İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/1690 Karar: 2025/2347 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/1690 K.2025/2347

8. Ceza Dairesi 2024/1690 E. , 2025/2347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2412 E., 2023/272 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz ed

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/1690 E. , 2025/2347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2412 E., 2023/272 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz ed

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/1690 E. , 2025/2347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2412 E., 2023/272 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 2022/178 Esas 2023/178 Karar ve 22.06.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a,b, 43/1, 52/2-4, 58. ve 53. maddeleri uyarınca 20 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'nin, 2023/2412 Esas 2023/272 Karar ve 30.11.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi'nce kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Suçun sübutuna, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, uyuşturucu maddenin kullanma amacıyla bulundurulduğuna, etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Sanığın, 23.03.2021, 12.04.2021 ve 14.04.2021 tarihli eylemleri birlikte değerlendirildiğinde hukuki kesinti yok ise de, sanığın 23.03.2021 tarihli eyleminden dolayı yakalanıp sorgusu yapılarak adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığı, dolayısıyla hukuki ve fiili kesinti gerçekleştikten sonra, sanığın ayrı bir suç işleme kararı ile 12.04.2021 tarihli eylemi gerçekleştirmiş olması karşısında; 23.03.2021 tarihli eylemin zincire dahil edilmeyerek diğer eylemlerden ayrıca cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Dava dosyası kapsamına göre, 23.03.2021 tarihli eylem; sanığın kullandığı cep telefonu numarası hakkında usulüne uygun olarak alınan iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması kararına istinaden yapılan tespitte, sanık ve tanık .... arasındaki telefon görüşme içeriğinin uyuşturucu madde satışı ile ilgili olduğu değerlendirilerek, buluşma yeri olarak belirlenen yerde kolluk görevlilerince tertibat alındığı, sanık ve tanığın birbirlerine bir şey alıp verip ayrıldıklarının görüldüğü, tanık .....'nün cebinden çıkardığı bir fişek halinde eroin maddesini rızasıyla kolluk görevlilerine teslim ettiği, sanığın da paralel olarak yapılan çalışmalarda kolluk görevlilerince yakalandığı, anlaşılmıştır. 12.04.2021 tarihli eylem; sanık ve tanık .... arasındaki telefon görüşme içeriğinin uyuşturucu madde satışı ile ilgili olduğu değerlendirilerek, buluşma yeri olarak belirlenen yerde kolluk görevlilerince tertibat alındığı, sanık ve tanığın cami önünde birbirlerine bir şey alıp verip ayrıldıklarının görüldüğü, tanık .....'nin cebinden çıkardığı iki fişek halinde eroin maddesini rızasıyla kolluk görevlilerine teslim ettiği, anlaşılmıştır. 14.04.2021 tarihli eylem; sanığın kimliği tespit edilemeyen bir şahısla yaptığı telefon görüşme içeriğinin uyuşturucu madde satışı ile ilgili olduğu değerlendirilerek, buluşma yeri olarak belirlenen yerde kolluk görevlilerince tertibat alındığı, sanığın içinde bulunduğu ticari takside, usulüne uygun alınan arama ve el koyma kararına istinaden yapılan aramada, 168 adet pregabalin etken maddesini içeren yeşil reçeteye tabi hapın ele geçirildiği, iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, tespit edilen uyuşturucu maddenin kişisel kullanım miktarının çok üzerinde olduğu ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'nin, 2023/2412 Esas 2023/272 Karar ve 30.11.2023 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde eleştiri konusu dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, kurulan hükme ve gerekçesine yönelik eleştiriye katılınmadığına dair karşı düşüncesi nedeni ile oy çokluğu, esasa ilişkin ise oy birliği ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir. 23.03.2021 tarihli eylemde, sanık ...'ın tanık ....'ye para karşılığı uyuşturucu madde sattığı, 20 gün geçtikten sonra da 12.04.2021 tarihinde kullanıcı tanık ....'ye uyuşturucu madde satmak suretiyle, yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda, aradan geçen kısa zaman aralığı ve ele geçen maddelerin niteliğinin aynı olması hususları birlikte dikkate alındığında, sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı, yakalama, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerinin sanığın kararında bir değişiklik olduğu düşüncesinin sanığın iç dünyasına ilişkin varsayımsal bir düşünce olduğu, ancak sanığın adli kontrol kararı ile serbest bırakılmasından sonra da ikinci eylemini gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 43 üncü maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı Yargıtay'ın yerleşik kararlarının da bu yönde olduğu ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına yönelik olduğu, aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 20.03.2025

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla