Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/1980 E. , 2024/8791 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3380 E., 2022/5138 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilmek suretiyle esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verile
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/1980 E. , 2024/8791 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3380 E., 2022/5138 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilmek suretiyle esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.07.2022 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan kamu davası açılmıştır. 2. İzmir 6.Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 01.11.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 7 yıl 6 ay hapis ve 15.000 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi'nin, 30.12.2022 tarihli kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararında yer alan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanılamayacağı belirtilerek, hüküm fıkrasında buna ilişkin paragrafın çıkartılıp sonuç olarak sanığın " 5 yıl hapis-10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılması"na karar verilerek, düzeltilmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi, iletişimin tespiti ve bunun uzatılması kararlarının hukuka aykırı olduğuna, tanığın sanık sıfatıyla verdiği ifadelere değil de müdafisi olmaksızın bilgi sahibi sıfatıyla alınan ifadesine dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, yapılan fiziki takibin kesintisiz olmadığına, tanıkta ele geçen siyah poşetin sanık tarafından verildiğinin kesin olarak belirlenemediğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Dava konusu olay sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkindir. 2. Ele geçen maddelerin alınan uzmanlık raporuna göre, pregabalin etken maddesi içerdiği, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Dairesi tarafından alınan raporda ise, bu maddenin uyuşturucu madde etkisi doğuran maddelerden olduğu ve kullanımının adli olay ile tespiti halinde 5237 sayılı Kanun'u 188 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında değerlendirilmesinin uygun olacağının belirtildiği anlaşılmıştır. A. İlk Derece Mahkemesi'nin Kabulü Sanık hakkında iletişimin dinlenmesi tedbirine bağlı temin edilen telefon görüşmesi içerikleri, kolluk kuvvetleri tarafından yapılan kesintisiz fiziki takip, Adli Tıp Kurumundan alınan rapor içeriği, keşif raporu ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirilerek sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu belirtilmiş ve mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi'nin Kabulü İlk Derece Mahkemesi'nce kabul edilen olay ve olguda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanılamayacağı belirtilmek suretiyle bu hususta düzeltilme yapılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Olay tarihinden önce sanığın uyuşturucu madde ticareti yapmak amacıyla kurulan suç örgütüne üye olmak suçundan hakkında soruşturma başlandığı, sanığın kullanmış olduğu telefon numarası hakkında usulüne uygun olarak iletişimin dinlenmesi kararı alınıp, bu kararın bir ay süreyle uzatılmasına karar verildiği, sanığın kullandığı telefon numarası ile tanık U.S. arasında yapılan telefon görüşmelerinde, taraflar arasında uyuşturucu madde ticaretine ilişkin olduğu değerlendirilen konuşmaların yapıldığının belirlenmesi üzerine, sanığın işlettiği kahvehane çevresinde fiziki takibe başlandığı, tanık U.S.'nin sanığın işlettiği kahvehane önüne arabası ile gelip kahvehane içerisinde kısa bir süre sanık ile görüştükten sonra arabasına geri bindiği, kısa bir süre sonra sanığın elinde siyah bir poşet ile tanığa ait arabaya bindikten sonra, arabadan indiğinde bu poşetin elinde bulunmayıp, elinde bulunan parayı pantolonunun cep kısmına koyduğunun tespit edildiği, devam eden fiziki takipte tanık U.S.'nin arabasının şoför koltuğunun yan cep kısmında ve yan yolcu koltuğunda bulunan siyah poşet içerisinde dava konusu, uyuşturucu madde etkisine sahip olan hapların ele geçtiği olayda, sanık ile tanık arasında geçen telefon görüşmeleri, kesintisiz fiziki takip tutanağı, sanık savunması ve tüm dava dosyası kapsamından, sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğuna dair İlk Derece Mahkemesi'nin ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'u 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmayacağını kabul eden Bölge Adliye Mahkemesi'nin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmış olup, sanık müdafinin temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi'nin 2022/3380 E., 2022/5138 K. ve 30.12.2022 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.