İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14560 Karar: 2025/3424 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14560 K.2025/3424

8. Ceza Dairesi 2024/14560 E. , 2025/3424 K. "İçtihat Metni" MAHKEMELERİ : Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesi samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Hükümlünün 06.07.2017 tarihli eylemi sebebi ile; Samsun Cumhuriyet B

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14560 E. , 2025/3424 K. "İçtihat Metni" MAHKEMELERİ : Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesi samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Hükümlünün 06.07.2017 tarihli eylemi sebebi ile; Samsun Cumhuriyet B

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14560 E. , 2025/3424 K. "İçtihat Metni" MAHKEMELERİ : Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesi samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Hükümlünün 06.07.2017 tarihli eylemi sebebi ile; Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2017 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1-6, 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62, 53 ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 22.03.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Hükümlünün 13.03.2017 tarihli eylemi sebebi ile; Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 12.04.2016 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1-6, 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2018 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43, 53 ve 51. maddeleri uyarınca Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli kararı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsubu ile 5 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 23.11.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2021/24870 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58400 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın incelemeye konu 13/03/2017 eylemi sebebiyle, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 24/11/2017 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesince; inceleme konusu 06/07/2017 diğer eylemi sebebiyle ise, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 18/10/2017 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, yine aynı Mahkeme tarafından sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, somut olayda, adı geçen sanığın evvelce 06/11/2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi sebebiyle yapılan soruşturma evresi sonucunda Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/12/2015 tarihli ve 2015/30028 soruşturma, 2015/961 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi nedeniyle kamu davası açılması üzerine, Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2017 tarihli ve 2016/347 Esas, 2017/428 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar usulüne uygun tebliğ edildiği halde kesinleşmesi beklenmeden denetimli serbestlik tedbirlerine başlandığından bahisle kamu davasının durmasına karar verildiği, şüpheliye 14/12/2015 tarihinde tebliğ edilen anılan erteleme kararının 30/12/2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesinde yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenlemeye nazaran, inceleme konusu 13/03/2017 tarihli suçun, denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle aynı maddenin 4. fıkrası kapsamında erteleme kararının ihlali niteliğinde olduğu, incelemeye konu 06/07/2017 tarihli eylemin ise evvelce işlenen 06/11/2015 tarihli eylemle arasında hukuki kesinti bulunmaması nedeniyle anılan ilk eylemle bağlantılı olarak zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü gerektiği ve eylemlerin müstakil bir suç oluşturmayacağı gözetilmeden, 13/03/2017 tarihli eylem nedeniyle açılan kamu davasının düşürülmesi ve 06/07/2017 tarihli eylemin ise zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararları verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 06.07.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2017 tarihli iddianamesi ile Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli ve 2017/722 Esas, 2018/192 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62/1 ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, B. Şüpheli hakkında, 13.03.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 12.04.2016 tarihli iddianamesi ile Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2018 tarihli ve 2017/1356 Esas, 2018/945 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43, 62/1 ve 51. maddeleri uyarınca verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasından Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli kararı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsubu ile 5 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği anlaşılmıştır. C. İddianame içeriklerinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı açılan kamu davasının olduğundan bahisle, 06.07.2017 ve 13.03.2017 tarihli inceleme konusu eylemleri nedeniyle doğrudan kamu davası açıldığının belirtildiği ancak, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sorgulamasında sanık hakkında, daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına konu 06.11.2015 tarihli eylemi sebebi ile yapılan yargılamada Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2017 tarihli ve 2016/347 Esas, 2017/1428 Karar sayılı kararı ile erteleme kararı kesinleşmeden Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne dosyanın gönderilmesi ve ısrar şartının gerçekleşmemesi sebepleri ile kamu davasının durmasına karar verildiği, durma kararı sonrası Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararının sanığın 13.03.2017 ve 06.07.2017 tarihli eylemleri ile ihlal edildiğinden dosyanın tekrar denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilmesine gerek olmadığı belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu nedenle de Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2019 tarihli ve 2019/700 Esas, 2019/656 Karar sayılı kararı ile kamu davasının düşmesine karar verildiği, düşme kararının kanun yararına bozmaya konu olması ile Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 20.05.2021 tarihli ve 2021/1473 Esas, 2021/5744 Karar sayılı kararı ile kararın bozulmasına karar verildiği, UYAP entegrasyon ekranında bozma sonrası yapılan yargılamaya ilişkin kayıt bulunmadığı anlaşılmakla; Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61.maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Somut olayda sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hüküm, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceği anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı isteminin yerinde olabileceği düşünülmekle birlikte, bu konu Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istem yazısında ileri sürülmediğinden, sanığın 06.11.2015 tarihli eylemine ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 20.05.2021 tarihli kanun yararına bozma kararı sonrası yapılan yargılama hakkında UYAP kayıtlarında ve fiziki dava dosyası içinde de bir bilgi ve belge bulunmadığından, anılan hususlar değerlendirildikten sonra kanun yararına bozma istemine konu kararlar ve anılan kararlardan hangisi veya hangileri hakkında kanun yararına bozma yoluna başvurulacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına oy birliğiyle TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde karar verildi. ...

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla