Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14696 E. , 2025/9197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 1- 2016/330 D.İş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kar
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14696 E. , 2025/9197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 1- 2016/330 D.İş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2016 tarihli ve 2016/330 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, Hükümlü hakkında Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2016 tarih, 2016/467 Esas, 2016/542 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 06.09.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 31.03.2023 tarihli ve 2022/24767 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41983 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; 1-Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/04/2016 tarihli ve 2016/330 değişik iş sayılı kararına yönelik yapılan incelemede; Sanığın uyuşturucu kullanmak suçundan hakkında daha önce 10 ay hapis cezasının infazının ertelenmesine dair kararını müteakip, sanığın denetimli serbestlik kararını ihlal etmesi nedeniyle cezasının aynen infazına ilişkin Adana (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/12/2011 tarihli kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/04/2016 tarihli kararından önce 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin yeniden düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, dosyanın uyarlama yargılaması yapılıp yapılmayacağını değerlendirilmek üzere Mahkemesine gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, 2-Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/06/2016 tarihli ve 2016/467 esas, 2016/542 sayılı kararına yönelik yapılan incelemede; Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, anılan suçtan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 231/5. maddesinde belirtilen şartların gerçekleştiğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmasına rağmen, sanık hakkında öncelikli olarak sübut bulan eylemine ilişkin lehe olan hükümler de gözetilmek suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 191. maddesine gereğince hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. fıkrasındaki “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” ve anılan Kanun'un 232/6. maddesindeki "Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." biçimindeki düzenlemeler nazara alındığında, sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya aynı suçu yeniden işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hükmün açıklanabilmesi için evvelce bir cezanın belirlenerek bir hüküm kurulması gerektiği, ortada açıklanacak bir hüküm bulunmaması hâlinde anılan hükmün nasıl işletileceğinin karışıklığa da yol açabileceği, öncelikle mahkemece anılan Kanun’un 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Sanığın 07.01.2009 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2009 tarih, 2009/58851 Soruşturma, 2009/25756 Esas ve 2009/7588 İddianame numaralı iddianamesi ile açılan kamu davasında Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.04.2010 tarih, 2009/733 Esas, 2009/425 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, sanığın yükümlülüklerine uymaması ile dosya yeniden ele alınarak aynı Mahkemenin 28.09.2010 tarih, 2010/1216 Esas, 2010/1290 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1-2,62. ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, sanığın yükümlülüklerine uymaması ile Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.12.2011 tarihli ve 2011/1846 Esas, 2011/2965 Karar sayılı kararı ile 10 ay hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, karara yapılan itiraz ile Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2016 tarihli ve 2016/330 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2016 tarihli 6545 sayılı Kanunile yapılan değişikliklere ilişkin uyarlama talebi üzerine Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2016 tarih, 2016/467 Esas, 2016/542 Karar sayılı kararı ile, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın 06.09.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. A. Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2016 tarihli ve 2016/330 Değişik iş sayılı kararına yönelik yapılan incelemede; Sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında daha önce 10 ay hapis cezasının infazının ertelenmesine dair kararını, sanığın denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymayarak ihlal etmesi üzerine cezasının aynen infazına ilişkin Adana (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.12.2011 tarihli kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2016 tarihli kararından önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin yeniden düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, dosyanın uyarlama yargılaması yapılıp yapılmayacağını değerlendirilmek üzere Mahkemesine gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönde kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, B. Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2016 tarihli ve 2016/467 Esas, 2016/542 Karar sayılı kararına yönelik yapılan incelemede; Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, cezalandırmaya ilişkin kanun maddeleri ve hükmolunan ceza belirlenmeden doğrudan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hüküm açıklanabilmesi için önce bir cezanın belirlenerek bir mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2016 tarihli ve 2016/330 Değişik iş ve Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2016 tarihli ve 2016/467 Esas, 2016/542 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.