Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/16077 E. , 2026/2347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2056 Esas, 2023/2224 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/16077 E. , 2026/2347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2056 Esas, 2023/2224 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.09.2023 tarihli ve 2023/303 Esas, 2023/348 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4.a, 62, 52, 53, 63, 54. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.12.2023 tarihli ve 2023/2056 Esas, 2023/2224 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1.a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği evin sanığa ait olmadığına, arama kararı ve aramanın usulsüz olduğuna, mahkumiyete elverişli yeterli delil bulunmadığına, suç vasfının yanlış tespit edildiğine, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, sanığın akıl sağlığına yönelik araştırma yapılması gerektiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tahliye ve beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; hakkında uyuşturucu madde sattığına yönelik bilgi bulunan sanığın ikametinde ve üstünde Sulh Ceza Hakimliğince verilen arama kararına istinaden 04.01.2023 tarihinde usule uygun yapılan aramada; uyuşturucu maddeler ile pregabalin içeren hapların ele geçirildiği, sanığın uyuşturucu maddeleri ticari kasıtla bulundurduğu ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1. 04.01.2023 olan suç tarihinin İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararında ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında 24.12.2022 olarak belirtilmesi maddi hata olarak kabul edilmiş, mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarı ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesi gereğince temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, aşamalarda sanığın akıl hastalığının yerinde olmadığına ilişkin bir tespitin yer almadığı ve mahkemenin bu hususta harici gözleminin olmadığı, kolluk tutanakları içeriği, sanığın savunması, tanıkların beyanı, kriminal uzmanlık raporuna göre ele geçirilen maddelerin ... ve ADB-BUTINACA olduğu, uyuşturucu maddenin miktarı, çeşitliliği ve kullanım sınırının çok üzerinde olması ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair kabulde, sanık hakkında kurulan hükümde ve koşulları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama dışı bırakılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmünün kurulduğu, araştırılacak başka bir hususun bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, aşağıda belirtilen düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Adli para cezasının taksitlendirilmesinde sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğine ve mahkemece ödenmeyen adli para cezasının hapse "çevrileceğinin" sanığa ihtar edilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu halde, inceleme konusu kararda adli para cezasının ödenmeyen kısmının hapis cezasına "çevrilebileceği" şeklinde karar verilmesi, sonrasında ise "veya infaz aşamasında Cumhuriyet savcısı kararı ile de 6545 sayılı Kanunun 81 ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3 hükmü gereğince adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebileceğinin sanığa ihtarına, (ihtar edildi), hükmün kesinleşmesine kadar geçecek süre de gözetilerek cezanın ödenmesi için takdiren sanığa mehil verilmesine yer olmadığına" karar verilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52/4. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 19.12.2023 gün ve 2023/2056 Esas, 2023/2224 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin hüküm fıkrasının adli para cezası ile ilgili (8) numaralı bendi ikinci cümlesinde bulunan "...çevrilebileceği..." ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine, "...çevrileceğinin ihtarına..." ibaresinin eklenmesi, "veya infaz aşamasında Cumhuriyet savcısı kararı ile de 6545 sayılı Kanunun 81 ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3 hükmü gereğince adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebileceğinin sanığa ihtarına, (ihtar edildi), hükmün kesinleşmesine kadar geçecek süre de gözetilerek cezanın ödenmesi için takdiren sanığa mehil verilmesine yer olmadığına" kısmının hükümden çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında ikametinde ve üzerinde Sulh Ceza Hakimliği kararına dayanılarak yapılan aramada uyuşturucu maddeler ile pregabalin içeren hapların ele geçirilmesi üzerine uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan mahkumiyet kurulmuştur. Sanık müdafii aramanın usulsüzlüğünü, sanığın kullanıcı olduğunu ve etkin pişmanlıktan yararlanması gerektiğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, temyiz üzerine dosya Yargıtay 8. Ceza Dairesince incelenmiştir.
Hukuki İlke: Ele geçirilen maddenin miktarı, çeşitliliği ve kullanım sınırının çok üzerinde olması ticari kastın ve TCK 188/3 ile 188/4-a kapsamındaki suçun sübutunu gösterir; koşulları oluşmayan hallerde etkin pişmanlık uygulanamaz. Suç tarihindeki maddi hata mahallinde düzeltilebilir; adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse 'çevrileceğinin' ihtar edilmesi TCK 52/4 uyarınca zorunlu olup 'çevrilebileceği' ibaresi hukuka aykırıdır ancak yeniden yargılama gerektirmediğinden Yargıtayca düzeltilir.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması (adli para cezası ihtarına ilişkin ibarenin düzeltilmesi suretiyle).
Dava Strateji Notu: Adli para cezasının infazına ilişkin ihtar ibaresinin (çevrilecek/çevrilebilecek ayrımı) doğru kurulması temyizde düzeltme konusu olabildiğinden hüküm fıkrasının bu yönden titizlikle incelenmesi önerilir. Ayrıca aleyhe temyiz bulunmaması, temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılmamasının bozma nedeni yapılmamasını sağladığından, tek taraflı temyizin sanık lehine koruyucu etkisi gözetilmelidir.