İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14578 Karar: 2025/3969 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14578 K.2025/3969

8. Ceza Dairesi 2024/14578 E. , 2025/3969 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/538 E., 2021/809 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında 18.09.2020 ve 19.08.2020 tarihl

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14578 E. , 2025/3969 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/538 E., 2021/809 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında 18.09.2020 ve 19.08.2020 tarihl

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14578 E. , 2025/3969 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/538 E., 2021/809 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında 18.09.2020 ve 19.08.2020 tarihli eylemleri sebebi ile İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında mahkumiyet kararı verildiği, kararın 21.01.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/6886 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61450 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın 18/09/2020 ve 19/08/2020 tarihlerinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiası ile yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 08/10/2020 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/11/2021 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, Adı geçen sanığın evvelce 19/09/2019 tarihinde işlediği "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak" suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10/09/2019 tarihli ve 2019/43186 soruşturma, sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine, İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/09/2019 tarihli ve 2019/70 esas, 2019/20 sayılı kararı ile isnat edilen suçun sanık tarafından etkin pişmanlık gösterilmesinden bahisle ceza verilmesine yer olmadığı karar verildiği ve ceza verilmesine yer olmadığı kararının 09/11/2019 tarihinde kesinleştiği, bu hâliyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı karar verilmesi ve ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi nedeniyle, ceza verilmesine yer olmadığı kararına konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukukî geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilerek, suça sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 19.08.2020 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, hükümlü hakkında daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiğinden, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2020 tarih, 2020/129993 Soruşturma, 2020/36542 Esas, 2020/25993 İddianame numaralı iddianamesi ile doğrudan yapılan yargılamada İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2020 tarih, 2020/693 Esas, 2020/686 Karar sayılı kararı ile aralarında hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle inceleme konusu İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/538 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, B. Hükümlü hakkında, 18.09.2020 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, hükümlü hakkında daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiğinden, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2020 tarih, 2020/99029 Soruşturma, 2020/30187 Esas, 2020/21411 İddianame numaralı iddianamesi ile doğrudan İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/538 Esas sayılı dava dosyasına kamu davası açıldığı, yapılan yargılamada İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2021 tarih, 2020/538 Esas, 2020/809 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 43, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına ve hak yoksuluklarına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 21.01.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. C. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan incelemede, hükümlü hakkında 19.09.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 12.04.2019 tarihli ve 2019/43186 Soruşturma, 2019/480 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmaması nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.09.2019 tarihli ve 2019/43186 Soruşturma, 2019/33057 Esas sayılı iddianamesi ile İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2019 tarihli ve 2019/70 Esas, 2019/20 Karar sayılı kararı ile, sanığın etkin pişmanlık gösterdiği gerekçesiyle "sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına" karar verildiği, kararının 09.12.2019 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla; Hükümlü hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılmış bir kamu davası olduğundan, inceleme konusu 18.09.2020 ve 19.08.2020 tarihli suçlardan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli kararı ile hükümlünün mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; Hükümlü hakkında daha önceden 19.09.2019 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 12.04.2019 tarihli ve 2019/43186 Soruşturma, 2019/480 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı takiben, hükümlünün denetim süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmaması nedeniyle kamu davası açılması üzerine, İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2019 tarihli ve 2019/70 Esas, 2019/20 Karar sayılı kararı ile ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve kararının kesinleştiği, bu haliyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, hükümlünün ceza verilmesine yer olmadığı kararına konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma kararı" verilerek, hükümlü hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, hükümlünün mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde ise de; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, UYAP ve adli sicilde yapılan incelemede, hükümlü hakkında 28.06.2021, 29.06.2022, 23.04.2021 ve 19.06.2021 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemleri nedeniyle Bordum Cumhuriyet Başsavcılığınca 08.09.2022 tarihli ve 2022/13719 Soruşturma, 2022/1097 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği anlaşılmakla, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edildiğinden ve yukarıda açıklandığı üzere incelemeye konu dosyaya dayanak alınan davada beraat kararı verildiği, bu durumda artık hükümlü hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliğinin ortadan kalkmış olduğu ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilerek, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesine kadar aynı suçtan işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61.maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edildiği de dikkate alınarak, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip incelenmesi, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, derdest dava bulunması halinde davaların birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç ya da bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı verilmesi Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2021 tarih, 2020/538 Esas, 2020/809 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde karar verildi. ...

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla