Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/17291 E. , 2025/9062 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/279 E., 2024/157 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün tem
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/17291 E. , 2025/9062 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/279 E., 2024/157 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2023 tarihli ve 2022/27 Esas, 2023/507 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 04.01.20 22... .01.2022 tarihlerinde işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 188/4-b, 43/1, 62... . maddeleri uyarınca 17... ay 18 gün hapis ve 35.920,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.02.2024 tarihli ve 2024/279 Esas, 2024/157 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi Mahkeme kararının gerekçesinin matbu olduğuna, 12.01.2022 tarihli olayda adli arama kararı alınmadan ele geçirilen delillerin yasak delil kapsamında olup kullanılamayacağına, tutanak mümzilerinin beyanları ile tutanak içeriklerinin çeliştiğine, sanık hakkında istihbari bilgi olmadığına, 04.01.2022 tarihli olayda tanıkların söylediği para miktarı ile sanıktan ele geçen miktarın birbiriyle uyuşmadığına, parmak izi olmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1)Sanık hakkında 04.01.2022 tarihli eylem nedeniyle adli kontrol kararı verildikten sonra sanığın ayrı bir suç işleme kararının icrası kapsamında 12.01.2022 tarihinde ayrı bir suç işlediği, eylemler arasında fiili ve hukuki kesinti oluştuğundan sanık hakkında iki ayrı suçtan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2)Asıl ve birleşen dava dosyaları kapsamına göre, Birleşen davadaki suç tarihi olan 04.01.2022 tarihinde, kolluk güçlerinin rutin devriyesi sırasında haklarında daha önce uyuşturucu kullanma suçundan işlem yapıldığı için bilinen kullanıcı tanıklar ... . ile ... . nın yanyana görülmesi üzerine takibe alındıkları, kullanıcı ... . nun ayrılarak sanıkla cami önünde buluştuğu, tarafların bir binanın arka bahçesine doğru yürüdükleri, daha sonra kullanıcı ... . nun sanıktan ayrıldığı, kolluk güçleri tarafından durdurulan kullanıcı ... . isimli kişiden rızaen daralı ağırlığı 7,70 gram olan eroin maddesi ele geçirildiği, şahsın uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını söyleyerek sanığı teşhis ettiği, sanığın ikameti civarında bekleyen kolluk ekibinin sanık ile kullanıcı tanık ... . yi takibe aldıkları, tarafların cami tuvaletine girdikleri, kısa bir süre sonra çıktıkları, kolluğu farkeden sanığın kaçmaya başladığı, kullanıcı tanık ... . nin yakalandığı ve üzerinden rızaen ele geçirilen daralı ağırlığı 17,95 gram eroin maddesini sanıktan aldığını söyleyerek sanığı teşhis ettiği, kovalama sonunda yakalanan sanıktan da rızaen daralı ağırlığı 7,54 gram olan eroin maddesi ele geçirildiği, usulüne uygun alınan karar uyarınca sanığın evinde yapılan aramada suç unsuru bulunmadığı, sanık hakkında bu eylemden dolayı 05.01.2022 tarihinde adli kontrol kararı verildiği, Birleşen davadaki suç tarihi olan 12.01.2022 tarihinde ise, mahalle bekçilerinin önleme arama kararı uyarınca yaptıkları rutin devriye sırasında sanık ile S.İ. isimli kişinin tedirgin hareketleri ve sanığın montuna birşey gizlemeye çalıştığının farkedilmesi üzerine GBT kontrolü yapılmak istendiği sırada sanığın yere siyah renkli çorap atarak kaçmaya çalıştığı ancak yakalandığı, rızaen bakıldığında çorabın içinde 2 pakette daralı ağırlığı 1.000 gram olan eroin maddesi görüldüğü, bunun haricinde sanığın rızaen teslim ettiği karton bardakta da 3 pakette toplam daralı ağırlığı 42 gram olan eroin maddesi ele geçirildiği, sanığın zikredilen şekilde atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Asıl ve birleşen davada bulunan kolluk tutanakları, arama kararı ve tutanağı, 16.05.20 22... .02.2022 tarihli kriminal raporlar, kullanıcı tanıkların ifadeleri ve teşhis tutanakları, tutanak mümzilerinin ifadeleri, 16.07.2023 tarihli bilirkişi raporu, bulunan uyuşturucu maddenin ele geçirilme şekli ve türüne göre miktarının fazla olması ile sanık savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un ''cezanın belirlenmesi'' başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen ''cezada orantılılık ilkesi'' nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 14.02.2024 tarihli ve 2024/279 Esas, 2024/157 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin eleştiri ile ilgili karşı oy nedeni ile oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir. 04.01.2022 tarihli eylemde sanık ...'un alıcı şahıslar ... ile ...'a para karşılığı uyuşturucu madde satmak suretiyle, evinde bulunan uyuşturucu madde ticaret yapmak amacıyla evinde bulundurmak suretiyle, 8 gün geçtikten sonra da 12.01.2022 tarihinde üzerinde ve yere attığı çorap içerisinde ele geçirilen uyuşturucu maddeyi ticaretini yapmak amacı ile bulundurmak suretiyle yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda aradan geçen kısa zaman aralığı ve ele geçen maddelerin niteliğinin aynı olması hususları birlikte dikkate alındığında sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı, yakalama, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerin sanığın kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanığın 05.01.2022 tarihinde adli kontrol kararı ile serbest bırakılmasından sonra da ikinci eyleminin gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 43 üncü maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı Yargıtay'ın yerleşik kararlarınında bu yönde olduğu ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 20.11.2025