İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14725 Karar: 2025/8944 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14725 K.2025/8944

8. Ceza Dairesi 2024/14725 E. , 2025/8944 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/353 D.İş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsa

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14725 E. , 2025/8944 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/353 D.İş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsa

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14725 E. , 2025/8944 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/353 D.İş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Tire Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2022 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1-5, 31/3. ve 54. maddeleri uyarınca açılan davada, 14.03.2022 tarihinde iddianamenin iadesine karar verildiği, 14.03.2022 tarihinde iddianamenin iade edilmesine yapılan itirazda Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli kararı ile iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/21756 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/52513 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olaya ilişkin, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/01/2020 tarihli ve 2019/9659 esas, 2020/38 karar sayılı ilâmında da "...Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının varsa vekil veya somut olayda olduğu gibi CMK’nın 150. maddesi uyarınca görevlendirilmiş olan müdafiiye tebliğ edilmesinin yasaya uygun ve yeterli olduğu, itiraz hakkının müdafii tarafından da kullanılabileceği anlaşıldığından, yargılamaya devam olunarak esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, kamu davasının durmasına karar verilmesi yasaya aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür." şeklinde belirtildiği üzere, Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2022 tarihli iddianamenin iadesine dair kararı ile, Tire Cumhuriyet Başsavcılığınca 17/11/2021 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının suça sürüklenen çocuğa 21/02/2022 tarihinde tebliğ edildiğinden bahisle henüz kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden 29/01/2022 tarihinde işlediği iddia olunan aynı neviden eyleminin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali mahiyetinde olamayacağı yönünde belirtilmiş ise de, söz konusu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının suça sürüklenen çocuk müdafine 23/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebligatın yasaya uygun ve yeterli olduğu anlaşılmakla, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 17.04.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Tire Cumhuriyet Başsavcılığının 17.11.2021 tarihli ve 2021/1343 Soruşturma, 2021/186 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, itiraz mercii, itiraz süresi ve sürenin doğru şekilde gösterildiği, kararın suça sürüklenen çocuk müdafiine 18.11.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, ancak kararın suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmediği, 19.12.2021 tarihinde erteleme kararının kesinleştiği, B. Suça sürüklenen çocuğun 29.01.2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi erteleme kararının ihlali kabul edilerek, Tire Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2020 tarihli ve 2021/1343 Soruşturma, 2022/432 Esas, 2022/370 sayılı iddianamesi ile Tire Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, D. Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2022 tarih ve 2022/108 İddianame değerlendirme numaralı iddianamenin iadesine karar verildiği, Tire Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2022 tarihinde iddianamenin iade edilmesine itirazda bulunulduğu, Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli kararı ile iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. E. 5237 sayılı Kanun'un191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararların şüpheli tarafından doğrudan haberdar olunması gereken yükümlülük ve uyarılar içermesi nedeniyle, müdafii bulunan soruşturma dosyalarında bu kararların yalnızca müdafilere tebliği yeterli olmayıp, müdafilerle birlikte taraflara da tebliğ edilmesi gerekmektedir. Bu şekilde taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen erteleme kararı kesinleşmeyeceğinden denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, açıklanan nedenlerle somut olayda, Tire Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen erteleme kararının, suça sürüklenen çocuğun müdafiine usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, ancak karar suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmediğinden erteleme kararının usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden sözedilemeyeceği, erteleme süresinin kararın kesinleşmesi ile başlayacağı, bu durumda ihlâl kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinin söylenemeyeceği, dolayısıyla eylemin erteleme kararının ihlali sayılamayacağı anlaşıldığından Mahkemece verilen "itirazın reddi" kararının yerinde olduğu anlaşıldığından, Kanun yararına bozma istemi ve tebliğnamede yer alan bozma gerekçesi yerinde görülmemiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla