İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/16301 Karar: 2025/3284 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/16301 K.2025/3284

8. Ceza Dairesi 2024/16301 E. , 2025/3284 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3204 E., 2021/372 K. SUÇLAR : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan red

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/16301 E. , 2025/3284 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3204 E., 2021/372 K. SUÇLAR : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan red

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/16301 E. , 2025/3284 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3204 E., 2021/372 K. SUÇLAR : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ... ve sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçundan Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın kesin olduğu anlaşılmakla sanık müdafinin bu suç yönünden verilen hükme yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10.09.2021 tarihli ve 2017/611 Esas, 2021/289 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a-b, 43/1, 62, 52, 53, 54 ve 58. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis ve 40.000 TL adli para cezası, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53 ve 54. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 12.500 TL adli para cezası, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a-b, 43/1, 192/3, 62, 52, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 14 yıl 22 gün hapis ve 28.100 TL adli para cezası, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 43/1, 192/3, 62, 52, 53 ve 54. maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 18.740 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar ... ve ... hakkında verilen cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2021/3204 Esas 2021/372 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca sanıklar ... ve ... yönünden esastan reddine, sanıklar ... ve ... yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile hükümden 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi çıkarılarak düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, iletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, mümzi tanıkların görgüye ilişkin beyanları olmadığı halde beyanlarının hükme esas alınmayacağına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, suç vasfında hata yapıldığına, soruşturmanın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. 3. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, hükmün gerekçesiz olduğuna, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, eksik inceleme yapıldığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, ceza artırma ve eksiltme sebeplerinin doğru ve yerinde kullanılmadığına, eksik araştırma yapıldığına, etkin pişmanlık indirim oranın daha fazla uygulanması gerektiği, mahkumiyet hükmünün sanığın yüzüne karşı okunmadan verildiği, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. 4. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe a. Sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçundan kurulan hüküm yönünden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir. b. Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan kurulan hükümler yönünden, Dosya kapsamına göre sanık ...'ın 22.08.2017, 25.08.2017, 27.08.2017, 28.08.2017, 06.09.2017 ve 10.09.2017 tarihlerinde, sanık ...'un 22.08.2017 ve 10.09.2017 tarihlerinde, sanık ...'in 25.08.2017, sanık ...'nin 08.09.2017 ve 10.09.2017 tarihlerinde kullanıcı şahıslara uyuşturucu madde satmak ve başkalarına temin etmek amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri iddiasına ilişkin olarak; Sanık ...'ın 22.08.2017 tarihinde ... ile yaptığı görüşmelere ilişkin tapelerle uyumlu olacak şekilde üzerinde ele geçen uyuşturucu haricinde karakolda ele geçen 11 çıkı halinde sentetik kannabinoid maddeleri bulundurduğunun anlaşıldığı ve 25.08.2017 tarihinde ise kullanıcı ...'na uyuşturucu madde satmak suretiyle zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği halde zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık ...'ın 22.08.2017 tarihinde sanık ...'a, 25.08.2017 tarihinde kullanıcı tanık Ş.D.'ye, 28.08.2017 tarihinde kullanıcı tanık A.K.'ya, 06.09.2017 tarihinde kullanıcı tanık S.Ç.'ye uyuşturucu sentetik kannabinoid maddesini para karşılığında vermek, 27.08.2017 tarihinde başkalarına temin etmek üzere üzerinde kişisel kullanım miktarının üzerinde ve 7 parça halinde uyuşturucu sentetik kannabinoid maddesi bulundurmak, 10.09.2017 tarihinde sanık ...'un ikametinde ve araç içinde ele geçen maddeleri olay bütünü gözetildiğinde diğer sanıklarla birlikte iştirak iradesi ile bulundurmak suretiyle zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği, sanık ...'in ise 25.08.2017 tarihinde kullanıcı tanık B.K.'ya uyuşturucu sentetik kannabinoid maddesini para karşılığında vermek suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği kolluk tarafından tanzim edilen tutanaklar, tape kayıtları, kriminal rapor, tanık ve mümzi tanık beyanları, savunmalar ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. c. Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan kurulan hükümler yönünden, Dosya kapsamına göre sanık ...'un 22.08.2017 ve 10.09.2017 tarihlerinde, sanık ...'nin ise 08.09.2017 ve 10.09.2017 tarihlerinde kullanıcı şahıslara uyuşturucu madde satmak ve ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri iddiasına ilişkin olarak; 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ya da şahsi cezasızlık sebeplerine bağlı olarak Bölge Adliye Mahkemesinin hukuka aykırılığı düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddedebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkında duruşma açılmadan 5237 sayılı Kanun'un 43/1 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin hükümden çıkarılmasına ilişkin karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamenin bu husustaki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.04.2018 tarihli ve 2014/851 Esas, 2018/144 Karar sayılı kararı uyarınca "aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/11/2018 tarih, 2018/339 Esas ve 2018/536 Karar sayılı kararı uyarınca farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu” şeklindeki kararları uyarınca başka suçtan Bursa Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair bir talebi de bulunmayan sanıkların, kısa kararın okunduğu 10.09.2021 tarihli oturuma getirtilmeyerek savunma haklarının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçundan kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünün (a) bendinde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan kurulan hükümler yönünden, Gerekçe bölümünün (b) bendinde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2021/3204 Esas 2021/372 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C. Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan kurulan hükümler yönünden, Gerekçe bölümünün (c) bendinde açıklanan nedenle sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2021/3204 Esas, 2021/372 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla