Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/21237 E. , 2024/8755 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/2 E., 2024/283 K. SUÇLAR : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, düşme, düzeltilerek onama Sanık hakkında bozm
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/21237 E. , 2024/8755 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/2 E., 2024/283 K. SUÇLAR : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, düşme, düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bor Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2006 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır. 2. Bor Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2007 tarihli kararı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir. 3. Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 05.12.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında iddianamedeki anlatım karşısında, sanığa ek savunma hakkı tanınmak suretiyle konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmemiş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, şartları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin uygulanmaması nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Bor Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 5. Sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi üzerine yapılan yargılamada; Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında kurulan önceki hükümlerin aynen açıklanmasına ve konut dokunulmazlığının ihlali ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiğine ve zamanaşımı süresinin dolduğuna, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; sanık ...'ın olay gecesi inceleme dışı diğer sanık ...'la birlikte müştekiye ait iş yerine geceden sayılan zaman diliminde girerek içeride bulunan gelinlik ve nişan kıyafetlerini çaldıkları, yapılan ihbar üzerine sanıkların yakalandıkları, karakolda yürütülen işlemler sırasında sanık ...'ın ağabeyi Ö.'a ait kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle atılı suçları işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE A. Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hüküm yönünden 1. Sanık hakkındaki yargılama konusu ... için, 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesi yollaması ile 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı ve aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca zamanaşımı süresinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki durma süresi de belirtilen olağanüstü zamanaşımı süresine eklendikten sonra suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu gözetilerek, sanık hakkındaki davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hüküm yönünden 1. Sanık hakkındaki yargılama konusu ... için, 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası ve 119 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği 15 yıllık olağan zamanaşımı ve aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmış ve bu sürenin henüz gerçekleşmediği görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların, doğru biçimde belirlendiği, sanığın mahkumiyetine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.Ancak; a. Sanık hakkında kurulan hükümde, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 1 yıl hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç cezanın 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi, b. Sanık hakkında kurulan hükümde, takdiri indirim nedenlerinin uygulanması sırasında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası olan uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, c. Gerekçeli karar başlığında ''03.01.2006'' olan suç tarihinin ''2006'' şeklinde eksik gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR A. Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2024 tarihli ve 2024/2 Esas sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünde (B-3) bendinde açıklanan nedenlerle Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2024 tarihli ve 2024/2 Esas sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (A) bölümü dördüncü bendinde yer alan "... sanığın neticeten 1 yıl hapis cezası ile cezalanadırılmasına," ibaresi çıkartılarak yerine ''...sanığın cezasının 1 yıl hapis cezası üzerinden infazına,'' ibaresinin eklenmesi, aynı bölümün üçüncü bendinde yer alan ''...takdiri indirim nedeni sayılarak...'' ibaresinden önce gelmek üzere "...5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca...'' ibaresinin eklenmesi, gerekçeli karar başlığında ''Suç tarihi'' kısmında yer alan ''2006'' ibaresinin yerine ''03.01.2006'' yazılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.