İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/21383 Karar: 2024/8518 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/21383 K.2024/8518

8. Ceza Dairesi 2024/21383 E. , 2024/8518 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1210 E., 2020/32 K. SUÇLAR : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red-Onama Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 20

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/21383 E. , 2024/8518 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1210 E., 2020/32 K. SUÇLAR : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red-Onama Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 20

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/21383 E. , 2024/8518 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1210 E., 2020/32 K. SUÇLAR : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red-Onama Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık ...'un yokluğunda verilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 30.09.2020 tarihli temyiz dilekçesi sunulduğu; ancak aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulmadığı anlaşıldığından, sanık ...'ın temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2017 tarihli iddianamesi ile sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1-3e, 87/3, 96/1, 109/1-2, 125/1, 148/1 ve 149/1-a,c,h maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2018 tarihli ve 2017/330 Esas, 2018/16 Karar sayılı kararı ile sanıkların Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1 maddesi delaletiyle 109/2, 109/3-b, 29/1, 53/1-2-3(ilk cümlesi) uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1 maddesi delaletiyle 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son, 87/3, 29/1, 53/1-2-3(ilk cümlesi) uyarınca 4 yıl 7 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 13.01.2020 tarihli ve 2018/1210 Esas, 2020/32 Karar kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıkların cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109/2, 109/3-b, 53/1-2-3(ilk cümlesi) uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; kasten yaralama suçundan ise, 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 53/1-2-3 (ilk cümlesi) uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ..., süresi içinde gerekçeli temyiz dilekçesi sunmamıştır. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; atılı suçların unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, talep etmelerine rağmen tanık A.'nın dinlenmediğine, ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; hürriyeti tahdit suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın katılana yönelik yaralama eyleminin bulunmadığına, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın beraat etmesi gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay öncesinde katılan ile arasında kız meselesi nedeniyle anlaşmazlık bulunan sanık ...'in aracıyla bu konuyu konuşmak amacıyla sanık ...'la birlikte katılanın çalıştığı işyerine giderek katılanı çağırdığı, katılanın ... ile araca binmesinden sonra yolda giderken diğer sanık ...'u da alarak tenha bir yere gittikleri, bu yerde sanıkların katılanı tekme ve sopa ile darp ederek çırılçıplak soyduktan sonra olay yerinde bırakarak ayrıldıkları, katılanın kendi imkanlarıyla yoldan geçen diğer araçlardan yardım isteyerek hastaneye gittiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün 15.03.2017 tarihli raporuna göre; katılanın yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu, basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırığının kişinin yaşam fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun belirtildiği, sanıkların bu şekilde atılı suçları işlediği iddiasıyla cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda, ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak duruşmalı yapılan inceleme sonunda sanıkların cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ...'ın temyiz istemi yönünden; Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın yokluğunda verilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 30.09.2020 tarihli temyiz dilekçesi sunduğu; ancak aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmıştır. B. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istemi yönünden; Katılanın aşamalarda verdiği değişmeyen ifadeleri, sanıkların savunmaları, dosyada bulunan olay anına ilişkin görüntü kaydı, katılana ait adli muayene raporu ile dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesinin sanıkların atılı suçları işlediğine dair kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Sanık ...'ın temyiz istemi yönünden Gerekçenin (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istemleri yönünden; Gerekçenin (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 13.01.2020 tarihli ve 2018/1210 Esas, 2020/32 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla