Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14562 E. , 2025/3839 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi 2- Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1- 2020/567 Esas, 2021/14 Karar 2- 2020/886 Esas, 2021/955 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARARLAR : Mahkumiyet (ayrı ayrı olmak üzere) TEBLİĞNAME GÖR
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14562 E. , 2025/3839 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi 2- Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1- 2020/567 Esas, 2021/14 Karar 2- 2020/886 Esas, 2021/955 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARARLAR : Mahkumiyet (ayrı ayrı olmak üzere) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında; 25.11.2013 tarihli eylemi sebebi ile Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2021 tarih ve 2020/567 Esas, 2021/14 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında mahkumiyet kararı verildiği, kararın 10.02.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, 01.12.2013 tarihli eylemi sebebi ile Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarih ve 2020/886 Esas, 2021/955 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında mahkumiyet kararı verildiği, kararın 25.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/23779 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57920 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; " 28/06/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklinde belirtildiği üzere, bu Kanun yürürlüğe girmeden önce işlenen suçlarda, kovuşturma aşamasına geçilmiş ise artık kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilemeyeceği, bununla birlikte hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan sanıkla ilgili olarak zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği, adı geçen sanık hakkında daha önce Gaziosmanpaşa 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/05/2014 tarihli kararı ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulandığı nazara alındığında, sanık hakkında yapılan yargılama sonunda 5320 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeyeceği cihetle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve ertelemeye dair genel hükümler gereğince yapılması muhtemel uygulanmalar saklı kalmak kaydı ile yargılamaya devam edilerek belirtilen gerekçe ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi yerine, Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2016 tarihli ve 2015/1341 esas, 2016/100 sayılı ve Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/05/2015 tarihli ve 2015/809 esas, 2015/73 sayılı kararları ile yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ise de, dosyada mevcut sanığa ait adli sicil kaydının incelenmesinde, sanık hakkında suç tarihinden önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemiş olması ve başkaca sabıka kaydının bulunmaması nazara alındığında hatalı gerekçe ile olsa da sonuç itibarıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği gözetilerek yapılan incelemede, Dosyalar kapsamına göre; Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/567 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 25/11/2013 iddianame düzenleme tarihinin ise 17/03/2014 olduğu, Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/886 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 01/12/2013, iddianame düzenleme tarihinin 12/03/2014 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihi olan 12/03/2014 tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 25.11.2013 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2014 tarih, 2014/7943 Soruşturma, 2014/3449 Esas, 2014/1979 numaralı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılamada Gaziosmanpaşa 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.05.2014 tarih, 2014/331 Esas, 2014/767 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un (5237 Sayılı Kanun) 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile dosya yeniden ele alınarak Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarih, 2015/1341 Esas, 2016/100 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına, 6545 sayılı Kanun (6545 Sayılı Kanun) ile 5320 sayılı Kanun'a (5320 Sayılı Kanun) eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2020 tarih, 2019/784 Esas, 2020/133 Karar sayılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen kararının ihbarı ile hüküm açıklanarak 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına ve hak yoksunlularına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 10.02.2021 tarihinde kesinleştiği, B. Şüpheli hakkında, 01.12.2013 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2014 tarih, 2014/7980 Soruşturma, 2014/3229 Esas, 2014/1849 numaralı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılamada Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2015 tarih, 2015/890 Esas, 2015/73 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına, 6545 sayılı Kanun ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2020 tarih, 2019/784 Esas, 2020/133 Karar sayılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen kararının ihbarı ile hüküm açıklanarak Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarih, 2020/886 Esas, 2021/955 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 25.02.2022 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. C. 5320 sayılı Kanun'a 18.06.2014 tarihinde 6545 sayılı Kanunun 85. maddesi ile eklenen geçici 7. maddesinde, "(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında hâlen denetimli serbestlik veya tedavi kararı uygulananlar bakımından Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde bu tedbirlerin uygulanmasına devam olunur. (2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. (3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur" şeklinde yer alan düzenleme ile sanığın 25.11.2013 tarihli eylemi sebebi ile sanık hakkında daha önce Gaziosmanpaşa 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.05.2014 tarih ve 2014/331 Esas, 2014/767 Karar sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği anlaşılmakla sanık hakkında yapılan yargılama sonunda 5320 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeyeceği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve ertelemeye dair genel hükümler saklı kalmak üzere yargılamaya devam edilerek belirtilen gerekçe ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi yerine, Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/1341 Esas, 2016/100 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiş ise de, dosyada mevcut sanığa ait adli sicil kaydının incelenmesinde, sanık hakkında suç tarihinden önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemiş olması ve başka bir sabıka kaydının bulunmaması dikkate alındığında hatalı gerekçe ile olsa da sonuç itibarıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği gözetilerek yapılan incelemede, Kanun yararına bozma istemine konu dava dosyalarının kapsamına göre; Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2021 tarih ve 2020/567 Esas, 2021/14 Karar sayılı dava dosyasında suç tarihinin 25.11.2013 iddianame düzenleme tarihinin ise 17.03.2014 olduğu, Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarih ve 2020/886 Esas, 2021/955 Karar sayılı dava dosyasındaki suç tarihinin 01.12.2013, iddianame düzenleme tarihinin 12.03.2014 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihi olan 12.03.2014 tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2021 tarih, 2020/567 Esas, 2021/14 Karar ve Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarih, 2020/886 Esas, 2021/955 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde karar verildi. ...