Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/18861 E. , 2025/9023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/480 E., 2024/225 K. SUÇLAR : 2313 sayılı Kanun'a aykırılık, uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçun
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/18861 E. , 2025/9023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/480 E., 2024/225 K. SUÇLAR : 2313 sayılı Kanun'a aykırılık, uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Kadirli Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.01.2024 tarihli ve 2023/223 Esas, 2024/4 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 43/1, 52, 53, 54, 58... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan sanık hakkında 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunu’nun (2313 sayılı Kanun) 23/5-1 maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 52, 53, 54, 58... . maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 12.02.2024 tarihli ve 2024/480 Esas, 2024/225 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemleri Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlemediğine, kullanmak için bulundurduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 2313 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında sanığın temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2. Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede; “Dava dosyası kapsamına göre; sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin kolluk güçlerince edinilen istihbari bilgiler doğrultusunda, sanığın kendi kullanımında bulunan telefon hattı hakkında Sulh Ceza Hâkimliğince verilen iletişimin tespiti kararına istinaden telefon dinlemesi yapılmıştır. 17.08.2023 tarihinde gerçekleştirilen fiziki takip sonucunda, sanık ile kullanıcı tanıklar ... ve ... arasında uyuşturucu madde ticaretinin gerçekleştiği tespit edilmiş; kullanıcı tanıkların yakalanması üzerine, sanıktan satın aldıklarını beyan ettikleri uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. 24.08.2023 tarihinde yapılan fiziki takipte ise sanık ile kullanıcı tanık ...’in yakalandıkları, yakalama işlemi sırasında hem sanıktan hem de kullanıcı tanıktan uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği belirlenmiştir. Bu suretle sanığın zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda: Sanığın uyuşturucu madde sattığı yönünde bilgiye ulaşıldığı; usulüne uygun olarak verilen iletişimin tespiti kararına istinaden yapılan telefon dinlemeleri sonucunda, sanığın suç tarihlerinde kullanıcı tanıklarla buluştuğu ve aralarında uyuşturucu madde alışverişi yapıldığına dair değerlendirmelere ulaşıldığı, kullanıcı tanıkların yakalanması ve üzerlerinde uyuşturucu madde ele geçirilmesi hususları dikkate alındığında, ele geçirilen uyuşturucu maddenin niteliği ile tanıkların sanığı teşhis etmeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönündeki kabulün isabetli olduğu anlaşılmaktadır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği değerlendirildiğinde; suçun sübut bulduğuna dair İlk Derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiş olup; sanığın, uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltilmesi gereken hususlar dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 1. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” ihtarı yerine, “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin, ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince infaz edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının Türk Ceza Kanunu'nun 52/4. maddesi gereğince hapse çevrilebileceğinin sanığa ihtarına (ihtarat yapıldı)” ibaresinin yazılmasının, 2. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 108/3. maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci kez mükerrir olan sanığın "5275 sayılı Kanun'un 108/3. Maddesine göre bu suçtan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" ilişkin ibarenin yazılması hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR 1. 2313 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, 2. Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 12.02.2024 tarihli ve 2024/480 Esas, 2024/225 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümde yer alan "Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan ihtara rağmen ödenmeyen adli para cezasının 5237 sayılı 52/4 maddesi ile 5275 sayılı Yasanın 106/3 maddesi uyarınca adli para cezasına esas olan hapis cezasına çevrileceğinin ve çevrilen hapis cezasının infazının da bu madde hükümlerine göre yapılacağının ihtarına, (İhtar edildi)" ibaresinin çıkarılması ve yerine; "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresinin eklenmesi, 2. Hüküm fıkrasının tekerrür ile ilgili kısmından "5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi gereği sanığın koşullu salıverilmesine yer olmadığına" ibaresinin çıkartılması, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanığın tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesinin uyarınca Kadirli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.