İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14680 Karar: 2025/8946 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14680 K.2025/8946

8. Ceza Dairesi 2024/14680 E. , 2025/8946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Çocuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2020/13 E. 2021/75 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığı

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14680 E. , 2025/8946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Çocuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2020/13 E. 2021/75 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığı

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14680 E. , 2025/8946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Çocuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2020/13 E. 2021/75 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 31.08.2020 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1., 43. ve 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Niğde 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2021 tarihli kararı ile 1 yıl 6 ay 21 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun)231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 23.03.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/24588 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/53997 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Gerekçeli kararın hüküm kısmında yaş küçüklüğü sebebi ile yapılan indirim oranı doğru olarak uygulanmasına karşın, uygulanan kanun maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi yerine, 31/2. maddesi olarak yazılmasında isabet görülmemiş ise de, söz konusu hatanın, mahallinde düzeltilebilir maddi bir hata olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede, Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 Esas, 2019/8638 Karar sayılı ve aynı Dairenin 05.10.2020 tarihli ve 2020/3684 Esas, 2020/4900 Karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı nazara alındığında; somut olayda, kayden 25.06.2003 doğumlu olan suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar her ne kadar 04.02.2020 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de, söz konusu kararın suça sürüklenen çocuğa atanan zorunlu müdafiye tebliğ edilmemesi nedeniyle usulü ile kesinleşmediği ve erteleme süresinin bu sebeple başlamadığı, erteleme süresi başlamadığından bu süre içerisinde işlenmiş bir suçtan da söz edilemeyeceği ve bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Gerekçeli kararın hüküm kısmında yaş küçüklüğü sebebi ile yapılan indirim oranı doğru olmakla, uygulanan kanun maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi yerine, 31/2. maddesi olarak yazılmasında isabet görülmemiş ise de, söz konusu hatanın, mahallinde düzeltilebilir maddi bir hata olduğu kabul edilmiştir. A. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 24.10.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 27.01.2020 tarihli ve 2019/8875 Soruşturma, 2020/15 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2. maddesi uyarınca üç yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, erteleme kararının suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmesine rağmen müdafine tebliğe çıkarılmadığı, B. Suça sürüklenen çocuğun 30.06.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun erteleme kararının ihlali kabul edilerek erteleme kararının kaldırıldığı ve Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 31.08.2020 tarih, 2019/8875 Soruşturma, 2020/1719 Esas, 2020/1368 sayılı iddianamesi ile Niğde 6. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Suça sürüklenen çocuğun 21.01.20 20... .05.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemlerine ilişkin Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2021 tarih, 2020/828 Soruşturma, 2021/291 Esas, 2021/227 sayılı iddianamesi ile Niğde 6. Asliye Ceza Mahkemesine açılan kamu davasında, dava dosyasını aynı Mahkemenin 2020/13 Esas sayılı dava dosyası ile birleşmesine karar verildiği, D. Niğde 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2021 tarih, 2021/13 Esas, 2021/75 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1, 43, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 21 gün hapis cezasına, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 23.03.2021 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Dosya kapsamına göre; 24.10.2019 tarihli eylemi nedeniyle verilen 27.01.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmiş ise de, müdafine tebliğ yapılmadığı, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara yaşı küçük şüphelinin ve dolayısıyla şüpheliye soruşturma aşamasında 5271 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafinin de itiraz hakkının bulunduğu, itiraz hakkının kullanılabilmesi için yaşı küçük şüpheliyi "temsilen" zorunlu müdafine de ilgili kararın tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheli ve müdafine usûlüne uygun tebliğ yapılmadığı için erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle yükümlülük ihlâlinden ve 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesine konu edilen 29.05.20 20... .06.2020 tarihli eylemler yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Niğde 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2021 tarih, 2021/13 Esas, 2021/75 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla