İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14675 Karar: 2025/8103 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14675 K.2025/8103

8. Ceza Dairesi 2024/14675 E. , 2025/8103 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/164 E., 2022/540 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14675 E. , 2025/8103 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/164 E., 2022/540 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14675 E. , 2025/8103 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/164 E., 2022/540 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2014 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 53, 58. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2014 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 07.11.2014 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/32011 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54763 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın yokluğunda verilen Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/09/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 30/10/2014 tarihinde şüphelinin mernis adresine doğrudan tebliğ edilerek dosya kesinleştirilmiş ise de; 7201 sayılı Kanun'un 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği bu durumda Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/09/2014 tarihli kararının şüphelinin mernis adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi nedeniyle usule aykırı şekilde yapılmış olması karşısında, esasen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 01.08.2013 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2014 tarihli ve 2013/32300 Soruşturma, 2014/1941 Esas, 2014/1095 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 53... . maddeleri uyarınca Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2014 tarih ve 2014/930 Esas, 2014/286 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 07.11.2014 tarihinde kesinleştiği, C. Sanığın 10.06.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin Küçükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2020 tarih ve 2019/979 Esas, 2020/1 Karar sayılı kararının ihbarı ile Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2022 tarih, 2022/164 Esas, 2022/540 Karar sayılı kararı ile hüküm açıklanarak 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 25.07.2022 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2014 tarih ve 2014/930 Esas, 2014/286 Karar sayılı kararının 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21/2. maddesine göre sanığın MERNİS adresine 20.10.2014 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmakla; 7201 sayılı Kanun'un 10/2. maddesinde yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki düzenleme ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği halde, öncelikle sanığın bilinen son adresine tebligat çıkarılması gerekirken doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu, bu haliyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla sanık hakkında denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle hüküm açıklanarak mahkumiyet kararı verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2022 tarih ve 2022/164 Esas, 2022/540 Karar sayılı sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: 01.08.2013 tarihli kullanma suçunda Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin HAGB kararı, doğrudan sanığın MERNİS adresine 21/2'ye göre tebliğ edilerek kesinleştirilmiş; sonraki bir eylem ihbarıyla hüküm açıklanarak sanık mahkûm edilmiştir.

Hukuki İlke: Yalnız erteleme kararının değil, HAGB kararının kendisinin de önce bilinen adrese tebligat çıkarılmadan doğrudan MERNİS'e tebliği usulsüzdür; bu halde HAGB kesinleşmez, denetim süresi başlamaz ve sonradan işlenen suç gerekçesiyle hüküm açıklanamaz.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma kabul; usulsüz tebliğ nedeniyle denetim süresi hiç başlamadan hükmün açıklanıp mahkûmiyet kurulması hukuka aykırı bulunarak 309/4-a uyarınca bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: HAGB'nin sonradan açıklandığı dosyalarda, ilk HAGB kararının tebliğinin usulüne uygunluğu denetlenmeli; kararın kendisi usulsüz tebliğ edilmişse açıklama için gereken denetim süresi hukuken hiç işlememiştir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla