Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/16223 E. , 2025/2383 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1352 E., 2022/460 K. HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/16223 E. , 2025/2383 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1352 E., 2022/460 K. HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2020 tarihli ve 2020/86 Esas, 2020/137 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/5, 62, 52/2, 53 ve 54. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/5, 62, 52/2, 53 ve 54. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/5, 43, 62, 52/2, 53, 58 ve 54. maddeleri uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, suça sürüklenen çocuk ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-b, 43, 31/3, 52/2-4, 62 ve 54. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/1352 Esas, 2022/460 Karar sayılı kararı ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ile sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ...'ın Temyiz İstemi Atılı suçu işlemediğine, uyuşturucu maddeyi ticaret değil kullanma maksadı ile bulundurduğuna ilişkindir. 2. Sanıklar ... ve ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanıkların atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 3. Suça sürüklenen çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, suç vasfına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamına göre, 03.04.2017 tarihinde, temyiz dışı sanık ...’in, kiralamış olduğu araç ile Elazığ'da piyasaya sürmek amacıyla yüklü miktar uyuşturucu madde alabilmek için Diyarbakır ili Hani ilçesine sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte gittiği, ele geçen maddeyi burada temin ettikten sonra aynı araç ile Elazığ'a doğru yola çıktıklarında yapılan takipte kolluk görevlilerince aracın durdurulmaya çalışıldığı sırada otomobilden esrar maddesi dolu poşetin atıldığı, 25.06.2017 tarihinde, suça sürüklenen çocuk ...'ın, parkta bir şahısla arasında alışveriş olduğunun görülmesi üzerine edilen ve göz teması kesilmeden durdurulan ....'in yapılan üst aramasında esrar maddesinin ele geçirildiği, 29.07.2017 tarihinde, sanık ...'ın, suça sürüklenen çocuk ...'dan temin ettiği uyuşturucu maddeyi kullanıcı tanık ...'ye verdiğinin görülmesi üzerine göz teması kesilmeden durdurulan ....’ın yapılan üst aramasında esrar maddesinin ele geçirildiği, 30.08.2017 tarihinde ise, suça sürüklenen çocuk ...'ın, apartmanda bir şahısla arasında alışveriş olduğunun görülmesi üzerine edilen ve göz teması kesilmeden durdurulan ....'nın yapılan üst aramasında metamfetamin maddesinin ele geçirilmesi iddiasına ilişkin olarak; Sanık ... yönünden mahkeme tarafından hükme esas alınan her iki eylemi arasında hukuki kesinti bulunmadığı anlaşılmakta ise de; sanığın her fiil sonrası yakalanması sonrası ilgili ifadesinin alınması, ilk eylem sonrası serbest bırakılmasının ardından yeniden suç işlemesi nedeniyle iki eylemi arasında fiili kesintinin gerçekleşmiş olması, sanığın iki eyleminin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu bağlamda sanığın eylemlerinin ayrı ayrı suçları oluşturduğu ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının bulunmadığı, her iki suça konu eylemlere ilişkin olay tutanakları ve iddianame içeriğindeki anlatım dikkate alınarak her bir eylemden dolayı ayrı ayrı cezalandırılması yerine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesi uyarınca zincirleme şekilde cezalandırılmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi karşı temyiz olmadığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Olayın intikali, iletişimin dinlenmesi kayıtları, fiziki takip tutanakları, kriminal raporları, suça sürüklenen çocuğun ve sanıkların savunmaları, tanık beyanları ile tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan dosya kapsamına göre yeterli olduğu, delillerin birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk ve sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanıklar ..., ... ve ...'ın ele geçirilen uyuşturucu maddeyi ticari amaçlı bulundurduğu, suça sürüklenen çocuk ...'ın, ...., ... ve ... isimli şahsa uyuşturucu madde satışı yaptığı, sanık ...'ın ise, ... isimli şahsa uyuşturucu madde satışı yaptığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'ın, sanıklar ... ve ... müdafiinin, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/1352 Esas, 2022/460 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... müdafii, suça sürüklenen çocuk ... müdafii, sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, gerekçedeki eleştiriye yönelik olarak oy çokluğu, esasta oy birliği ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir. 03.04.2017 tarihli eylemde sanık ...'ın otomobilden attıkları ele geçirilen maddeyi ticari amaçla bulundurmak suretiyle, 115 gün geçtikten sonra da 29.07.2017 tarihinde kullanıcı ...'e satmak suretiyle yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda aradan geçen kısa zaman aralığı ve ele geçen maddelerin niteliğinin aynı olması hususları birlikte dikkate alındığında sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı, yakalama, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerinin sanığın kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanığın savcılıkta ifadesinin alınmasından sonra da ikinci eyleminin gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 43 üncü maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı Yargıtay'ın yerleşik kararlarınında bu yönde olduğu ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 24.03.2025