İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/16279 Karar: 2025/970 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/16279 K.2025/970

8. Ceza Dairesi 2024/16279 E. , 2025/970 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2562 E., 2022/81 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Sanık ... yönünden mahkumiyet ve diğer sanıklar yönünden istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, Onama ... tebliğnamede sanık o

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/16279 E. , 2025/970 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2562 E., 2022/81 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Sanık ... yönünden mahkumiyet ve diğer sanıklar yönünden istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, Onama ... tebliğnamede sanık o

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/16279 E. , 2025/970 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2562 E., 2022/81 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Sanık ... yönünden mahkumiyet ve diğer sanıklar yönünden istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, Onama ... tebliğnamede sanık olarak gösterilmiş ise de; sanık hakkında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin temyizden vazgeçilmesi nedeniyle verdiği 18.03.2022 tarihli temyiz isteminin reddine ilişkin ek karara yönelik temyiz talebi bulunmadığından inceleme dışında tutulmuştur. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.04.2021 tarihli ve 2019/242 Esas, 2021/115 Karar sayılı kararı ile; a-) Sanıklar ..., ... ve ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 188/5, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 30 yıl hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, b-) Sanık ...'in 03.05.2019 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 188/5,61/7, 52/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 30 yıl hapis ve 180.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve ayrıca 20.03.2019 tarihli eylemi nedeniyle beraatine, c-) Sanık ...'nün uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43/1, 192/3, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 16 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 33.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, d-) Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43/1, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, e-) Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a-b, 43/1, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 22 yıl 6 ay hapis ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, f-) Sanıklar ... ve ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a-b, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 16 yıl 6 ay hapis ve 33.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 26/01/2022 tarihli ve 2021/2562 Esas, 2022/81 Karar sayılı kararı ile; a-) Sanık ... dışındaki diğer sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar ..., ..., ... müdafileri ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... ile müdafileri ve sanık ...'in istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, b-) Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 188/5, 43/1, 61/7, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 30 yıl hapis ve 225.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... ve müdafilerinin temyiz istemleri; Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, hükümde arttırım yapılan 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığına, kolluk aşamasında savunması alınan sanığın kullandığı haplar nedeniyle bilincinin yerinde olmaması nedeniyle ifade alma tutanağının gerçeği yansıtmadığına, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine, kabul anlamanına gelmemekle birlikte sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri; Mahkumiyet hükmüne esas alınan eylemler yönünden yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir. 3. Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri; Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve tutanak mümzii beyanlarının tek başına hükme esas alınamayacağına ilişkindir. 4. Sanık ... müdafiinin temyiz istemleri; Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına ilişkindir. 5. Sanık ... müdafiinin temyiz istemleri; Sanığın eyleminin yardım etme niteliğinde olduğuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine ilişkindir. 6. Sanık ... müdafiinin temyiz istemleri; Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan fazlaca uzaklaşıldığına ilişkindir. 7. Sanık ... müdafiinin temyiz istemleri; Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192/3 maddesi uyarınca daha fazla indirim yapılması gerektiğine, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan fazlaca uzaklaşıldığına, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 8. Sanık ... müdafiinin temyiz istemleri; Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan fazlaca uzaklaşıldığına ilişkindir. 9. Sanık ...'in temyiz istemleri; 16.01.2019 tarihli olayda uyuşturucuyu temyiz dışı ...'a getiriyor olduğuna ve aynı olaya ilişkin alınan iki farklı kriminal raporun birbiriyle çeliştiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık ve müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz istemlerinde bulunmalarından sonra sanığın 23.05.2022 tarihli dilekçe ve 24.12.2024 tarihli beyanı uyarınca temyiz isteğinden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz istemlerinde bulunmalarından sonra sanığın 24.04.2024 tarihli dilekçesiyle temyiz isteğinden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 3. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, hakkında uyuşturucu madde sattığı yönünde bilgiler bulunan ve hakkında iletişimin denetlenmesi tedbiri uygulanan sanığın 31.12.2018 tarihinde buluştuğu diğer sanık ...'a suça konu uyuşturucuyu satması olayına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, temel cezanın iki ayrı ağırlaştırıcı neden bulunması nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve sanık hakkında gerekçe uyarınca takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya uygun olduğu, yapılan keşif ve düzenlenen bilirkişi raporu uyarınca sanığın diğer sanık ...'a uyuşturucuyu sattığı yerin okula 28 ve hastaneye 140 metre mesafede olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğu ve hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, iletişim tespit ve çözüm tutanakları, fiziki takip ve olay tutanağı, kriminal rapor, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen ...'in soruşturma ve kovuşturma aşamalarında tanık sıfatıyla alınan beyanları ile tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla alınan beyanları uyarınca sanığın diğer sanık ...'a suça konu uyuşturucuyu sattığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, hakkında uyuşturucu madde sattığı yönünde bilgiler bulunan ve hakkında iletişimin denetlenmesi tedbiri uygulanan sanığın 31.12.2018 tarihinde buluştuğu ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen ...'e diğer sanık ...'ten satın aldığı uyuşturucuyu vermesi olayına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, iletişim tespit ve çözüm tutanakları, fiziki takip ve olay tutanağı, kriminal rapor, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen ...'in soruşturma ve kovuşturma aşamalarında tanık sıfatıyla alınan beyanları ile tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla alınan beyanları uyarınca sanığın diğer sanık ...'ten aldığı uyuşturucuyu kullanıcı ...'e vermek suretiyle temin ettiğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, hakkında uyuşturucu madde sattığı yönünde bilgiler bulunan ve hakkında iletişimin denetlenmesi tedbiri uygulanan sanığın 03.05.2019 tarihinde diğer sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte İstanbul'dan uyuşturucu naklettikleri ve sanığın 20.03.2019 tarihinde diğer sanıklar ... ve ...'da ele geçen uyuşturucuyu adı geçen sanıklara satması olaylarına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, her iki olayda ele geçen uyuşturucuların miktarları itibarıyla fazla olmaları nedeniyle sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ile sanık hakkında ikinci kez uygulanan tekerrür hükümlerinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, her iki olay yönünden iletişim tespit ve çözüm tutanakları, fiziki takip ve olay tutanakları ile kriminal raporlar uyarınca sanığın eylemlerinin sübut bulduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 6. