Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/19590 E. , 2024/7851 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/115 E., 2024/361 K. SUÇ : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz ed
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/19590 E. , 2024/7851 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/115 E., 2024/361 K. SUÇ : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, iftira suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2.İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3.İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 08.03.2021 tarihli ve 2020/6582 Esas, 2021/3547 Karar sayılı ilamı ile "Gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında suç adının “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” yerine “iftira” olarak yazılması" ve "Sanığın isnadı nedeniyle müşteki hakkında herhangi bir koruma tedbiri uygulanmamasına karşın, sanığın cezasının TCK.nın 267/3. maddesi gereğince ½ oranında arttırılması suretiyle fazla ceza tayini" hususları hukuka aykırı bulunarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4.Yargıtay bozma kararı sonrası İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 5.İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 16.11.2022 tarihli, 2022/1954 Esas, 2022/16949 Karar sayılı ilamı ile "seri muhakeme usulü" uygulanmasının değerlendirilmesi bakımından bozulmasına karar verilmiştir. 6.Yargıtay bozma kararı sonrası, seri muhakeme usulünün uygulanması denenmiş ancak sanığın kabul etmemesi nedeniyle uygulanamamış, sonrasında İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, atılı suç bakımından dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiğine, düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan başlatılan soruşturmada, sanığın kendisini müştekinin kimlik bilgileriyle tanıtarak hakkında soruşturma yapılmasını engellemeye çalıştığı, gerçeğin adı geçen suç kapsamında İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/441 Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılamanın 19.11.2014 tarihli celsesinde o dosyanın diğer sanığı A.Y'nin beyanıyla ortaya çıktığı, bu suretle sanığın atılı başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE Sanığın üzerinde kolluk tarafından uyuşturucu madde ele geçirildiği iddiasıyla 27.05.2014 tarihinde soruşturmaya başlandığında, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılmasını engellemek için müştekinin kimlik bilgilerini aynı gün kullandığı, bu sebeple suç tarihinin 27.05.2014 olduğu, gerçeğin ortaya çıktığı tarihin ise İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/441 Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılamanın 19.11.2014 tarihli celsesi olduğu, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 27.05.2014 olarak mahallinde düzeltilmesinin mümkün olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı ve 12 yıllık olağanüstü davaı zamaşımı süresinin öngörüldüğü, gerçeğin ortaya çıktığı 19.11.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihinde kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği, ayrıca Yargıtay bozma kararı öncesinde 31.12.2015 tarihli mahkumiyet kararı ile olağan dava zamanaşımı süresi kesildikten sonra, 8 yıllık olağan dava süresi gerçekleşmeden bozma kararı sonrasında 21.12.2021 tarihinde yeniden mahkumiyet kararı verilmek suretiyle olağan dava zamanaşımı süresinin kesildiği, böylece atılı suç bakımından olağan ve olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin temyiz inceleme tarihi itibariyle gerçekleşmediği anlaşıldığından sanığın bu yöndeki temyiz itirazı yerinde görülmemiştir. 2.Müşteki hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/441 Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılamanın 19.11.2014 tarihli celsesinde o dosyanın diğer sanığı A.Y'nin beyanı, müşteki beyanları, sanığın tevilli ikrar yollu savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alındığında, suçun sübuta erdiğinin belirlendiği yargılama sürecindeki işlemlerin Yargıtay bozma ilamları doğrultusunda usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın temyiz itirazları yerinde görülmemekle kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2024 tarihli ve 2024/115 Esas, 2024/361 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde karar verildi.