İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14655 Karar: 2025/8220 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14655 K.2025/8220

8. Ceza Dairesi 2024/14655 E. , 2025/8220 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2026/181 E. 2017/18 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14655 E. , 2025/8220 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2026/181 E. 2017/18 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14655 E. , 2025/8220 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2026/181 E. 2017/18 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2016 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1- 4a ve 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Ankara 26.Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2017 tarihli ve 2016/681 Esas, 2017/18 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 191/1. ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, itiraz edilmeksizin 20.01.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/32185 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60873 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "1-Dosya kapsamına göre; Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09/12/2019 tarihli ve 2019/2360 esas, 2019/7718 karar sayılı ve aynı Dairenin 24/02/2020 tarihli ve 2020/250 esas, 2020/1242 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik şüphelinin 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkının bulunduğu ve erteleme kararında itiraz hakkı ile itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi gerektiği, itiraz hakkı bulunduğu hususunu içerir bahse konu karar kendisine hiç tebliğ edilmeyen yahut usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının da bir önem arz etmediği nazara alındığında; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 17/02/2016 tarihli ve 2016/21646 soruşturma, 2016/701 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa tebliğ edilmediği, söz konusu karara karşı itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin ihtaratın da yapılmadığı ve bu nedenle kovuşturma şartı gerçekleşmediği cihetle; kamu davasının durması yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabule göre de, 28/06/2014 tarihli ve 6545 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Kanun ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, bu Kanun yürürlüğe girmeden önce işlenen suçlarda, kovuşturma aşamasına geçilmiş ise artık kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilemeyeceği için zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği nazara alındığında; sanığın 01/02/2016 tarihli eylemi nedeniyle öncelikle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve yükümlülüklere uymamakta ısrarcı olunduğundan bahisle de kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. madde kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 01.02.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2016 tarihli ve 2016/21646 Soruşturma, 2016/701 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağını ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, B. Şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması üzerine erteleme kararının kaldırılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2016 tarihli ve 2016/21646 Soruşturma, 2016/37107 Esas, 2016/31460 sayılı iddianamesi ile Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2017 tarihli ve 2016/681 Esas, 2017/18 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191/1. ve 62. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 20.01.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; 1. Şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik şüphelinin 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkının bulunduğu ve erteleme kararında itiraz hakkı ile itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi gerektiği, itiraz hakkı bulunduğu hususunu içerir kararın şüpheliye usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2016 tarihli ve 2016/21646 Soruşturma, 2016/701 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa tebliğ edilmediği, erteleme kararına karşı itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin ihtaratın da yapılmadığı ve bu nedenle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durması yerine yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Kabule göre ise; şüpheli hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17.02.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi sonrası şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması üzerine erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetim süresine tâbi tutulmasına karar verilmiş ise de; 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddesinde, "(1) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında hâlen denetimli serbestlik veya tedavi kararı uygulananlar bakımından 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde bu tedbirlerin uygulanmasına devam olunur. (2) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. (3) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur" şeklinde yer alan düzenlemeye göre, İncelenen dosya kapsamındaki suçun anılan düzenleme sonrasında, 01.02.2016 tarihinde işlendiği ve suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 191/2-3. maddeleri uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması üzerine iddianame düzenlendiği, bu halde sanık hakkında yapılan yargılama sonunda 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin uygulanmasının sözkonusu olmadığı, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin özel bir düzenleme olup 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte kovuşturması devam eden suçlar hakkında uygulanabileceği, bu nedenle 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra işlenen ve 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. madde hükümlerine göre uygulama yapılan sanık hakkında 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve ertelemeye dair genel hükümlerin uygulanması saklı kalmak kaydı ile, yargılamaya devam edilerek belirtilen gerekçe ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2017 tarihli ve 2016/681 Esas, 2017/18 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla