Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/19900 E. , 2024/7185 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/225 Esas, 2024/520 Karar SUÇLAR : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hak
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/19900 E. , 2024/7185 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/225 Esas, 2024/520 Karar SUÇLAR : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığının 16.09.2019 tarihli iddianamesiyle; sanıkların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendinde düzenlenen kasten yaralama suçundan; aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi ve dördüncü fıkrasında düzenlenen cebir yoluyla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması, haksız tahrik hükümlerinin ve hak yoksunluklarının uygulanması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2021 tarihli kararıyla; sanık ...'in kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu ve 62 nci maddeleri gereğince 5 yıl 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına; sanıklar ... ve ...'in kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 3 üncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 16 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. 3. Sanıklar müdafiilerinin kararı istinaf etmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 22.06.2022 tarihli kararıyla temyiz isteminin esastan reddine karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 22.06.2022 tarihli kararının sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine; hüküm Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 04.12.2023 tarihli ilamıyla; sanıklar hakkında orantılılık ilkesi gereğince alt sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğinden bahisle ve sanık ... hakkında katılanın olay öncesi haksız fiilinin meydana getirdiği elem ve kederin etkisinin çokluğu dikkate alınarak haksız tahrik nedenli indirimin üst sınırdan yapılması gerektiğinden bahisle sanıklar lehine hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesince Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 04.12.2023 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 11.03.2024 tarihli kararıyla; sanık ...'in kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu ve 62 nci maddeleri gereğince 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına; sanıklar ...'ın ve ...'in kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve 62 nci maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise; 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3 üncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile aynı Kanun'un 62 nci maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafinin; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, sanığın eyleminin basit yaralama kapsamında kaldığına, suçların unsurlarının oluşmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine; cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafinin; katılanın beyanlarının dikkate alınmadığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, suçların unsurlarının oluşmadığına, hatalı değerlendirme ile karar verildiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ... müdafinin; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, haksız tahrik indiriminin en üst orandan yapılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; sanık ...'in oğlu olan otizm hastası Boran Ölmez'in yaşam koçu olan katılan ...'ın, Boran Ölmez'e eziyet niteliğindeki eylemleri nedeniyle sanık ... ile iş arkadaşları olan diğer sanıklar ... ve ...'in katılanı kaçırarak yaralamak suretiyle atılı suçları işledikleri iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE Oluş, tüm dosya kapsamındaki deliller özellikle, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin bozma ilamı, sanıkların beyanları, katılanın beyanları, tanık beyanları, kamera çözüm tutanağı ile adli raporlar birlikte değerlendirilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.11.2011 tarihli ve 2011/1-123 Esas, 2011/229 Karar sayılı ilamı ile yerleşmiş içtihatlar birlikte nazara alındığında; haksız tahrik altında atılı suçları işleyen sanık ...'in suçuna iştirak eden ve haksız tahrik etkisinde olmayan sanıklar ... ve ... hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmayıp sanıklar müdafilerinin bu husustaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Sanıkların, katılanı nitelikli şekilde yaraladıktan sonra serbest bıraktıkları anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen ''mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, güvenli bir yerde serbest bırakma'' şartının gerçekleşmediği ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığından; sanık ... müdafinin bu hususa ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. Sanık ... hakkında haksız tahrik hükümleri gereğince yapılan indirim oranının Yargıtay 8. Ceza Dairesinin bozma ilamı ile 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddelerinde düzenlenen orantılılık ilkesine uygun olduğu anlaşıldığından sanık müdafinin bu husustaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Bu cihetle; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 11.03.2024 tarihli ve 2024/225 Esas, 2024/520 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul (Anadolu) 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde karar verildi.