İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/16966 Karar: 2024/9919 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/16966 K.2024/9919

8. Ceza Dairesi 2024/16966 E. , 2024/9919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/97 E., 2023/421 K. SUÇ : Parada sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. Sanıklar ... ve .

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/16966 E. , 2024/9919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/97 E., 2023/421 K. SUÇ : Parada sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. Sanıklar ... ve .

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/16966 E. , 2024/9919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/97 E., 2023/421 K. SUÇ : Parada sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin; yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bozma Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli kararı ile sanıklar ... ve Nazire hakkında parada sahtecilik suçundan verilen kararların sanıklar ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 23.06.2023 tarihli kararı ile özetle, sanıklar hakkında eksik araştırma ile hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2015/411 Esas sayılı dava dosyasının, aynı Mahkemenin 2016/97 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek yapılan incelemede; Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2023 tarihli ve 2016/97 Esas sayılı kararı ile sanıklar ... ... ve ... hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197/1, 52. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4 yıl hapis cezası ve 40.000,00 TL adli para cezası ile 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 12.000,00 TL adli para cezası, sanıklar ... ve Nazire hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197/1, 52, 58. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ve 40.000,00 TL adli para cezası, sanıklar ... ve ... hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197/1, 52, 58. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar ... ve ... hakkındaki cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanıklar ... ... ve ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanıkların atılı suçu işlediklerine dair somut delil bulunmadığına, kararın varsayıma dayalı olduğuna, eylemlerin kül halinde tek bir suç oluşturduğuna, fiili kesintinin sanıklar bakımından gerçekleşmediğine, şüpheden sanıkların yararlanması gerektiğine ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir. 3. Sanık ...'nin Temyiz İstemi Beraatini talep ettiğine ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir. 4. Sanık ...'in Temyiz İstemi Üzerinde ve evinde yapılan aramada sahte paranın ele geçirilmediğine, sahte paraların sanık ...'ye ait olduğuna, atılı suçu işlemediğine ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir. 5. Sanık ...'ın Temyiz İstemi Somut bir nedene dayanmamaktadır. 6. Sanık ...'in Temyiz İstemi Şüpheden sanığın yararlanacağına, kararın haksız olduğuna ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanıklar ... ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelemesinde; 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nda (1412 sayılı Kanun) olağan kanun yolları olarak itiraz ve temyize yer verilmişken, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (5271 sayılı Kanun) itiraz, istinaf ve temyiz olağan kanun yolları olarak düzenlenmiştir. 5320 sayılı Kanun'un 18/1-a maddesi uyarınca 5271 sayılı Kanun'un 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi üzerine, 1412 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak yeni Ceza Muhakemesi Kanunu sisteminde, kanun yolları içinde istinafa yer verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinden sonra göreve başlaması nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un “Temyiz ve karar düzeltme” başlıklı 8/1. maddesinde “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddeleri uygulanır. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez” hükmüne yer verilmek suretiyle bölge adliye mahkemelerinin göreve başlamasından önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında 1412 sayılı Kanun'un 305 ilâ 326. maddelerinin uygulanacağı öngörülmüştür. Başka bir anlatımla, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un, bu tarihten sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı Kanun'un temyize ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.03.2022 tarihli ve 2018/20-325 Esas, 2022/157 ve 2023/7-301Esas, 2023/589 Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere; usul kanunlarının zaman bakımından uygulanmasında asıl olan, aksi kanunda açıkça düzenlenmiş bulunmadıkça "hemen ve derhal uygulanma" ilkesidir. Bununla birlikte, 5271 sayılı Kanun'un 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi üzerine, 1412 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmasına rağmen 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrası ile, bölge adliye mahkemelerinin Resmî Gazete'de ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddelerinin uygulanacağına ilişkin istisnai bir düzenlemeye yer verilmesi karşısında, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar bakımından hemen ve derhal uygulama ilkesi geçerli olmayacak, bu kararlar kesinleşinceye kadar Kanun'daki açık ve emredici düzenleme uyarınca 1412 sayılı Kanun'un temyize ilişkin hükümleri uygulanmaya devam edecektir. Bu bilgiler ışığında yapılan değerlendirmede; sanıklar Nazire ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından parada sahtecilik suçundan verilen 19.01.2016 tarihli mahkumiyet hükümleri, Dairemizin temyiz incelemesi sonrası 23.06.2023 tarihli ilamıyla bozulmuştur. Bozma sonrası haklarında parada sahtecilik suçundan açılan davaların bağlantı nedeniyle birleştirilmesine karar verilen diğer sanıklar ... ..., ..., ... ve ... yönünden verilen hükümler ile sanıklar Nazire ve ... hakkında bozma öncesi verilen hükümlerle birlikte 31.10.2023 tarihinde kurulduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; sanıklar ... ..., ..., ... ve ... hakkında verilen 31.10.2023 tarihli hükümlerin kanun yolu incelemesinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gerektiği anlaşıldığından, bu sanıklar yönünden esası incelenmeyen dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2. Sanıklar Nazire ve ... Hakkında Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelemesinde; Bir kısım sanıkların ikrar içeren savunmaları, müşteki beyanları, iletişimin tespiti tutanakları, fiziki takip tutanakları, müştekilerce yapılan teşhis işlemleri, yakalama tutanakları, uzmanlık raporları birlikte değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR 1. Sanıklar ... ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden, Sanıklar ... ..., ..., ... ve ... hakkında Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 31.10.2023 tarihli hükümlerin kanun yolu incelemesinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gerektiği anlaşıldığından, adı geçen sanıklar yönünden esası incelenmeyen dava dosyasının oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, Dava dosyasının Adana Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 2. Sanıklar Nazire ve ... hakkında Kurulan Hükümler Yönünden, Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2023 tarihli ve 2016/97 Esas, 2023/421 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden vâki temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla