İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14618 Karar: 2025/7622 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14618 K.2025/7622

8. Ceza Dairesi 2024/14618 E. , 2025/7622 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/569 Esas, 2017/43 Karar SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14618 E. , 2025/7622 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/569 Esas, 2017/43 Karar SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14618 E. , 2025/7622 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/569 Esas, 2017/43 Karar SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2016 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1. ve 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2017 tarihli kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verildiği, kararın 28.02.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.03.2023 tarihli ve 2022/9582 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41980 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2017 tarihli kararının kanun yararına bozulması halinde, sanık hakkında anılan Mahkemece verilen erteli cezanın aynen infazına dair Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/03/2019 tarihli ve 2016/569 esas, 2017/43 sayılı ek kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/05/2019 tarihli ve 20219/694 değişik iş sayılı kararının hukuki sonuç doğurmayacağı gözetilerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 03/11/2016 tarihinde ''... adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ yapılmak suretiyle kesinleştirildiği anlaşılmış ise de; şüphelinin soruşturma aşamasında adresini "..." olarak bildirdiği ve kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karara ait tebligatın da mernis şerhi düşülmek suretiyle, söz konusu adrese çıkartıldığı, ancak anılan tebligat incelendiğinde bir açıklamaya yer verilmeksizin, mahalle muhtarlığına teslim edilmek suretiyle tebliğ işleminin tamamlandığının anlaşılması karşısında, öncelikle sanığın en son bildirdiği adrese tebliğ işlemlerinin yapılması gerektiği, tebligatın yapılamaması halinde ise bu kez sanığın "adres kayıt sistemindeki en son yerleşim yeri adresi tespit edilerek" tebliğ işleminin yapılması gerektiği, bu halde usulüne uygun bir tebligat yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir" Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Şüpheli hakkında, 18.12.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının 30.12.2015 tarihli ve 2015/10524 Soruşturma, 2015/229 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, B. Şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile erteleme kararının kaldırıldığı, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının 28.11.2016 tarihli ve 2016/6566 Soruşturma, 2016/2096 Esas, 2016/1735 sayılı iddianamesi ile Adıyaman Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2017 tarihli ve 2016/569 Esas, 2017/43 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 62., 53. ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 28.02.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının 30.12.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye 03.11.2016 tarihinde ''... adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edilerek kesinleştirildiği ancak şüphelinin soruşturma aşamasında adresini "..." olarak bildirdiği ve bu adrese erteleme karar tebliği çıkarılmadığı anlaşılmakla, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun'un 21/1.maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata aynı Kanun'un 23/1-8 maddesi ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği için yapılan tebliğ usulsüz olduğundan 30.12.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği, bu nedenle infazına da başlanamayacağı, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların da hukukî sonuç doğurmayacağı anlaşıldığından, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2017 tarihli ve 2016/569 Esas, 2017/43 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: 18.12.2015 tarihli kullanma suçunda Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının erteleme kararı, sanığın soruşturmada bildirdiği adrese hiç tebligat çıkarılmadan MERNİS şerhiyle doğrudan mahalle muhtarına tebliğ edilmiş; sanık mahkûm edilmiştir. Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istemiştir.

Hukuki İlke: Sanığın soruşturmada bildirdiği bilinen adrese hiç normal tebligat çıkarılmadan doğrudan MERNİS adresine muhtara yapılan tebliğ, Tebligat Kanunu 10/2'deki iki aşamalı yöntemi ihlal ettiğinden geçersizdir ve erteleme kararı kesinleşmez.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma kabul; kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kurulması hukuka aykırı bulunarak 309/4-b uyarınca bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Dosyada sanığın beyan ettiği adrese hiç tebligat çıkarılmadığı gösterilirse, sonradan MERNİS'e yapılan tebliğ tek başına usulsüz sayılır; savunma bu tebligat evrakının fiziki incelemesini istemelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla