KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2024/20834 E., 2025/3465 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/1142 E., 2024/268 K.
- Suç
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
Balıkesir 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 17.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 27.09.2023 tarihli kararı ile özetle, "hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle infazı kabil bir hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak açıklanması geri bırakılan karara atıf yapılmak suretiyle hüküm kurulmasının" hukuka aykırı bulunduğu belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
Balıkesir 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 14.03.2024 tarihli ve 2023/1142 Esas, 2024/268 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-b, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafinin temyiz istemi; sanık üzerine atılı suçun zamanaşımına uğradığına, yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararının verilmesinin gerektiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinin ve lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava konusu olay; olay günü taraflar arasında alacak meselesi nedeniyle yaşanan tartışmada sanığın temyiz dışı sanık ... ile birlikte mağduru sürükleyerek arabaya bindirmeye çalıştıkları, mağdurun üzerindeki bıçağı sanığa sallamak suretiyle sanığın yaralanmasına neden olduğu, bu şekilde mağdurun sanık ve temyiz dışı sanığın elinden kurtulup kaçtığı, sanık ve temyiz dışı sanığın mağduru yakalayarak darp edikleri, bu olay nedeniyle mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı şeklinde gerçekleştiğinin iddia edildiği olaya ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği,
dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, adli muayene raporu, mağdur anlatımları, sanık savunmaları, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre, sanığın, iştirak halinde cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüste bulunduğu şeklindeki mahkeme kabulünde ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle 5237 sayılı Kanun'un 29, 50. 51. maddesinin ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulama dışı bırakılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı,
sanık hakkındaki yargılama konusu eylem için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-c maddesi gereği 15 yıllık olağan zamanaşımı ve aynı Kanun'un 67/4. uyarınca 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü ve belirtilen sürelerin dolmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/20834, K. 2025/3465, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama