İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/2017 Karar: 2024/5545 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/2017 K.2024/5545

8. Ceza Dairesi 2024/2017 E. , 2024/5545 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3638 E., 2022/642 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/2017 E. , 2024/5545 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3638 E., 2022/642 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/2017 E. , 2024/5545 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3638 E., 2022/642 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2021 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında uyuşturucu madde ithal etme suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. B. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 20 yıl 10 ay hapis ve 183.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin 28.12.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm eleştirilerek ve hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi, suçun unsurlarının bulunmadığına ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin yedinci fıkrasının uygulanması gerektiğine, sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığa suç işlemesi konusunda baskı yapıldığı gerekçesi ile 5237 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin haksız olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; olay tarihinde boş olarak Türkiye’ye giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahasına gelen ve sürücülüğünü sanığın yaptığı tır aracının polis pasaport giriş ve gümrük tescil işlemlerine müteakip şüphe ve risk kriterleri çerçevesinde sevk edildiği X-Ray taramasında yedek lastiğinde şüpheli yoğunluk olduğunun belirlenmesi üzerine narkotik dedektör köpeği ile yapılan aramada lastiğin açıldığı, içerisinde şeffaf poşetlere sarılı 9 paket içerisinde uyuşturucu olduğu değerlendirilen madde tespit edildiği iddiasına ilişkindir. Uzmanlık raporuna göre, ele geçen maddelerin MDMA etken maddesini içerdiğinin tespit edildiği, Uyuşturucu maddelerin sarılı olduğu materyaller üzerinde yapılan incelemede herhangi bir parmak izine rastlanmadığı, Sanığa ait telefonun incelemesine ilişkin rapora göre, cep telefonunda yer alan Whatsapp/Arama kayıtları geçmişinin silindiğinin değerlendirildiği, Sanığın savunmasında, suç konusu uyuşturucu maddeyi Bulgaristan'da ''Şükrü Öcal'' isimli şahsın Türkiye'ye götürmesi için kendisine verdiğini iddia ettiği anlaşılmıştır. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde üzerine atılı suçu inkar ettiği, yakalanmadan önce yaptığı tüm telefon görüşme kayıtlarını sildiği, uyuşturucu maddelerden haberi olmadığını söylediği ancak aşamalarda alınan savunmalarında ele geçirilen uyuşturucu maddeleri, Şükrü isimli şahıs tarafından yapılan teklifi kabul ederek yurda soktuğunu ikrar ettiği, bu şekilde sanığın, kendi sevk ve idaresindeki araç ile uyuşturucu maddeleri ülkeye sokmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği gerekçesi ile cezalandırılmasına, soruşturma işlemlerine başlandıktan ve uyuşturucu maddeyi ithal etme eylemini gerçekleştirdikten sonra inkar üzerine kurduğu savunmasından dönerek atılı suçu ikrar ettiği, aşamalarda sadece isim olarak beyan ettiği kişinin soyut bir isimden ibaret oluşu, uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerlerin tespitine yönelik ya da suç ortaklarının yakalanmasına veya uyuşturucu veya uyarıcı madde ele geçirilmesine katkı sunacak niteliği haiz bilgiler içermediği, soruşturma ve kovuşturma aşamasına katkı sunmadığı gibi beyanına ilişkin soruşturma ve kovuşturma imkanın da bulunmadığı gerekçeleri ile hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği dorse ve çekicinin kayıt malikine iadesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası olmasına rağmen tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe istinaf başvurusu olmadığından eleştiri konusu yapılıp; sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra, "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği"nin belirtilmesiyle yetinilmesi gerektiği halde 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre ihtarat yapılması hukuka aykırı bulunmakla birlikte duruşma açılmaksızın düzeltilmesi mümkün olduğundan; hüküm düzeltilerek, İlk Derece Mahkemesinin kararında eleştirilen husus dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı gerekçesi ile sanık müdafinin istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına, suçun konusunun önem ve değeri göz önünde bulundurularak ... ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasına, sanığın etkin pişmanlıktan yararlanmak amacıyla ismini verdiği Şükrü hakkındaki yargılamanın halen devam ettiği, sözü edilen kişi hakkında ilerde mahkûmiyet kararı verilmesi durumunda yeniden yargılama yoluyla etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması olanağı bulunduğu değerlendirilerek bu aşamada, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin yedinci fıkrasının, hata hükümlerinin ve aynı Kanun'un 28 inci maddesi hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve kanuna uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 28.12.2022 tarihli ve 2022/3638 Esas, 2022/642 Karar sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla