Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14558 E. , 2025/3406 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/195 E. 2020/300 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2020 ta
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14558 E. , 2025/3406 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/195 E. 2020/300 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2020 tarihli kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 02.02.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/1630 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58403 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında önceden Karşıyaka 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/05/2014 tarihli ve 2014/341 Esas ve 2014/542 sayılı kararı ile verilen tedavi denetimli serbestlik tedbirinin infazı için yapılan çağrıya sanığın uymaması üzerine bu kez sanık hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyet kararı verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, sanığın denetim süresi içerisinde silahla tehdit suçundan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine de mahkemesince ihlale konu suçun uyuşturucu madde kullanmak suçu olması gerektiğinden bahisle hükmün açıklanmasına yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de, 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesindeki şartlar aranmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararlarda ihlale konu suçun da aynı tür olması gerektiği, ancak somut olayda sanığın 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce verilen denetimli serbestlik kararının infazı için yapılan davete uymaması üzerine bu kez mahkumiyet kararı verilerek genel hükümler uyarınca 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesine göre takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği gözetilmeden, hükmün açıklanması yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Hükümlü hakkında, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2014 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında Karşıyaka 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 30.05.2014 tarih, 2014/341 Esas, 2014/542 Karar sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2015 tarih, 2014/723 Esas, 2015/19 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 62. ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 02.02.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, hükümlünün 21.03.2018 tarihli silahla tehdit eyleminin ihbarı ile dosya yeniden ele alınarak Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2020 tarihli ve 2020/195 Esas, 2020/300 Karar sayılı kararı ile "her iki suçun aynı nitelikte olmadığı, sadece uyuşturucu madde suçundan verilen erteleme hükmünün aynı nitelikte uyuşturucu madde kullanmak suçundan denetim süresi içerisinde suç işlemesi ve kesinleşmesi halinde açıklanacağı nazara alınarak şartları oluşmayan ihbar nedeniyle" hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verildiği ve kararın 22.10.2020 tarihinde kesinleştiğ anlaşılmıştır. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesindeki şartlar aranmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararlarda ihlale konu suçun da uyuşturucu madde bulundurma suçu olması gerektiği, ancak dosya kapsamında mahkemesince genel hükümler uyarınca 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesine göre takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, hükmün açıklanması koşullarının da genel hükümlere tabi olduğu anlaşıldığından mahkemesince sanığın denetim süresi içinde silahla tehdit suçunu işlediğinden hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2020 tarihli ve 2020/195 Esas, 2020/300 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde karar verildi. ...
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğünden önce verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazına gelmemesi üzerine mahkûmiyet kurulup CMK 231'e göre HAGB verilmiş; denetim süresinde silahla tehdit suçu işleyince mahkeme 'suç aynı tür değil' diyerek hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar vermiştir.
Hukuki İlke: TCK 191 kapsamında HAGB, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2'sine göre değil de genel hükümler uyarınca CMK 231/5'e göre verilmişse, hükmün açıklanması koşulları da genel hükümlere tabidir; bu halde denetim süresinde işlenen ihlal suçunun uyuşturucu suçuyla aynı tür olması aranmaz.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma kabul; genel hükümlere göre verilen HAGB'de denetim süresinde silahla tehdit suçu işlendiğinden hükmün açıklanması gerekirken açıklanmaması hukuka aykırı bulunarak 309/4-a uyarınca bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: HAGB'nin hangi hükme (geçici 7/2 mi, genel 231 mi) dayandığı, ihlal suçunun aynı tür olmasının gerekip gerekmediğini belirler; genel hükümle verilmiş HAGB'de herhangi bir kasıtlı suç açıklamayı tetikler.