Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/17017 E. , 2024/4891 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/143 E. 2017/470 K. SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Hükmün bozulmasına karar verilmesi İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Baş
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/17017 E. , 2024/4891 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/143 E. 2017/470 K. SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Hükmün bozulmasına karar verilmesi İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 11.12.2018 tarihli ve 2018/2448 Esas, 2018/14217 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.03.2024 tarihli ve KD-2024/12979 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ İtiraza konu uyuşmazlık; ''Bozma üzerine verilen ilk derece mahkemesi mahkumiyet hükmünün gerekçe kısmı ile hüküm fıkrası arasında, Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesinde yazılı takdiri indirim nedenlerinin uygulanması yönünden karışıklığa neden olunup olunmadığına ilişkindir. Dosyanın yapılan incelemesinde, Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2017 tarih ve 2017/143 Esas, 2017/470 Karar sayılı kararının gerekçe kısmında "Sanığın kişilik özellikleri ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak, hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesi uygulanmıştır." ifadeleri kullanıldığı halde, hüküm kısmının ikinci paragrafında "Sanığın kişilik özellikleri ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 62/1 inci mad. uygulanmasına YER OLMADIĞINA," karar verildiği görülmüştür. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 289/1-g madde ve fıkrasına göre, hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi, temyiz dilekçesi veya beyanında gösterilmiş olmasa da hukuka kesin aykırılık sebebi olarak sayılmıştır. Aynı yasanın "Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar" başlıklı 230 ncu maddesinin 1 nci fıkrasının c bendinde ise; "c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62 nci maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi..." gerektiği belirtilmiştir. Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2017 tarih ve 2017/143 Esas, 2017/470 Karar sayılı kararının gerekçe kısmında, sanık hakkında TCK'nın 62 nci maddesinin uygulanmasına karar verildiği belirtilmesine karşılık, hüküm fıkrasında anılan maddenin uygulanmamış olması nedeniyle hükümde karışıklığa neden olunduğu değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesi uyarınca sanık lehine itiraz olağanüstü kanun yolu başvurusunda bulunulmasına ilişkindir. II. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un ''Takdiri indirim nedenleri'' başlıklı 62 nci maddesi; ''(1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir. (2) Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri (…) göz önünde bulundurulabilir. (Ek cümle:12/5/2022-7406/1 md.) Ancak failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmaz. Takdiri indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir.'' şeklinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun'un, hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususları düzenleyen 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde de, ''Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62 nci maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanunun 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi.'' hususunun gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenleme altına alınmıştır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; temyiz yargılamasına konu Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2017 tarihli, 2017/143 E., 2017/470 K. sayılı kararının gerekçe kısmında, sanığın kişilik özellikleri ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulandığı belirtilmesine rağmen, kararın hüküm kısmında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına ilişkin olarak gösterilen gerekçe ile aynı gerekçe yazılarak bu sefer sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına denilmek suretiyle, gerekçe ile hüküm fıkraları arasında çelişkiye neden olunması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 11.12.2018 tarihli ve 2018/2448 Esas, 2018/14217 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2017 tarihli ve 2017/143 E. sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.