İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14683 Karar: 2025/8216 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14683 K.2025/8216

8. Ceza Dairesi 2024/14683 E. , 2025/8216 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/747 E. 2019/750 K SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14683 E. , 2025/8216 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/747 E. 2019/750 K SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14683 E. , 2025/8216 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/747 E. 2019/750 K SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 15.07.2015 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1. ve 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2019 tarihli kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 18.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 07.05.2023 tarihli ve 2022/32518 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54361 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 20.06.2018 tarihli ve 2018/2503 Esas, 2018/9186 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasında yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki açıklamalar ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olduğu birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkartılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği anlaşıldığından, öncelikle sanığın bilinen en son adresine tebliğ yapılmalı, tebliğin iade edilmesi halinde adres kayıt sistemindeki en son yerleşim yeri adresine tebliğ işleminin yapılması gerektiği, Dosya kapsamına göre; somut olayda, 27.07.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip, Malatya Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce denetimli serbestlik süreci yükümlü ön bilgilendirme yazısının bizzat şüpheliye elden 01.08.2016 tarihinde tebliğ edildiği, buna karşın şüphelinin denetimli serbestlik tedbiri kapsamında randevularına katılmadığının Dr. ... Devlet Hastanesinin 12.12.2016 tarihli yazısı ile bildirildiği, bu sebeple uyarılmasına karar verilerek, anılan Müdürlüğün 04.01.2017 tarihli ve 2015/4576 DS sayılı uyarı yazısının 17.01.2017 tarihinde şüphelinin mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine tebliğ edildiği ve şüphelinin 3 gün içerisinde anılan Müdürlüğe başvurmaması sebebiyle dosya kaydının kapatılarak Antalya Cumhuriyet Başsavcılığa gönderildiği anlaşılmış ise de, Denetimli Serbestlik müdürlüğünün 04.11.2017 tarihli uyarı yazısının şüphelinin öncelikle bilinen adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince tebliği yerine, mernis adresine doğrudan anılan Kanun'un 21/2. maddesi gereğince 17.01.2017 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edildiği, bu durumda tebligatın usulsüz olduğu ve ısrar etme şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine, 5271 sayılı Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 26.02.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2015 tarihli ve 2015/12706 Soruşturma, 2015/255 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, B. Hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile erteleme kararının kaldırıldığı, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 15.07.2015 tarih, 2015/12706 Soruşturma, 2015/16290 Esas, 2015/14147 sayılı iddianamesi ile Antalya Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2015 tarihli ve 2015/618 Esas, 2015/882 Karar sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerinin infazında ısrar şartının gerçekleşmemesi nedeni ile kamu davasının durmasına ve tedbirin kaldığı yerden devamına karar verildiği, sanığın yine tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığının bildirilmesi üzerine Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2019 tarih, 2019/747 Esas, 2019/750 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 18.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. D. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak ili aşamalı bir yöntemin benimsendiği dikkate alındığında; tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8. maddelerinin ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği dikkate alındığında, Somut olayda, 27.07.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının itiraz edilmeden kesinleşmesi ile Malatya Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından denetimli serbestlik tedbiri yükümlü ön bilgilendirme yazısının bizzat hükümlüye elden 01.08.2016 tarihinde tebliğ edildiği, hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri kapsamında randevularına katılmadığının Dr. ... Devlet Hastanesinin 12.12.2016 tarihli yazısı ile bildirildiği, bu sebeple uyarılmasına karar verilerek, 04.01.2017 tarihli ve 2015/4576 DS sayılı uyarı yazısının 17.01.2017 tarihinde hükümlünün MERNİS adresine 7201 sayılı Kanunu'nun 21/2. maddesine tebliğ edildiği ve hükümlünün 3 gün içerisinde anılan Müdürlüğe başvurmaması sebebiyle dosya kaydının kapatılarak Antalya Cumhuriyet Başsavcılığa gönderildiği, sanığın doğrudan adres kayıt sistemindeki adresine yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğu anlaşıldığından sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığının kabul edilemeyeceği, ısrar şartının gerçekleşmediği, denetimli serbestlik tedbirine kaldığı yerden devam edilmek üzere mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca durma kararı verilerek yükümlü hakkında hükmolunan denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesinin gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2019 tarih, 2019/747 Esas, 2019/750 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla