Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/19876 E. , 2024/8193 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1518 E., 2024/47 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf ince
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/19876 E. , 2024/8193 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1518 E., 2024/47 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1-Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı 01.02.2021 tarihli iddianamesiyle sanık ..., sanık ..., sanık ... Ereli hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan Türk Ceza Kanunu'nun 188/3, 188/4-a, 188/5, 37/1, 53, 54, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Mahkememize kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 07.09.2020 tarihli iddianamesi ile sanıklar ... ve ... hakkında uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan Türk Ceza Kanunu'nun 188/3, 188/4.a, 188/5, 53/1-2, 54/1-4, 55, 58 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı ve İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/35 Esas sırasına kaydedildiği, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2021 tarih ve 2020/35 Esas ve 2021/399 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin 2021/190 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. 3-Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesinin 10.02.2023 tarihli kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 192 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 2 ay 7 gün hapis ve 112.500 TL adli para cezası ve 13 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 150.000 TL adli para cezası cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında beraatine karar verilmiştir. 4-Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 01.02.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık ...'in beyanı ve diğer sanıkların ifadeleri, dosyadaki diğer delillerle birlikte sanık ...'un cezalandırılması ve tüm sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 188/5. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ... hakkında yapılan değerlendirmede; Sanık ... aşamalarda alınan savunmasında özetle kendisinin Yiğit Matbaa ile alakasının olmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamın bir bütün olarak değerlendirildiğinde her ne kadar sanık ... hakkında uyuşturucu uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmış ise de yapılan yargılama neticesinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut delile dosya kapsamında rastlanılmadığı, sanık hakkında diğer sanıkların beyanı ve HTS kayıtlarından başka delile rastlanılmadığı, yerleşik içtihatlar ve mahkememiz kabulünce HTS kayıtlarının tek başına suçun sübutuna erdiğini ispatlamadığı, diğer sanıkların valizin Abdulkahar tarafından ...'e verildiğine yönelik beyanlarının ise duyuma dayalı soyut nitelikte olduğu anlaşılmakla, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Sanık ... hakkında yapılan değerlendirmede; Sanık ...'un soruşturma aşamasında kollukta alınan 08.07.2020 tarihli savunmasında özetle; Adana'ya daha önce uyuşturucu taşıdığını bildiği suça sürüklenen çocuk ... tarafından kendisine para karşılığı uyuşturucu taşıma teklifinde bulunulduğu, paraya ihtiyacı olması sebebiyle teklifi kabul ettiği, olay günü suça sürüklenen çocuk ... ile buluştuklarını, ...'in aracın bagajındaki valizi kendisine teslim ettiğini, uçak biletlerinin öncesinden alındığını, İstanbul aktarmalı olarak Adana'ya varmak üzere uçağa bindiğini, İstanbul'da adının anons edilmesi üzere polisler tarafından yakalandığını, polisler valizi açmadan önce içinde uyuşturucu madde olduğunu söylediğini, kendisinin suçu ... ile birlikte işlediğini, pişman olduğunu beyan etmiştir. Mahkememiz huzurunda alınan savunmasında ise önceki beyanlarını tekrarlamakla birlikte ilaveten 4 Temmuz 2020 tarihinde ... ile olan iletişim kaydını, ...'in ... ile görüştüğü şeklinde izah etmiş, pişmanlığını dile getirerek tahliyesini ve beraatini talep etmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde sanığın üzerine atılı uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçu açısından suçüstü olarak yakalandığı ve kriminal raporlarca teyit edildiği üzere uyuşturucu uyarıcı maddeyi kendi valizinde taşıdığı, sanığın uyuşturucu madde taşıdığını bildiğini ikrar ettiği, kendisinin bu taşıma işlemini para karşılığında yaptığını samimi olarak ikrar ettiği anlaşılmakla üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği anlaşılmakla, eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/1. maddesi delaletiyle Türk Ceza Kanunu'nun 188/3. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı, önemi ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle sanığın 14 yıl hapis ve 8.000 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, suça konu maddenin uyuşturucu maddelerden eroin maddesi olduğu anlaşıldığından sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/4-a maddesi gereğince yarı oranında arttırılarak sanığın 21 yıl hapis ve 12.000 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın etkin pişmanlık kapsamında suça sürüklenen çocuk ...'in suçun açığa çıkarmaya yönelik beyanlarda bulunduğu anlaşılmakla, vermiş olduğu bilgilerin katkısı da dikkate alınarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 192/3 maddesi gereğince cezasından takdiren 1/4 oranında indirim yapılarak 15 yıl 9 ay hapis ve 9.000 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki olumlu davranışları mahkememizce lehine takdiri hafifletici neden kabul edilerek cezasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın neticeten 13 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 7.500 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığa verilen 7.500 gün karşılığı adli para cezası suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın ekonomik ve sosyal durumu göz önüne alınarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2. maddesi gereğince günlüğü takdiren 20,00 TL’den paraya çevrilerek sanığın neticeten 13 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 150.