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, sanığın 03.05.2019 tarihinde diğer sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte İstanbul'dan uyuşturucu nakletmesi olayına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olayda ele geçen uyuşturucunun miktarı itibarıyla fazla olması nedeniyle sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ile sanık hakkında gerekçe uyarınca koşulları oluşmayan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, iletişim tespit ve çözüm tutanakları, fiziki takip ve olay tutanakları ile kriminal rapor uyarınca sanığın eyleminin sübut bulduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 7. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın suça konu uyuşturucunun alındığını belirttiği ...'un açık kimlik ve adresinin belli olmaması karşısında bu kişinin açık kimliğinin tespit edilmesi ve hakkında iddianame düzenlenip mahkum olması durumunda sanık yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilebilme imkanı bulunduğu görülerek yapılan incelemede; Dava dosyası kapsamına göre, sanığın 03.05.2019 tarihinde diğer sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte İstanbul'dan uyuşturucu nakletmesi olayına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olayda ele geçen uyuşturucunun miktarı itibarıyla fazla olması nedeniyle sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ile sanık hakkında koşulları oluşmayan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, iletişim tespit ve çözüm tutanakları, fiziki takip ve olay tutanakları ile kriminal rapor uyarınca sanığın eyleminin sübut bulduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 8. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, sanığın 03.05.2019 tarihinde diğer sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte İstanbul'dan uyuşturucu nakletmesi olayına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve olayda ele geçen uyuşturucunun miktarı itibarıyla fazla olması nedeniyle sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, iletişim tespit ve çözüm tutanakları, fiziki takip ve olay tutanakları ile kriminal rapor uyarınca sanığın eyleminin sübut bulduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 9. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, sanığın 01.02.2019 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen ...'e uyuşturucu sattığı, 07.02.2019 tarihinde diğer sanık ...'e uyuşturucu sattığı ve 20.03.2019 tarihli olayda sanığın İzmir'den naklettiği uyuşturucu ile birlikte yakalanması olaylarına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 20.03.2019 tarihli olayda ele geçen uyuşturucunun miktar itibarıyla fazla olması nedeniyle sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ile sanık hakkında gerekçe uyarınca takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının ve sanığın cezasında etkin pişmanlık hükümleri uyarınca yapılan indirimin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, her üç olay yönünden iletişim tespit ve çözüm tutanakları, fiziki takip ve olay tutanakları ile kriminal raporlar uyarınca sanığın eylemlerinin sübut bulduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 10. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, sanığın 26.10.2018 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ...'a uyuşturucu sattığı ve 16.01.2019 tarihinde sanığın naklettiği uyuşturucu ile birlikte yakalanması olaylarına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve 16.01.2019 tarihli olayda ele geçen maddenin alınan kriminal rapor uyarınca sentetik kannabinoid grubuna dahil olan 4F-MDMB-BINACA olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, iletişim tespit ve çözüm tutanakları, fiziki takip ve olay tutanakları ile kriminal raporlar uyarınca sanığın eylemlerinin sübut bulduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 11. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği ve temyize konu hükme esas alınan sanığın 24.12.2018 tarihli eylemi sabit ise de, Ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza davası kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Anılan Kanun'un 170 inci maddesinin dördüncü fıkrasında da; "iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır" düzenlemesine yer verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi uyarınca ise; "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu madde gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Anılan kanuni düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açık aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda, mahkemece sanığın mahkumiyetine esas alınan 07.02.2019 tarihli eyleme ilişkin temyiz dışı ... hakkında düzenlenen Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 01.08.2019 tarih ve 2019/2053 esas sayılı iddianamesinde sanığın kimlik bilgileri ile sanık hakkında yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddelerinin, suçun delillerinin ve yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman diliminin olmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında bahsi geçen eylem yönünden Cumhuriyet savcılığınca açılmış bir dava olup olmadığının araştırılarak, açılmamış ise, dava açılmasının sağlanarak davaların birleştirilmesinden sonra mahkemece yapılacak değerlendirme sonucunda sanık hakkında, "zincirleme suç" hükümlerinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR 1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 266. maddesi gereği temyizden vazgeçme nedeniyle sanık yönünden dava dosyasının Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 266. maddesi gereği temyizden vazgeçme nedeniyle sanık yönünden dava dosyasının Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 3. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (3), (4), (5), (6), (7), (8), (9) ve (10) nolu bentlerinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 26.01.2022 tarihli ve 2021/2562 Esas, 2022/81 Karar sayılı kararında sanıklar ..., ... ve ... ile sanıklar müdafileri ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarları ile tutuklu kalınan süreler dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, 4. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (11) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 26.01.2022 tarihli ve 2021/2562 Esas, 2022/81 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkında ki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla