Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/18000 E. , 2025/6141 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3099 E., 2024/149 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/18000 E. , 2025/6141 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3099 E., 2024/149 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2023 tarihli ve 2023/402 Esas, 2023/425 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 02.02.2024 tarihli ve 2023/3099 Esas, 2024/149 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi; 30.04.2022 tarihli olayda sanığın üzerinden suç unsuru ele geçirilmediğine, bu olayda kullanıcı ...'un alınan beyanında uyuşturucuyu sanıktan almadığını beyan ettiğine ve ...'un mahkemece dinlenmediğine, diğer iki olayda ise ele geçen maddelerin kullanma amacıyla alındığına ve kullanma sınırlarında olduğuna, 2 ve 3. olaylarda tutanak mümzilerinin dinlenmesi gerektiğine, hükmün gerekçesiz olduğuna ve atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın 30.04.2022 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ...'a uyuşturucu sattığı, 21.08.2022 ve 17.09.2022 tarihli olaylarda ise ele geçirilen uyuşturucuları atılı suç kapsamında bulundurduğu iddialarına ilişkin olarak; Sanığın 30.04.2022 ve 21.08.2022 tarihli eylemlerinden sonra yakalanıp sorgusu yapılarak adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığı, dolayısıyla fiili ve hukuki kesinti gerçekleştikten sonra yeni bir suç işleme kararının icrası kapsamında 17.09.2022 tarihli eylemi gerçekleştirmiş olması karşısında; sanık hakkında iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve eksik inceleme bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın 30.04.2022 tarihli olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ... ile aralarındaki alışverişin fiziki takip tutanağı uyarınca görülmesi ve mahkemece tanık sıfatıyla dinlenen tutanak mümziilerinin tutanak içeriğini doğrulamaları; 21.08.2022 tarihli olayda, saat 23.00 sıralarında yakalanan sanığın motoruna parça alabilmek amacıyla sanayiye gittiği yönündeki suçtan kurtulmaya yönelilk savunması ile ele geçen madde miktarı ve 7 paket halinde satışa hazır şekilde suça konu uyuşturucuların ele geçirilmesi ve 17.09.2022 tarihli olayda ise sanık ve temyiz dışı ...'ın 15 paket satışa hazır kokain ile birlikte yakalanmaları birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu zincirleme şekilde işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 02.02.2024 tarihli ve 2023/3099 Esas, 2024/149 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen konu dışında hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2025 tarihinde karar verildi
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanığın 30.04.2022'de bir kullanıcıya satış yaptığı, 21.08.2022 ve 17.09.2022 tarihlerinde ise satışa hazır paketler halinde uyuşturucu bulundurduğu üç ayrı olay yargılanmıştır. İstanbul ağır ceza mahkemesi zincirleme suçtan mahkum etmiş, istinaf düzeltilerek esastan reddetmiştir.
Hukuki İlke: Fail her eylemden sonra yakalanıp sorgulanarak serbest bırakılmışsa, fiili ve hukuki kesinti gerçekleştikten sonra işlenen yeni eylem ayrı suç oluşturur ve iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulmalıdır; ancak aleyhe temyiz yoksa bu husus bozma nedeni yapılmaz.
Uygulama Sonucu: Onama; fiziki takip tutanağı, satışa hazır paket sayısı ve tanık beyanlarıyla eylemler sabit görülmüş, ayrı hüküm kurulmaması gereği yalnız eleştiriyle geçilerek zincirleme mahkumiyet onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Ara yakalama ve serbest bırakma ile 'hukuki kesinti' oluşması, tek zincirleme yerine ayrı suçlar doğurur; bu ayrım aleyhe temyiz yoksa sanık lehine kalsa da, aleyhe temyiz halinde ceza artışına yol açabileceğinden savunmada dikkatle değerlendirilmelidir.