında; Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra denetimli serbestlik tedbirinin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi gerektiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan çağrı yazısının usulüne uygun tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe başvurmaması halinde, uyarılı ikinci çağrı yazısının tebliğe çıkarılacağı, ikinci tebligatın usulüne uygun yapılması ve şüphelinin müdürlüğe başvurmaması üzerine infaz dosyasının kapatılacağı, bu durumda ısrar şartının gerçekleşmiş olacağı, Şüphelinin çağrı yazısı tebliğinden sonra müdürlüğe başvurarak infaza başlanmasından sonra yükümlülük ihlalinde bulunması üzerine uyarılmasına karar verileceği, uyarı yazısının tebliğinden sonra müdürlüğe başvurmaması halinde yine ısrar şartı gerçekleşmiş olacağından infaz dosyasının kapatılacağı, Şüphelinin çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurarak infaza başlanmasından sonra, yükümlülük ihlalinde bulunması üzerine uyarılmasına karar verileceği, uyarı yazısının tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe gelerek program takvimi uyarınca belirlenen yükümlülüklerini bir veya birden fazla kez yerine getirmesinden sonra yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde; ısrar uyarısını içeren bir tebligat daha yapılması gerekeceği, ikinci uyarıdan sonra müdürlüğe gelmemesi veya gelip de yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde artık ısrar şartının gerçekleşeceği ve infaz dosyasının kapatılması gerekeceği, 10.11.2021 tarihinde 31655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin "Yükümlülerin uyarılması" başlıklı 44. maddesi düzenlemesi, " (1) Yükümlülüğün yerine getirilmesi için uyulması gereken kurallar ile karara uygun olarak hazırlanan programa ve denetimli serbestlik personelinin bu kapsamdaki uyarı ve çağrılarına uyulmaması yükümlülüğün ihlali sayılır. Yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda vaka sorumlusunun teklifi üzerine yükümlü, komisyon tarafından veya Kanunda yazılı hâllerde komisyonun önerisi üzerine infaz hâkimi tarafından uyarılır. (2) Uyarı bir yazı ile yükümlüye tebliğ edilir. Gerektiğinde yükümlü, müdürlüğe davet edilerek yükümlülüklerine ilişkin hususlar ve ihlalin sonuçları vaka sorumlusu tarafından kendisine sözlü olarak da açıklanır. Yükümlünün gelmemesi durumunda daha önce yapılmış olan yazılı uyarı yeterli sayılır. (3) Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. Suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından ise yükümlünün bir yıl içerisinde üçüncü kez uyarılmasının ardından bir yıl içinde dördüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. (4) Uyarı için yapılan tebligatta, bir yıl içerisinde suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından dördüncü kez, diğer yükümlüler bakımından üçüncü kez ihlal durumunun tespit edilmesi halinde tekrar bir uyarının yapılmayacağı, dosyanın kapatılması ile ilgili sürecin başlatılacağı ve dosyanın ilgili yargı merciine gönderileceği yükümlüye ihtar edilir." şeklinde olup, Somut olayda İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkarılan çağrı yazısının 21.01.2022 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği, çağrı yazısı üzerine şüphelinin müdürlüğe başvurduğu, 28.01.2022 tarihinde Denetimli Serbestlik Süreci Yükümlü Ön Bilgilendirme Formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, hastanenin 29.04.2022 tarihli raporunda şüphelinin sevk tarihinden itibaren 5 gün içinde hastaneye başvurmadığının ve tedavi programına uymadığının bildirilmesi üzerine uyarılmasına karar verildiği, 18.05.2022 tarihli uyarı yazısının, şüphelinin denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat ettiğinde bildirdiği en son adresine 27.05.2022 tarihinde tebliğ edildiği, ancak şüphelinin 10 gün içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmemesi üzerine gönderilen ikinci uyarı yazısının 21.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, ancak şüphelinin 10 gün içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmediği, uyarı yazılarına rağmen şüphelinin kendisine yüklenen yükümlülüklere ve uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle kovuşturma şartı gerçekleştiğinden, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25.10.2022 tarihli ve 2021/5008 soruşturma, 2022/69121 Esas, 2022/52461 sayılı iddianamenin, iadesine yönelik İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2022 tarihli ve 2022/659 İddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 16.Ağır Ceza Mahkemesinin10.11.2022 tarihli ve 2022/1562 Değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla