Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14628 E. , 2025/5502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/502 Esas, 2015/813 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkınd
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14628 E. , 2025/5502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/502 Esas, 2015/813 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2015 tarih, 2015/502 Esas, 2015/813 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 26.02.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/24704 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54372 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına şeklinde bir ibareye yer verilmekle yetinilip, cezalandırmaya ilişkin maddeler yazılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de; sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya aynı suçu yeniden işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hüküm açıklanabilmesi için evvelce bir cezanın belirlenerek bir hüküm kurulması gerektiği, ortada açıklanacak bir hüküm bulunmaması hâlinde anılan hükmün nasıl işletileceğinin karışıklığa da yol açabileceği, öncelikle mahkemece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulmasını, ardından sanık hakkında evvelce denetimli serbestlik kararı verildiği ve ihlal üzerine yargılama yapıldığı hususu da dikkate alınarak, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/3. maddesi uyarınca yargılamaya devam edilerek sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 06.09.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2013 tarihli ve 2013/54020 Soruşturma, 2013/30343 Esas, 2013/11224 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.03.2014 tarihli ve 2014/51 Esas, 2014/331 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın kesinleşmesini takiben ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 01.10.2015 tarihli ve 2015/502 Esas, 2015/813 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 26.02.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. B. 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmasına rağmen, atılı suçtan öncelikli olarak sübut bulan eylemine ilişkin lehe olan hükümler de gözetilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi gereğince hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesindeki "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar." ve anılan Kanun'un 232/6. maddesindeki "Hüküm fıkrasında, 223. maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yeniden suç işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hükmün açıklanabilmesi için bir cezanın belirlenerek bir hüküm kurulması gerektiği, öncelikle mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulması, ardından sanık hakkında daha önce Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.03.2014 tarihli kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve ihlâl üzerine yargılama yapıldığı hususu da dikkate alınarak, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/3. maddesi uyarınca yargılamaya devam edilerek sonucuna göre genel hükümler uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2015 tarihli ve 2015/502 Esas, 2015/813 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kullanmak icin uyusturucu madde bulundurma sucunda daha once tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanan sanik yukumluluklere uymayinca, mahkeme cezalandirmaya iliskin maddeleri yazmadan dogrudan hukmun aciklanmasinin geri birakilmasina karar vermistir.
Hukuki İlke: CMK 231/11 ve 232/6 uyarinca HAGB verilse dahi once TCK 191 geregi bir ceza belirlenerek denetime imkan verecek bir hukum kurulmasi zorunludur; ihlal halinde aciklanacak bir hukum bulunmamasi karisikliga yol acar. Ayrica daha once tedbir uygulanan sanik hakkinda 5320 sayili Kanun geciici 7/3 uyarinca yargilamaya devam edilmelidir.
Uygulama Sonucu: kanun yararina bozma
Dava Strateji Notu: Dogrudan HAGB verilip ceza belirlenmeyen dosyalarda hukmun kanun yararina bozulmasi mumkundur; daha once denetimli serbestlik uygulanmis sanik icin zorunlu HAGB degil, geciici 7/3 kapsaminda takdiri degerlendirme yapilmasi gerektigi savunulmalidir.