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Sanık ... hakkında yapılan değerlendirmede; Sanık ... soruşturma aşamasında alınan savunmasında; olay tarihinden iki gün önce suça sürüklenen çocuk ...'nin kendisine Antalya'ya aktarmalı olarak uçuş bileti aldığını, Antalya'da teslim etmesi için bavul verdiğini, kendisinin içinde uyuşturucu olduğunu bilmediğini, olay günü hava alanına gitmeden önce ...'nin ağabeyinin kendisine bavulu teslim ettiğini, kendisinin ... ile 09.08.2020 tarihinde Aytemiz isimli işletmenin karşısındaki mezarlıkta 21.00 - 21.30 sularında görüştüğünü ve ...'in kendisine ''hiçbir tehlikesi yok, Antalya Konya altı Gündüz otelinde senden bavulu alacaklar'' dediğini, bavulu Antalya'ya götürüp teslim etmem karşılığında 10.000 TL para vereceğini de söylediğini, bavulu taşımak istemediğine ilişkin fikir değişikliğinde ise ...'in '' Ailene zarar gelir, ilk başta kabul etmiştin, bizim arkamız sağlam, yakalanma riski yok ama olurda yakalanırsan bizim ismimizi verirsen ailene zarar veririz '' dediğini belirtmiştir. Sanık mahkeme huzurunda alınan savunmasında ise önceki savunmalarını doğrulayıp tekrar etmekle birlikte, taşıma işlemi için valizi teslim almış olsa da kimseden para almadığını, ... ile yazışmalardaki para isteme mevzusunun o dönem dişimden ameliyat olacak olduğum için bu kişiden borç istediğini, bu paranın valizin taşınmasına ilişkin olmadığını, aleyhe mesajlaşmaları kabul etmediğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, beraatini talep etmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde sanığın üzerine atılı uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçu açısından suçüstü olarak yakalandığı ve kriminal raporlarca teyit edildiği üzere uyuşturucu uyarıcı maddeyi kendi valizinde taşıdığı, sanığın uyuşturucu madde taşıdığını bilmediğine yönelik savunmaların itibar edilmediği, tüm bu sebeplerle üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla, eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/1. maddesi delaletiyle Türk Ceza Kanunu'nun 188/3. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı, önemi ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle sanığın 13 yıl hapis ve 6.000 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, suça konu maddenin uyuşturucu maddelerden eroin maddesi olduğu anlaşıldığından sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/4-a maddesi gereğince yarı oranında arttırılarak sanığın 19 yıl 6 ay hapis ve 9.000 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunarak suça sürüklenen çocuk ...'in suçunun açığa çıkmasına sağladığı anlaşılmakla, vermiş olduğu bilgilerin katkısı da dikkate alınarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 192/3 maddesi gereğince cezasından takdiren 1/4 oranında indirim yapılarak 14 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 6.750 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki olumlu davranışları mahkememizce lehine takdiri hafifletici neden kabul edilerek cezasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın neticeten 12 yıl 2 ay 7 gün hapis ve 5.625 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığa verilen 5.625 gün karşılığı adli para cezası suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın ekonomik ve sosyal durumu göz önüne alınarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2. maddesi gereğince günlüğü takdiren 20,00 TL’den paraya çevrilerek sanığın neticeten 12 yıl 2 ay 7 gün hapis ve 112.500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A) Sanık ... yönünden Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık hakkında diğer sanıkların beyanı ve HTS kayıtlarından başka delile rastlanılmadığı, HTS kayıtlarının tek başına suçun sübutuna erdiğini ispatlamadığı, diğer sanıkların valizin Abdulkahar tarafından ...'e verildiğine yönelik beyanlarının ise duyuma dayalı soyut nitelikte olduğu anlaşılmakla, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlanna uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, dosya kapsamına uygun gerekçesine ve incelenen dava dosyası içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, Cumhuriyet savcısının sübuta ilişkin temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B) Sanıklar ... ve ... yönünden Sanıkların savunması, 09.07.2020 tarihli kimlik tespit ve fotoğraf teşhis tutanağı, 08.07.2020 tarihli olay, yakalama, Cumhuriyet savcısı ile görüşme, el koyma ve tartı tutanağı, 10.08.2020 tarihli olay, arama, savcı görüşme, el koyma ve tartı vezin tutanağı, 16.07.2020 tarihli uzmanlık raporu, HTS kayıtları,10.08.2020 tarihli tutanak,17.08.2020 tarihli görüntü izleme tutanağı, 25.09.2020 tarihli araştırma tutanağı, 21.07.2020 tarihli uzmanlık raporu, 22.09.2020 tarihli uzmanlık raporu, 09.09.2020 tarihli uzmanlık raporu, sim kart inceleme, telefon inceleme tutanağı, Whatsapp yazışmaları, 18.03.2022 tarihli bilirkişi raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İlk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunarak hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 01.02.2024 tarihli ve 2023/1518 Esas, 2024/47 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.